(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Meclis’in yazı tatili bitti. 1 Ekim’de kapılarını açtı. Sonbahar siyasette her zaman yeni bir dönemin başlangıcı olarak kabul edilir. Eğer 2027’inin sonbaharında ‘erken seçim’ yapılacaksa Meclis’in ‘son çalışma dönemi’ demektir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tekrar aday olabilmesi için ‘erken seçim’ en güçlü seçenek. Anayasa değişikliği daha zor gibi… Ama imkansız da değil. ‘Matematik sorunu’ çözülemez değil.
Yeni anayasa gündemden kalkmış değil. Gerek Erdoğan gerekse Meclis Bakanı Numan Kurtulmuş açılış konuşmalarında ‘yeni anayasa’ konusuna yer verdi. AK Parti’nin ‘ana gündemlerinden’ biri… Partide bir taslak çalışması yapıldığı da kulislere yansıdı. Erdoğan’ın danışmanı Mehmet Uçum’un ‘yeni anayasa’ vurgulu mesajlarını da unutmamak lazım. DEM’in ‘cumhur ittifakına’ eklenmesiyle birlikte ‘kritik eşiğe’ ulaşıldı.
Belli ki ‘yeni anayasa’ için bu dönem ‘son şans’ olacak. Yeni Parti’nin başını çektiği ‘muhalefetin desteği’ zor. Anayasa için ‘azami siyasi konsensusun’ aranması gerekir… Sonuçta toplumsal mutabakat söz konusu… Referandum olabilir mi? Doğrusu bu… AK Parti de seçim öncesi ‘nabız yoklamış’ olur. Rakam kritik eşiği aştığı taktirde sayı kaç olursa olsun Cumhurbaşkanı yeni anayasayı halk oyuna sunabilir.
Siyasetin ve ülkenin gündemi ise çok farklı… İki hafta önce patlayan ‘fon krizi’ herkesin dilinde… AK Parti, MHP bloku ilk kez ‘gündemi belirlemekte’ aciz kaldı. Toplumun gündemi de fon, medyanın gündemi de… Hala Fatma Betül Sayan Kaya’ya dokunulmamış olması bir ‘sıkıntı kaynağı’ olarak durmakta. Eşiyle birlikte Kaya’ya yargı ‘4 ay gibi kısa sürede milyonları nasıl milyar yaptın?’ diye sormayacak mı? ‘İmtiyazlı görüntüsünün’ iktidarı yıpratan boyutu olduğu ortada…
Fatma Betül Sayan Kaya yalnız değil başka isimler de var. Partinin kuruluşundan beri Erdoğan’ın yanında olan Hayati Yazıcı’nın oğlunun mal varlığına önce tedbir kondu, dakikalar sonra kaldırıldı. Yine partiden Ertan Aydın’ın ismi zikredilmekte… Aydın kabul etti, ifadesi alınmadı, yurtdışı yasağı kondu… Daha ötesi gelecek mi? Bu soruya hem ismi deşifre olanlar hem de henüz adı çıkmamışlar için soruyorum. Fon skandalı ne kadar derine inecek? Erdoğan’ın sözü var, ‘gittiği yere kadar…’ diye.
Erdoğan’ın üzerine gittiği doğru… Hesap sormak istediği de… Fakat sokaktaki insan yargının AK Partililerin yakasına yapışmadığını görürse bu politika pek ‘inandırıcı’ olmaz. Muhalefet sürekli bu soruyu soracak… Seçim meydanları bu soruyla inleyecek… ‘Gözünün yaşına bakmadı’ dedirtmek için toplumun somut adımları görmesi lazım. Burada ‘soğutma politikası’ işe yaramaz. Siyasi faturası ağır olur. Fatma Betül Sayan parayı iade etti mi? Daha bu belli değil. Hiçbir açıklama yapılmadı.
‘Çözüm süreci de’ siyasetin vazgeçilmez gündemi… Resepsiyonda MHP lideri Bahçeli DEM’den Pervin Buldan’a “Benden selam götürün” dedi. Çerçeve yasa çıktı. Silahların teslimi ne aşamada? Rivayetler muhtelif… Süreç bir şekilde yürüyecek. Selahattin Demirtaş ne olacak? Tahliye olacak mı? Niye bu kadar beklendi? ‘Sonbahar’ diyen medya mensupları vardı. Daha önce de çok tarih verildi. Fakat tahliye gerçekleşmedi. Neden? Bahçeli “O derin konuya girmeyeyim” dedi. Belli ki o da pes etti. Demirtaş’ın içeride tutulduğu bir sürecin sağlıklı ilerlemesi mümkün mü?
Fon skandalında ‘komplo teorilerine’ itiraz AK Parti medyasından geldi. Yeni Şafak’tan bir dönem AK Parti’de siyaset de yapan Aydın Ünal tavrını çok net koydu; “Başından sonuna kadar her şey doğal. İç ya da dış mihraklar yok. Bu bir darbe girişimi de değil. Ama bu sel durdurulmazsa, önüne set çekilmezse, bu cenaze hızla kaldırılıp gömülmezse, işte o zaman bir darbe girişimine dönüşebilir. Süreç ne kadar uzarsa yıkım o kadar artacak; cenaze ne kadar ortada kalırsa, koku artacak, etrafını da enfekte edecek. Fon krizi, önüne kattığını alıp götüren bir sel olarak, ortada yatan bir cenaze olarak, Hükümete ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik darbe tasarımına dönüşme potansiyeli taşıyor…”
Bir özeleştiri ve uyarı niteliği taşıyor Aydın Ünal’ın yazısı… Hem siyasete hem mahalleye ikaz… Tespiti doğru, yorumu isabetli… Kriz veya skandalın ‘siyasi fatura potansiyeli’ çok yüksek… Eğer doğru yönetilmez, önü alınamazsa bu selde akıntıya kapılan çok olur. Nehrin kenarı o günü bekleyenlerle dolu… Yeni dönem iktidar açısından ‘sıkıntılı’ başladı. Muhalefetin başı da operasyonlarla dertte… Futbol… Onun üzerinde de ‘kara bulutlar’ dolaşıyor. Güneşli ve güzel günler ise ileride…






















