(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Ekonominin dümenindeki Mehmet Şimşek kabinenin en tartışmalı bakanlarından… Cumhurbaşkanı Erdoğan bir umut olarak göreve getirdi. Hem içeriye hem dışarıya bir mesajdı. Reel ekonomiye dönülecekti. Faiz konusunda söz Merkez Bankası’nda olacaktı. En önemlisi de Şimşek, enflasyonu düşürecek, hayat pahalılığının önüne alacaktı. Beklentiyi karşılayabildi mi? Bu soruya olumlu cevap vermek mümkün mü? Enflasyon hedefi tutmadı. 2028 seçiminin de kilidi onun elindeydi. Tek haneli enflasyonla AK Parti sandığa gidecekti.
Rakamlar zaman zaman iyimser görünse de sokaktaki insan enflasyondaki düşünü asla bu hissetmedi. Mutfaktaki yangın dinmedi. Gıda artışının önü alınamadı. Şimşek öncesi ile sonrası arasında öyle belirgin bir fark ortaya çıkmadı. Erdoğan için hayal kırıklığı oldu mu? Bir yönüyle evet… Seçimin de kaderi onun elindeydi. Ekonomi düzelmeden, vatandaş rahatlamadan AK Parti’nin seçim kazanması kolay değildi.
Her ne kadar beklentilerin çok altında kalmış olsa da Erdoğan kabine değişikliklerinde Şimşek’e dokunmadı. Oysa ismi çok yazıldı, konuşuldu, tartışıldı. Her defasında koltuğunu korudu. Erdoğan zaman zaman desteğini ilan etmekten geri durmadı. Çünkü ekonomi çok hassas zeminde yürüyordu. Ve çok kırılgandı. Her alan işlerin daha kötüye gitmesi mümkündü. Hem seçim takvimi hem de enflasyon stratejisinin odağındaki isimdi Şimşek.
Tam bu süreçte AK Parti’ye en yakın gazetelerden Yeni Şafak’ta bir manşet; ‘Şimşek’in enflasyonla mücadele planı çöktü’. Gazete ile Şimşek’in yıldızı başından beri pek barışık değildi. Fırsat buldukça birinci sayfadan Şimşek’in politikalarını eleştirmekten geri durmadı. Albayrak ailesi sadece medyada değil iş dünyasında da varlığından söz ettirdi. Eleştirel yaklaşımın farklı boyutları olacağı düşünüldü.
Son manşet biraz farklı sanki… Erdoğan’a ‘görevden alma çağrısı’ gibi… Spottaki şu ifadeler basit bir eleştiriden öte; “Haziran 2023’te ekonomide yapılan politika değişikliğinin ardından duyurulan ‘Orta Vadeli Program’da ortaya konulan enflasyon hedefi ile gerçekleşen rakamlar arasında büyük uçurum oluştu. Şimşek 2026 enflasyonunu yüzde 8,5’a indireceği sözünü verdi. Ancak 2026 enflasyonu en iyimser tahminle yüzde 29 olarak gerçekleşecek. Yani hedef ile gerçekleşen arasında yüzde 350 sapma meydana geldi”.
Haberin ara başlıkları bile mesaj yüklü; ‘İnat edildikçe hedeften uzaklaşıldı…’ ‘Enflasyon yüzde 75’ten döndü…’ ‘Fabrikalar kapanıyor…!’ ‘Cari açık hızla artıyor…’ ‘Dolar yüzde 125 Avro yüzde 145 yükseldi…’
Tespit doğru… Kim itiraz edebilir? Mutfaktaki yangın ne söndü, ne hafifledi. Geçim vatandaşın en büyük derdi oldu. Özellikle gıda enflasyonu herkesi canında bezdirdi. Ve bütün oklar AK Parti’ye yöneldi. Düne kadar ‘Ekmek soğan yerik, Reisi yedirmeyik…’ diyenler bile isyan halinde… ‘Artık bizden oy yok’ noktasına geldi. 31 Mart seçimlerindeki hezimetin ana sebebi buydu. Demirel’in ‘Tencerenin yıkamayacağı iktidar yoktur’ sözü neredeyse yerini buldu. 2028 için de alarm zilleri çaldı.
Şimşek ekonominin dümeninde… Doğru… Ama ekonomi politikası salt onun değil ki… İşin başında Cumhurbaşkanı Erdoğan var. Erdoğan’ın onay vermediği bir politikanın hayata geçirilmesi mümkün mü? Gazetenin eleştirisi bir yönüyle aynı zamanda Erdoğan’a… Erdoğan kamuoyu önünde kendisine verilen mesajlardan pek hoşnut olmaz. ‘Şimşek’le olmuyor’ demek için illa de manşet mi yapmak lazım? Acaba Şimşek eleştirisini AK Parti’ye muhalefet olarak okumak da gerekir mi? Hayır… Grubun Erdoğan’a bir itirazları olamaz. Muhalefet ‘bakan’ düzeyinde…
AK Parti’nin kendi mahallesinden gelen muhalefet ve sert eleştiri Şimşek’in koltuğunu tehlikeye atar mı? Yani Şimşek’in suyu ısınıyor mu? İl fırsatta gidecek bakanlardan biri mi? Manşet bunun habercisi mi? Evet, gazete daha önce de Şimşek’e salvolar gönderdi. Faiz politikasını topa tuttu. Fakat bu kez biraz daha sert ve gerçekçi dil kullandı. Erdoğan ‘Şimşek’le olmuyor, seçim riske giriyor…!’ diyebilir. Yeni bir ekonomi programı için start verebilir. Ben öncekilere oranla biraz daha fazla önemsedim gazetenin haberini… Öte yandan Şimşek’in gitmesi içeride ve dışarıda ‘sarsıntı’ demektir. Bunu göze almak da kolay değil.
Bir yanda sıkıştıran seçim takvimi diğer yanda gerçekleşmeyen ve bir türlü tek haneye düşmeyen enflasyon hedefi… Ve parti içinden, mahalle medyasından Şimşek’e yönelen eleştiriler… AK Parti’nin işi zor gerçekten…! Erdoğan ekonomi politikalarında yeni sayfa açacaksa pek fazla zamanı yok. Önce Şimşek hakkında bir karar vermesi lazım… Yeni Şafak’ın haberi ‘değişim yolunda’ bir işaret fişeği mi? Bana biraz öyle göründü…





















