(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Son operasyonu üzülerek ve endişeyle izliyorum. Grup içinde öteden beri sıkıntı olduğunu bilmeyen yoktu. Kardeşlerin arası ‘limoniydi’. Siyasi duruşları farklıydı. Arif Ahmet Denizolgun RP’den Meclis’e girdi sonra merkez sağa kaydı. Milli görüş çizgisinden uzaklaştı. AK Parti’ye de uzak durdu. Yenilikçi grupla yıldızları barışmadı. Ağabeyi Mehmet Bayazıt Denizolgun ise AK Parti’nin ‘kurucu kadrosunda’ yer aldı.
Bireysel bir inisiyatif miydi yoksa aile ve grubun tercihi mi? Annesinin rızası var mıydı? Doğrusu, öğrenmek ve bilmeyi çok isterdim. Mehmet Denizolgun ilk seçimde AK Parti’den milletvekili seçildi. Yalnız değildi. Grup içinden başka isimler de AK Parti’de siyaset yaptı. O dönem Arif Ahmet Denizolgun grubun başındaydı. Kemal Kaçar’ın vefatı üzerine yerini o almıştı. Muhtemelen Annesi’nin tercihi de bu yöndeydi.
Kardeşler arasına siyaset girdi. Aile ve grup içinde büyük sıkıntı ve sorunlar başgösterdi. 2004 yılında kıymetli valideleri Süleyman Hilmi Tunahan’nın kızı Feriha Ferhan Hanım rahmetli oldu. İki kardeş birlikte annelerinin tabutuna omuz veremedi. Soğukluk mesafeyi de açmıştı. Cami önündeki hava o günün gazetelerine yansıdı. Üzülerek okumuştum.
Mehmet Denizolgun bayrağı oğlu Süleyman Fatih Denizolgun’a devretti. Aileyi Meclis’te genç bir isim temsil etti. Acaba amcası Arif Ahmet Denizolgun’la arası nasıldı? Görüşüyorlar mıydı? Milletvekili seçilmesine amcası destek verdi mi, rıza gösterdi mi? ‘Babası varken amcasının rızası aranır mı?’ diye sorulabilir. Amcası sıradan bir isim değildi ve grubun başındaydı. Bu soruların cevabını da keşke bilebilsek…
2016 yılında Arif Ahmet Denizolgun aniden hayatını kaybetti. Ölümünde soru işaretleri vardı. 36 saat sonra kendisine ulaşılabilmişti. Bu bile başlı başına aydınlatılması gereken noktaydı. Fatih Süleyman Denizolgun sık sık kamuoyunun önüne çıktı ve amcasının ölümü üzerine endişelerini dile getirdi. “Amcam suikasta kurban gitti” dedi. Ve halasının oğlu Alihan Kuriş’i suçladı. Kuriş halası Ayşe Gülderen’in oğluydu.
Ferhan Hanım’ın 3 çocuğu vardı. Biri kız ikisi erkek… Tunahan’ın nesebi Ferhan Hanım’dan yürüdü. Diğer kızı Bedia Hanım’dan çocuk olmadı. Alihan Kuriş nasıl grubun başına geçti? Kim karar verdi? Rahmeti Arif Ahmet Denizolgun’un işareti var mıydı? Bu soruların cevabı da bize meçhul… Fatih Süleyman Denizolgun aralarında sıkıntı yaşandığını ve yeğeninin yapıdan uzaklaştırıldığını dile getirdi. Sonradan nasıl döndü? Babası ve kendisi varken neden Alihan Kuriş, Arif Ahmet Denizolgun’un yerini aldı?
Karar vericiler, son sözü söyleyenler kimdi? Maalesef bilmiyoruz. Fatih Süleyman Denizolgun aile ve grup içi çekişme ve kavgayı kamuoyuna duyurmakta beis görmedi. Hatta kavgadan öte savaş hali söz konusuydu. Yargıya suç duyurusunda bile bulundu. Bugün dile gelen iddiaların çoğu onun daha önce söyledikleri… Operasyon haberleri neredeyse tüm medyada onun söyledikleriyle zenginleştirildi.
Gruba ilişkin operasyon beklentisi vardı. Alihan Kuriş’in sık sık yurtdışına gittiği söyleniyordu. Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘çekinceleri olduğu’ ileri sürülüyordu. Konu çok hassas… Çizgi kırmızı ve inceydi. Muhafazakar ve dindar çevrelerde AK Parti iktidarının varlık sebebi sorgulanabilirdi. Ve bir sabah düğmeye basıldı. Alihan Kuriş ve ekibi gözaltına alındı. Hedefte ekonomik yapı vardı.
Şirketlere operasyonla birlikte kayyım atandı. MASAK raporu operasyonun gidişatını belirliyordu. Operasyonun adı da kondu; ‘Kuriş suç örgütü…’ Başta ilgili bakanlar olmak üzere AK Parti çevreleri operasyonun söz konusu grubu değil, Kuriş liderliğindeki bir yapıyı hedeflediği ısrarla vurgulandı. Grubun başındaki isim ve grubu birbirinden ayırmak ne kadar mümkün? Kırmızı ve ince çizgi dememin nedeni bu…
Ve operasyonda ortaya çıkan para ve altın gibi mal varlıkları medyaya yansıdı. Şirketler söz konusu olduğunda ‘çelik kasa, döviz ve altınların varlığı’ suç unsuru olabilir mi? Yurtdışında örgütlenme veya mal varlığı suç olarak nitelenebilir mi? Bir çok dini ve sosyal grup yurtdışında faaliyet göstermiyor mu? Taşınmazları, mülkleri yok mu? Böylesine büyük ve köklü bir grup için 70 milyon Euro büyük rakam mı? Bu sorular insanın zihnine gelmiyor değil… Onun için operasyonu ‘kırmızı ve ince çizgi’ diye niteledim.
Alihan Kuriş’le birlikte 32 isim tutuklandı. Mini, Ankara Emniyeti’in önünde toplanan kalabalığa yüzündeki tebessümle el sallayan görüntüsü grup içinde dolaşıma girdi. Kuriş hakkındaki tüm iddiaları yalanladı. İfadesinde “Ben…” dedi ve ekledi; “Dedem Süleyman Hilmi Tunahan’ın varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim…”






















