Pazartesi, Ağustos 17, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I Kedi yavrusunu yerken fareye benzetir

Kişi önce davranışını savunmak için bir hikâye kurar. Sonra o hikâyeyi tekrar eder. Bir süre sonra artık bahane ürettiğini hatırlamaz. Kendi anlattığına gerçekten inanır.

17/08/2026 11:08
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Bünyamin Ünal yazdı I Kedi yavrusunu yerken fareye benzetir
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Bünyamin Ünal

Bünyamin Ünal

49 köşe yazısı

(The Turkish Post) – BÜNYAMİN ÜNAL 

İnsan, sevdiği birine kötülük ederken kendisini kötü biri olarak görmek istemez.

Bu yüzden önce yaptığı kötülüğü değil, kötülük yaptığı insanı değiştirir.

Elbette gerçekte değil.

Kendi zihninde.

Onu küçültür.

Kusurlarını büyütür.

İyiliklerini unutur.

Niyetlerinden şüphe eder.

Sonunda karşısındaki kişi, eskiden sevdiği insan olmaktan çıkar. Bencil, nankör, güvenilmez ya da tehlikeli birine dönüşür.

Artık ona zarar vermek eskisi kadar zor değildir.

Çünkü insan, vicdanını susturacak gerekçeyi bulmuştur.

Anadolu bunu tek cümlede anlatır:

“Kedi, yavrusunu yerken fareye benzetir.”

Önce Fare mi Görür, Sonra mı Yer?

Atasözünün asıl gücü burada saklıdır.

Kedi, yavrusunu fareye benzediği için yemez. Onu yiyebilmek için fareye benzetir.

Yani gerekçe, davranışın nedeni değildir.

Davranışın önünü açan bahanedir.

İnsan ilişkilerinde de çoğu zaman aynı sıra işler.

Birini hayatımızdan çıkarmak isteriz. Önce onun çekilmez yanlarını toplamaya başlarız.

Bir çalışanın hakkını vermek istemeyiz. Birdenbire yaptığı bütün hatalar görünür olur.

Ortaklıktaki payını azaltmaya karar veririz. Sonra onun zaten yeterince emek vermediğine kendimizi inandırırız.

Eşimizi aldatırız. Ardından yıllardır bizi anlamadığını söylemeye başlarız.

Bir dostumuza sırt çeviririz. Geçmişte yaptığı küçük bir yanlışı, bütün dostluğu hükümsüz kılacak kadar büyütürüz.

Dışarıdan bakıldığında karar, gerekçenin sonucu gibi görünür.

Oysa bazen karar çoktan verilmiştir.

Gerekçe daha sonra bulunmuştur.

İnsan Kendini Kötü Biri Olarak Görebilir mi?

Çoğu insan kendisini iyi, adil ve vicdanlı biri olarak görür.

Fakat davranışlarımız her zaman bu görüntüye uymaz.

İşte o zaman zihinde rahatsız edici bir çatışma doğar:

“Ben iyi bir insanım.”

Ama aynı zamanda:

“Haksızlık yapıyorum.”

Leon Festinger bu gerilimi “bilişsel çelişki” kavramıyla açıkladı. İnsan, kendisi hakkındaki inancıyla davranışı arasındaki uyuşmazlığı uzun süre taşımakta zorlanır.

Önünde iki yol vardır.

Ya davranışını değiştirir.

Ya da davranışını haklı gösterecek yeni bir hikâye kurar.

İlk yol bedel ister.

Özür dilemeyi, vazgeçmeyi, hatayı kabul etmeyi ve gerektiğinde zararı telafi etmeyi gerektirir.

İkinci yol daha kolaydır.

“Ben ona haksızlık yapmadım.”

“O zaten bunu hak etmişti.”

Böylece davranış aynı kalır, yalnızca kurbanın zihindeki adı değişir.

Yavru, fareye dönüşür.

Vicdan Nasıl Devre Dışı Bırakılır?

Albert Bandura, insanların ahlaki ilkelerini tamamen kaybetmeden de başkalarına zarar verebildiğini gösterdi.

Çünkü insan kötülük yapmadan önce her zaman vicdansızlaşmaz.

Bazen yalnızca vicdanıyla yaptığı iş arasındaki bağlantıyı keser.

Bandura buna “ahlaki kopuş” adını verir.

Zarar vermek, “gerekeni yapmak” olur.

Dışlamak, “düzeni korumak” diye adlandırılır.

Aşağılamak, “haddini bildirmek” sayılır.

Kurbanın çektiği acı küçümsenir.

Sorumluluk başkalarına dağıtılır.

En sonunda suç, zarar verene değil zarar görene yüklenir:

“Beni buna o mecbur etti.”

Bu cümle, insanın kendi seçimini başkasının üzerine bırakmasının en kestirme yoludur.

