Cumartesi, Ekim 10, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I Kedi yavrusunu yerken fareye benzetir

Kişi önce davranışını savunmak için bir hikâye kurar. Sonra o hikâyeyi tekrar eder. Bir süre sonra artık bahane ürettiğini hatırlamaz. Kendi anlattığına gerçekten inanır.

17/08/2026 11:08
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Bünyamin Ünal yazdı I Kedi yavrusunu yerken fareye benzetir
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Bünyamin Ünal

Bünyamin Ünal

70 köşe yazısı

(The Turkish Post) – BÜNYAMİN ÜNAL 

İnsan, sevdiği birine kötülük ederken kendisini kötü biri olarak görmek istemez.

Bu yüzden önce yaptığı kötülüğü değil, kötülük yaptığı insanı değiştirir.

Elbette gerçekte değil.

Kendi zihninde.

Onu küçültür.

Kusurlarını büyütür.

İyiliklerini unutur.

Niyetlerinden şüphe eder.

Sonunda karşısındaki kişi, eskiden sevdiği insan olmaktan çıkar. Bencil, nankör, güvenilmez ya da tehlikeli birine dönüşür.

Artık ona zarar vermek eskisi kadar zor değildir.

Çünkü insan, vicdanını susturacak gerekçeyi bulmuştur.

Anadolu bunu tek cümlede anlatır:

“Kedi, yavrusunu yerken fareye benzetir.”

Önce Fare mi Görür, Sonra mı Yer?

Atasözünün asıl gücü burada saklıdır.

Kedi, yavrusunu fareye benzediği için yemez. Onu yiyebilmek için fareye benzetir.

Yani gerekçe, davranışın nedeni değildir.

Davranışın önünü açan bahanedir.

İnsan ilişkilerinde de çoğu zaman aynı sıra işler.

Birini hayatımızdan çıkarmak isteriz. Önce onun çekilmez yanlarını toplamaya başlarız.

Bir çalışanın hakkını vermek istemeyiz. Birdenbire yaptığı bütün hatalar görünür olur.

Ortaklıktaki payını azaltmaya karar veririz. Sonra onun zaten yeterince emek vermediğine kendimizi inandırırız.

Eşimizi aldatırız. Ardından yıllardır bizi anlamadığını söylemeye başlarız.

Bir dostumuza sırt çeviririz. Geçmişte yaptığı küçük bir yanlışı, bütün dostluğu hükümsüz kılacak kadar büyütürüz.

Dışarıdan bakıldığında karar, gerekçenin sonucu gibi görünür.

Oysa bazen karar çoktan verilmiştir.

Gerekçe daha sonra bulunmuştur.

İnsan Kendini Kötü Biri Olarak Görebilir mi?

Çoğu insan kendisini iyi, adil ve vicdanlı biri olarak görür.

Fakat davranışlarımız her zaman bu görüntüye uymaz.

İşte o zaman zihinde rahatsız edici bir çatışma doğar:

“Ben iyi bir insanım.”

Ama aynı zamanda:

“Haksızlık yapıyorum.”

Leon Festinger bu gerilimi “bilişsel çelişki” kavramıyla açıkladı. İnsan, kendisi hakkındaki inancıyla davranışı arasındaki uyuşmazlığı uzun süre taşımakta zorlanır.

Önünde iki yol vardır.

Ya davranışını değiştirir.

Ya da davranışını haklı gösterecek yeni bir hikâye kurar.

İlk yol bedel ister.

Özür dilemeyi, vazgeçmeyi, hatayı kabul etmeyi ve gerektiğinde zararı telafi etmeyi gerektirir.

İkinci yol daha kolaydır.

“Ben ona haksızlık yapmadım.”

“O zaten bunu hak etmişti.”

Böylece davranış aynı kalır, yalnızca kurbanın zihindeki adı değişir.

Yavru, fareye dönüşür.

Vicdan Nasıl Devre Dışı Bırakılır?

Albert Bandura, insanların ahlaki ilkelerini tamamen kaybetmeden de başkalarına zarar verebildiğini gösterdi.

Çünkü insan kötülük yapmadan önce her zaman vicdansızlaşmaz.

Bazen yalnızca vicdanıyla yaptığı iş arasındaki bağlantıyı keser.

Bandura buna “ahlaki kopuş” adını verir.

Zarar vermek, “gerekeni yapmak” olur.

Dışlamak, “düzeni korumak” diye adlandırılır.

Aşağılamak, “haddini bildirmek” sayılır.

Kurbanın çektiği acı küçümsenir.

Sorumluluk başkalarına dağıtılır.

En sonunda suç, zarar verene değil zarar görene yüklenir:

“Beni buna o mecbur etti.”

