(The Turkish Post) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi hakkında yürütülen soruşturmayla ilgili iddianamenin tamamlandığına ilişkin iddia, iktidara yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesi tarafından gündeme getirildi. Gazete, 15,5 milyon seçmenin oyuyla cumhurbaşkanı adayı gösterilen ve tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun da dosyada “bir numaralı” şüpheli olarak yer aldığını ileri sürdü.
Gazetenin aktardığı bilgilere göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 4 bin sayfadan oluşuyor. Haberde, dosya üzerinde sekiz savcının çalıştığı, süreci İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, bir başsavcı vekili ve altı soruşturma savcısının koordine ettiği iddia edildi. Son kontrollerin sürdüğü, nihai onayın ardından iddianamenin mahkemeye gönderileceği ifade edildi.
CHP’DEN İLK TEPKİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve henüz mahkemeye sunulmadan iktidara yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesine sızdırılan İBB iddianamesine CHP’den sert tepki geldi. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, soruşturmanın gizliliğine vurgu yaparak yaşananları “yargısız infaz” olarak nitelendirdi.
237 gündür beklenen ve kamuoyuna resmen açıklanmayan iddianameyle ilgili detayların hükümete yakın medya tarafından servis edilmesi muhalefet cephesinde “hukuk dışı” ve “etik dışı” olarak değerlendiriliyor.
Tanal: “Bu bir gazetecilik değil, yargısız infazdır”
Tanal, sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı açıklamada, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157. maddesini hatırlattı:
“Soruşturma evresindeki işlemler gizlidir. Bu gizlilik, suçluyu değil, adaleti korur.”
Ayrıca Anayasa’nın 38. maddesine de değinerek, masumiyet karinesinin çiğnendiğini şu sözlerle ifade etti:
“Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz. Basın özgürlüğü; kişilik haklarını, masumiyet karinesini ve adil yargılanma hakkını çiğneme özgürlüğü değildir.”
“Adalet manşetlerde değil, mahkemelerde tecelli eder”
İddianame içeriğinde Ekrem İmamoğlu’nun “1 numara” olarak yer aldığı, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alımına dair “para kuleleri” iddialarının olduğu öne sürülürken, dosyada yer alan isimlerin kamuoyuna sunulmadan medyaya yansıması “hukuki güvence ihlali” olarak değerlendirildi.
Tanal açıklamasını şu sözlerle bitirdi:
“Adalet; manşetlerde değil, mahkeme salonlarında tecelli eder! Bu tür yayınlar yalnızca etik dışı değil, aynı zamanda suçtur.”






