Böylece kişi hem zarar verir hem de kendisini mağdur olarak görmeye devam eder.

Kararı Aklımız mı Verir, Arzumuz mu?

İnsan, kararlarını önce tarafsızca düşünüp sonra verdiğine inanır.

Fakat zihin her zaman bağımsız bir hâkim gibi çalışmaz.

Bazen karar çoktan verilmiştir; akıl yalnızca onun avukatlığına soyunur.

Psikolojide buna “motivasyonlu akıl yürütme” denir.

İnsan gerçeği olduğu gibi aramaz. Ulaşmak istediği sonuca götüren kanıtları seçer.

İşine gelen ayrıntıları hatırlar.

İşine gelmeyenleri unutur.

Aynı davranışı sevdiği biri yaptığında anlayışla karşılar, gözden çıkardığı biri yaptığında karakter bozukluğu sayar.

Çünkü artık amaç gerçeği görmek değildir.

Verilmiş kararı savunmaktır.

İnsan bu sırayı çoğu zaman fark etmez.

“Onu kötü gördüğüm için uzaklaştım,” der.

Belki de gerçek bunun tersidir:

“Uzaklaşmak istediğim için onu kötü görmeye başladım.”

Bir İnsan Ne Zaman “Fare”ye Dönüşür?

Bir toplum bir gruba zarar vermeye hazırlanıyorsa önce onun dilini değiştirir.

İnsanlar isimleriyle değil, yaftalarla anılmaya başlar.

Tembel.

Nankör.

Tehlikeli.

Hain.

Zararlı.

Bu kelimeler yalnızca tanımlamaz.

Mesafeyi büyütür.

Empatiyi azaltır.

Yapılacak haksızlığın vicdani maliyetini düşürür.

Aynı mekanizma ailede, iş yerinde, siyasette ve savaşta farklı büyüklüklerde karşımıza çıkar.

Önce hedef değersizleştirilir.

Sonra ona yapılanlar sıradanlaştırılır.

En sonunda zarar veren kişi, kendisini zalim değil haklı görür.

Çünkü karşısındaki artık onun zihninde bir insan, bir dost, bir eş, bir çalışan ya da bir yurttaş değildir.

“Fare”dir.

Her Gerekçe Gerçek Bir Neden Değildir

Elbette her eleştiri karalama değildir.

Her ayrılık haksızlık değildir.

Her çatışmada suçlu olan yalnızca bir taraf da değildir.

Bazen insanlar gerçekten zarar verir. Bazen uzaklaşmak, sınır koymak ve ilişkiyi bitirmek gerekir.

Mesele, karşı tarafın kusursuz olduğunu varsaymak değildir.

Asıl soru şudur:

Onun kusurlarını gerçeği anlamak için mi görüyoruz, yoksa yapmak istediğimiz şeyi haklı çıkarmak için mi büyütüyoruz?

Çünkü insanın bir başkasına yönelttiği her suçlama, karşısındaki hakkında bilgi vermeyebilir.

Bazen suçlama, onu dile getiren kişinin niyetini ele verir.

Birini neden kötü gördüğümüz kadar, onu ne zaman kötü görmeye başladığımız da önemlidir.

Çıkarımız değiştikten sonra mı?

Ona karşı sorumluluğumuz ağır gelmeye başladığında mı?

Yerine başka birini koyduğumuzda mı?

Hakkını vermemek için bir gerekçeye ihtiyaç duyduğumuzda mı?

Cevap evetse, belki de gördüğümüz şey gerçek bir fare değildir.

Vicdanımız rahat etsin diye fareye benzettiğimiz bir yavrudur.

En Tehlikeli Yalan

İnsanın başkasına söylediği yalan fark edilebilir.

Fakat kendisine söylediği yalan, zamanla gerçeğe dönüşür.

Kişi önce davranışını savunmak için bir hikâye kurar.

Sonra o hikâyeyi tekrar eder.

Bir süre sonra artık bahane ürettiğini hatırlamaz.

Kendi anlattığına gerçekten inanır.

Böylece hem zarar verir hem de kendisini suçsuz hisseder.

Atasözünün uyarısı tam da budur:

İnsan bazen kötülük yapabilmek için karşısındakini değiştirmez.

Ona bakışını değiştirir.

Bu yüzden vicdanın en önemli sorusu yalnızca “Ne yaptım?” değildir.

Bir soru daha vardır:

“Yaptığımı haklı gösterebilmek için kimi, neye benzettim?”

Kaynaklar

Festinger, L. (1957). A Theory of Cognitive Dissonance. Stanford University Press.

Bandura, A. (1999). “Moral Disengagement in the Perpetration of Inhumanities.” Personality and Social Psychology Review, 3(3), 193–209.