Bu cümle, insanın kendi seçimini başkasının üzerine bırakmasının en kestirme yoludur.

Böylece kişi hem zarar verir hem de kendisini mağdur olarak görmeye devam eder.

Kararı Aklımız mı Verir, Arzumuz mu?

İnsan, kararlarını önce tarafsızca düşünüp sonra verdiğine inanır.

Fakat zihin her zaman bağımsız bir hâkim gibi çalışmaz.

Bazen karar çoktan verilmiştir; akıl yalnızca onun avukatlığına soyunur.

Psikolojide buna “motivasyonlu akıl yürütme” denir.

İnsan gerçeği olduğu gibi aramaz. Ulaşmak istediği sonuca götüren kanıtları seçer.

İşine gelen ayrıntıları hatırlar.

İşine gelmeyenleri unutur.

Aynı davranışı sevdiği biri yaptığında anlayışla karşılar, gözden çıkardığı biri yaptığında karakter bozukluğu sayar.

Çünkü artık amaç gerçeği görmek değildir.

Verilmiş kararı savunmaktır.

İnsan bu sırayı çoğu zaman fark etmez.

“Onu kötü gördüğüm için uzaklaştım,” der.

Belki de gerçek bunun tersidir:

“Uzaklaşmak istediğim için onu kötü görmeye başladım.”

Bir İnsan Ne Zaman “Fare”ye Dönüşür?

Bir toplum bir gruba zarar vermeye hazırlanıyorsa önce onun dilini değiştirir.

İnsanlar isimleriyle değil, yaftalarla anılmaya başlar.

Tembel.

Nankör.

Tehlikeli.

Hain.

Zararlı.

Bu kelimeler yalnızca tanımlamaz.

Mesafeyi büyütür.

Empatiyi azaltır.

Yapılacak haksızlığın vicdani maliyetini düşürür.

Aynı mekanizma ailede, iş yerinde, siyasette ve savaşta farklı büyüklüklerde karşımıza çıkar.

Önce hedef değersizleştirilir.

Sonra ona yapılanlar sıradanlaştırılır.

En sonunda zarar veren kişi, kendisini zalim değil haklı görür.

Çünkü karşısındaki artık onun zihninde bir insan, bir dost, bir eş, bir çalışan ya da bir yurttaş değildir.

“Fare”dir.

Her Gerekçe Gerçek Bir Neden Değildir

Elbette her eleştiri karalama değildir.

Her ayrılık haksızlık değildir.

Her çatışmada suçlu olan yalnızca bir taraf da değildir.

Bazen insanlar gerçekten zarar verir. Bazen uzaklaşmak, sınır koymak ve ilişkiyi bitirmek gerekir.

Mesele, karşı tarafın kusursuz olduğunu varsaymak değildir.

Asıl soru şudur:

Onun kusurlarını gerçeği anlamak için mi görüyoruz, yoksa yapmak istediğimiz şeyi haklı çıkarmak için mi büyütüyoruz?

Çünkü insanın bir başkasına yönelttiği her suçlama, karşısındaki hakkında bilgi vermeyebilir.

Bazen suçlama, onu dile getiren kişinin niyetini ele verir.

Birini neden kötü gördüğümüz kadar, onu ne zaman kötü görmeye başladığımız da önemlidir.

Çıkarımız değiştikten sonra mı?

Ona karşı sorumluluğumuz ağır gelmeye başladığında mı?

Yerine başka birini koyduğumuzda mı?

Hakkını vermemek için bir gerekçeye ihtiyaç duyduğumuzda mı?

Cevap evetse, belki de gördüğümüz şey gerçek bir fare değildir.

Vicdanımız rahat etsin diye fareye benzettiğimiz bir yavrudur.

En Tehlikeli Yalan

İnsanın başkasına söylediği yalan fark edilebilir.

Fakat kendisine söylediği yalan, zamanla gerçeğe dönüşür.

Kişi önce davranışını savunmak için bir hikâye kurar.

Sonra o hikâyeyi tekrar eder.

Bir süre sonra artık bahane ürettiğini hatırlamaz.

Kendi anlattığına gerçekten inanır.

Böylece hem zarar verir hem de kendisini suçsuz hisseder.

Atasözünün uyarısı tam da budur:

İnsan bazen kötülük yapabilmek için karşısındakini değiştirmez.

Ona bakışını değiştirir.

Bu yüzden vicdanın en önemli sorusu yalnızca “Ne yaptım?” değildir.

Bir soru daha vardır:

“Yaptığımı haklı gösterebilmek için kimi, neye benzettim?”

Kaynaklar

Festinger, L. (1957). A Theory of Cognitive Dissonance. Stanford University Press.

