(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Eğer son dakikada bir sürpriz veya beklenmedik gelişme olmazsa ‘çerçeve yasa’ bu hafta Meclis gündemine gelecek. Önce komisyonda ele alınacak, sonra Genel Kurul’da… PKK ile sınırlı olacağı kesin. KHK ve siyasi suçluları kapsamayacak. Aslında ülkenin bir KHK ve adalet sorunu da var. Birlikte ele alınabilirdi. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş yolun başında “Kimse dışarıda kalmayacak” demiş, beklenti içinde olanlara umut vermişti. Ama olmadı. İktidar kanadı sınırlı tutmakta kararlıydı.
Yasanın içeriği ne olacak? Çerçeve nasıl çizilecek? Kaç kişi yararlanacak? Hapishanelerin kapıları aralanacak mı? Yurtdışından dönüşler başlayacak mı? Yönetici kadrosu için vakit erken… Suça karışmamış örgüt mensupları evlerine dönecek mi? Muhtemel rakam nedir? PKK’nın silahları teslime veya gömmesi ne olacak? Önce bu sorun çözülecek sonra yasa çıkacaktı. PKK yanaşmadı. Eş zamanlı adım gündeme geldi. Yasa ve silah sorunu birlikte çözülecek. Bu nasıl olacak?
Kamuoyu pek fazla bilgi sahibi değil. DEM Partili Cengiz Çandar “İçeriğini biz de bilmiyoruz” dedi ve ekledi; “Sadece Erdoğan, Öcalan ve Kalın biliyor” Meclis’e sevk edilecek noktaya geldiyse kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekmez mi? Terörsüz Türkiye hedefine hangi yoldan gidilecek? Cumhurbaşkanı Erdoğan “Menzile ulaşmamız engellenemez” dedi. Bir iradenin varlığı doğru… Özellikle MHP, hem sürecin sahibi hem de itekleyen taraf. Bahçeli tüm partileri destek vermeye çağırdı.
Yasanın Öcalan’ın onayından geçtiği biliniyor. Erdoğan’da sunuldu. Kendisine bu konuda ayrıntılı brifing verildiği medyaya yansıdı. AK Parti’li Mehmet Metiner kamuoyunu heyecanlandıran mesaj paylaştı; “Türkiye’de bir şey değişecek… O bir şeyle her şey değişecek. Ve hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Az kaldı” Az kalan çerçeve yasaydı. Çözüm sürecinin en önemli merhalelerinden biriydi. Yasa ‘her şeyi değiştirir mi?‘ İçeriğini görmeden bir şey söylemek zor.
DEM heyeti hafta sonu İmralı’daydı. Öcalan’la 3 saati bulan görüşme yaptı. Öcalan’ın mesajını kamuoyunu duyurdu. İlk cümlesi “Bin kilometrelik yol bir adımla başlar” idi. O ilk adım ‘çerçeve yasa’. Öcalan çok umutlu; “En az Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız…” Gerçekten öyle mi? İktidar da böyle mi düşünüyor? Bir demokratikleşme süreci mi başlıyor? Öcalan’ı bu kadar umutlandıran nedir?
Kısmi af veya infaz düzenlemesinden PKK mensupları yararlanacak… Bu belli… Selahattin Demirtaş ne olacak? Figen Yüksekdağ’ı da unutmamak lazım. Demirtaş özgürlüğüne ilk kavuşacak isimlerden biri olacak mı? Yoksa onun dosyası farklı diye dışarıda mı tutulacak? Demirtaş’ın yararlanacağı yasal düzenlemeden başka siyasi mahpuslar da istifade edebilecek mi? Eğer Demirtaş içeride tutulmaya devam ederse bir ‘demokratikleşmeden’ söz etmek kolay olmaz.
Öcalan’ın ifadesiyle “Siyasetin çıkaracağı yasa bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Bu yalnızca Kürtlerin veya bir kesimin değil, bu topraklarda herkesin ihtiyacıdır…” Bu ‘anahtar yasa’ başka neleri açacak? Öcalan’ın beklentisi nedir? İktidar ne kadarını karşılayabilecek? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda ne denli ihtiyatlı olduğunu bilmeyen yok. Siyasi açıdan risk ve tehlike barındırdığının farkında olmaması mümkün mü? Değil elbette… Kabul etmek lazım ki toplum PKK ile yaralı… Ve o yara kabuk bağlamadı.
Yine soracağım, o anahtar Selahattin Demirtaş’ın hücresinin kapısını da açacak mı? Bu çok kritik bir soru… Kürt sokağının cevabını aradığı bir soru… Demirtaş’sız bir süreç veya barış mümkün mü? Demirtaş’ın suçu herhalde PKK mensupları kadar ağır değildir. Onun tahliyesi daha kolay… Ki hakkında AİHM’in verdiği kararlar var… Fakat iktidar direndi. AİHM kararlarının gereğini yerine getirmedi. Demirtaş’ın özgürlüğe kavuşması için çerçeve yasaya da ihtiyaç yok. Mevcut mevzuat yeterli…
Önemli bir hafta… Hem süreç hem de siyaset açısından… Çerçeve yasa beklentileri ne denli karşılayacak? Toplumun bakışı nasıl olacak? Yasa ile birlikte siyasette farklı denklemler de gündeme gelecek. AK Parti ve MHP’nin yanına DEM de eklenecek… Erdoğan aylar önce bunu açıkça ifade etmişti. İktidar bloku sayısal gücünü arttıracak. O ‘anahtar yasa’ bakalım başka hangi kapıları açacak? Yeni Anayasa buna dahil mi?
