Kunda, Z. (1990). “The Case for Motivated Reasoning.” Psychological Bulletin, 108(3), 480–498.

Tavris, C. & Aronson, E. (2007). Mistakes Were Made (But Not by Me): Why We Justify Foolish Beliefs, Bad Decisions, and Hurtful Acts. Harcourt.

 

Etiketler: benzetirfareyekediÜst Manşetyavrusunuyerken
PaylaşTweetPaylaşGönderTara
Bünyamin Ünal

Bünyamin Ünal

Önerilen Haberler

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Kırmızı ve ince çizgi…!
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Kırmızı ve ince çizgi…!

Tuna Cevher yazdı I Türkiye fındıkta verimlilik yarışını kaybediyor
Haber Yorum

Tuna Cevher yazdı I Türkiye fındıkta verimlilik yarışını kaybediyor

Ayşem Narlı yazdı I Çevremizdeki “Narşist kişilikler” ve mücadele yolları
Köşe Yazarı

Ayşem Narlı yazdı I Çevremizdeki “Narşist kişilikler” ve mücadele yolları

Safa Kar yazdı I Fenerbahçe kötü başladı
Köşe Yazarı

Safa Kar yazdı I Fenerbahçe kötü başladı

Popüler Haberler

Erhan Çelik, ölen eşine şiddet uygulamış, 14 ay hapis cezası almıştı

Erhan Çelik, ölen eşine şiddet uygulamış, 14 ay hapis cezası almıştı

“Sıfır borçla halka arz” denilmişti: Çitlekçi Gıda’nın 1,6 milyar TL borcu olduğu iddiası

“Sıfır borçla halka arz” denilmişti: Çitlekçi Gıda’nın 1,6 milyar TL borcu olduğu iddiası

Erhan Çelik, çocuğunun annesi Özlem Gültekin’in cenazesine katılmadı

Erhan Çelik, çocuğunun annesi Özlem Gültekin’in cenazesine katılmadı

Şiddet suçlamasıyla yargılanıyordu: Erhan Çelik, Özlem Gültekin’in mirasından pay alacak mı?

Doktor Özlem Gültekin’in ölüm nedeni belli oldu

AK Parti’li eski vekil Emin Şirin: AK Parti’de aradığımı bulamadım I Aylin Üzümcü konuştu

AK Parti’li eski vekil Emin Şirin: AK Parti’de aradığımı bulamadım I Aylin Üzümcü konuştu

Spiker Erhan Çelik’in boşanma aşamasındaki eşi Özlem Gültekin hayatını kaybetti

Spiker Erhan Çelik’in boşanma aşamasındaki eşi Özlem Gültekin hayatını kaybetti

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Kırmızı ve ince çizgi…!

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Kırmızı ve ince çizgi…!

“Türkiye’yi satın alırım” demişti: Uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında gözaltına alındı

“Türkiye’yi satın alırım” demişti: Uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında gözaltına alındı

Bünyamin Ünal yazdı I Kedi yavrusunu yerken fareye benzetir

Bünyamin Ünal yazdı I Kedi yavrusunu yerken fareye benzetir

Rönesans Holding’e hızlı tren projesi için 781 milyon euroluk kredi

YHT biletlerine bir yılda ikinci zam: Ankara-İstanbul 990 TL oldu

Cübbeli Ahmet, Suriyelilerin gidişine üzülmüş: Cemaat eksilecek, Türkler camiye gelmiyor

Cübbeli: Aynı sorun İsmailağa’da da yaşanacak

Bakan Çiftçi: Operasyon Süleymancıların üst yönetimine yönelik

Bakan Çiftçi: Operasyon Süleymancıların üst yönetimine yönelik

Şiddet suçlamasıyla yargılanıyordu: Erhan Çelik, Özlem Gültekin’in mirasından pay alacak mı?

Doktor Özlem Gültekin’in ölüm nedeni belli oldu

Türk futbolunun köklü kulübü lig başlamadan küme düştü

Türk futbolunun köklü kulübü lig başlamadan küme düştü

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Spiker Erhan Çelik’in boşanma aşamasındaki eşi Özlem Gültekin hayatını kaybetti

Özlem Gültekin’in ölümü sonrası Erhan Çelik ve ailesinden açıklama

Erhan Çelik, çocuğunun annesi Özlem Gültekin’in cenazesine katılmadı

Erhan Çelik, çocuğunun annesi Özlem Gültekin’in cenazesine katılmadı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Kırmızı ve ince çizgi…!
  • “Türkiye’yi satın alırım” demişti: Uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında gözaltına alındı
  • Bünyamin Ünal yazdı I Kedi yavrusunu yerken fareye benzetir
  • YHT biletlerine bir yılda ikinci zam: Ankara-İstanbul 990 TL oldu

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.