Bandura, A. (1999). “Moral Disengagement in the Perpetration of Inhumanities.” Personality and Social Psychology Review, 3(3), 193–209.

Kunda, Z. (1990). “The Case for Motivated Reasoning.” Psychological Bulletin, 108(3), 480–498.

Tavris, C. & Aronson, E. (2007). Mistakes Were Made (But Not by Me): Why We Justify Foolish Beliefs, Bad Decisions, and Hurtful Acts. Harcourt.

 

Etiketler: benzetirfareyekediÜst Manşetyavrusunuyerken
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
Bünyamin Ünal

Bünyamin Ünal

Önerilen Haberler

Bünyamin Ünal yazdı I Kendi kötülüğümüzü neden unuturuz?
Son Haberler

Bünyamin Ünal yazdı I Kendi kötülüğümüzü neden unuturuz?

H. Agah Kalender yazdı I ‘Sakıncalı Çökelek’in evlat acısı
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I ‘Sakıncalı Çökelek’in evlat acısı

Ayşem Narlı yazdı I Bir çocuk sevgiyi kitaplardan değil, ebeveynin bakışlarından öğrenir
Köşe Yazarı

Ayşem Narlı yazdı I Bir çocuk sevgiyi kitaplardan değil, ebeveynin bakışlarından öğrenir

Fon vurgununda ‘Denizbank’ iddiası: Genel Müdür Yardımcısı da çarkın içinde
Köşe Yazarı

Aslı Güney yazdı I Seçil Erzan ve “yargının elit seçiciliği” üzerinden ünlü sporcular

Popüler Haberler

‘Yolyemezler’ suç örgütüne operasyon: 38 gözaltı

Kahvaltılık çalarken yakalanan 49 yaşındaki baba kelepçeyle gözaltına alındı

“Oğlumu istiyorum, suçunu söyleyin ya da özgürlüğünü verin”

“Oğlumu istiyorum, suçunu söyleyin ya da özgürlüğünü verin”

Uçakta sigara cezası: 245 kişi THY uçuşlarından men edildi

THY çalışanlarının maaşı yüzde 20’ye kadar düşürülecek 

Pursaklar’da polisi şehit eden saldırganın suç kaydı kabarık çıktı

Pursaklar’da polisi şehit eden saldırganın suç kaydı kabarık çıktı

Fenerbahçe hazırlık maçında Turan Tovuz’u 2-0 mağlup etti

Fenerbahçe hazırlık maçında Turan Tovuz’u 2-0 mağlup etti

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı silahla intihar etti

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı silahla intihar etti

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Bünyamin Ünal yazdı I Kendi kötülüğümüzü neden unuturuz?

Bünyamin Ünal yazdı I Kendi kötülüğümüzü neden unuturuz?

TFF kararı: Fenerbahçe, Beşiktaş ve Başakşehir’in ilk hafta maçları ertelendi

Kamil Aslan yazdı I Türk futbolunda güven krizi ve yeşil sahalarda kara bulutlar

Trabzonspor, deplasmanda Samsunspor’u 3-0 yendi

Trabzonspor, deplasmanda Samsunspor’u 3-0 yendi

Amed liderliği son dakikada kaybetti

Amed liderliği son dakikada kaybetti

45 milyonluk düğünün ardından şok gelişme! “Vanlı Kara Haydar” gözaltına alındı

Vanlı Kara Haydar soruşturmasında ele geçen para 2,5 milyar liraya dayandı

Reza Zarrab’ın yeni eşi de fon vurguncusu iddiası

Reza Zarrab’ın yeni eşi de fon vurguncusu iddiası

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Güllü’nün ölümünde kızının parmağı mı var?

Güllü’nün ölümünde karar: Kızı Tuğyan Ülkem Gülter’e ağırlaştırılmış müebbet verildi

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Reza Zarrab’ın yeni eşi de fon vurguncusu iddiası

Reza Zarrab’ın yeni eşi de fon vurguncusu iddiası

Şafak hastanesinin sahibi Seçim Öztürk, MHP’li Celal Adan’ın dünürü çıktı

Şafak hastanesinin sahibi Seçim Öztürk, MHP’li Celal Adan’ın dünürü çıktı

“Oğlumu istiyorum, suçunu söyleyin ya da özgürlüğünü verin”

“Oğlumu istiyorum, suçunu söyleyin ya da özgürlüğünü verin”

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Bünyamin Ünal yazdı I Kendi kötülüğümüzü neden unuturuz?
  • Kamil Aslan yazdı I Türk futbolunda güven krizi ve yeşil sahalarda kara bulutlar
  • Trabzonspor, deplasmanda Samsunspor’u 3-0 yendi
  • Amed liderliği son dakikada kaybetti

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.