(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Osman Kavala içeride 8 yılı doldurdu. 8 koca yıl… Fatih Altaylı Haziran’da tutuklandı. Can Atalay yine yıllardır içeride. Atalay mahpus milletvekillerinden… Hatay’dan seçildi. AYM’nin kararı uygulanmadı. Hüseyin Kocabıyık hapiste 1 ayı doldurmak üzere. Ama unutuldu. AK Parti’de siyaset yapmış bir isimdi. Bir gün bile haber olmadı. Hidayet Karaca’nın mahpusluğu 10 yılı aşmış olmalı. 15 Temmuz’dan önce tutuklanmıştı. Selahattin Demirtaş’ı da unutmamak lazım. Liste çok uzun… Her birinin siyasi tutuklu olduğu konusunda şüphe yok.
Sosyal medyaya yansıyan ‘Osman Kavala serbest bırakılmalı’ diyen ‘özgürlük bildirisini’ okudum. Görüş belirtenler arasında farklı siyasi görüşe sahip isimler dikkat çekici. Hepsinden önemlisi AK Partililer var. En başta Abdullah Gül… AK Parti’nin kurucusu… Cumhurbaşkanlığı yaptı. Listenin ilk sırasındaki isim Gül… Gül özgürlükçü ve demokrat biri. Hayali bu değildi. Daha özgürlükçü bir Türkiye rüyasıyla yola çıkmıştı. Kavala bildirisine ismini koymakta bir sakınca görmemiş.
Abdullah Gül, Osman Kavala’nın AK Parti’nin ilk iktidar yıllarında reformcu politikalarına verdiği desteği hatırlattıktan sonra “Osman Kavala ile ilgili AİHM kararının yerine getirilmesi hem ona yapılan haksızlığı giderecek hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin imajına katkı sağlayacaktır” notunu düşmüş. Ne kadar masum istek değil mi; AİHM kararlarının uygulamasını istemek… Kararların uygulanmaması sadece yargının günahı değil, siyasi iktidarın politikası da bu yönde…
Cemil Çiçek’in ismini gördüm. Çiçek sonradan AK Parti’ye katılanlardan… Aklı başında biri. Hukukçu kimliği siyasi kimliği kadar dikkat çekici. AK Parti hükümetlerinde Adalet Bakanlığı yaptı. Çiçek de ‘AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini’ söylemiş. AİHM kararları Anayasa hükmü gibi… Hariçten gazel okuyor değil AİHM… AİHM reformunu yapan da AK Parti’nin bizzat kendisi. Çiçek’in cümlesi bir şahsa özgü değil, genel. Sadece Kavala değil, diğer siyasi mahpuslar için de geçerli.
KAVALA VE NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ…
Bir başka AK Parti’de siyaset yapmış isim… Ertuğrul Günay… Sol kökenli… AK Parti’ye katıldı ve bakanlık koltuğunda oturdu. Günay ilginç somut öneride bulunuyor: “Söylediklerimiz derde deva olmuyor. Belki bu kez farklı bir şey yapmalı; haksızlığa karşı çığlığımızı uluslararası boyutlara taşıyacak bir girişimle yükseltmeliyiz. Yaşamını, ayrım gözetmeden bütün insanların iyiliğine vakfeden Osman Kavala’yı Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterelim. Son on yılda yaşanan bütün hukuksuzluklara karşı ve bütün mağduriyetlerin simgesi olarak…”.
Niye olmasın…? En azından uluslarası camiada yankılanır. Bu teklife imza koyacak yabancı isimler de çıkar. Başka biri daha var. 5 yıla yakın hapis yatmış büyük edebiyatçı; Ahmet Altan… Edebiyat Ödülü’ne layık değil mi? İçeride yazdığı romanları var. Yazdıkları kendi ülkesi kadar Avrupa başta olmak üzere dünyada ses getirdi. Kavala barış, Altan edebiyat ödülüne aday gösterilsin. Ertuğrul Günay gibi isimler buna öncülük yapabilir.
Kavala’yla ‘dayanışma sergileyen’ 29 ismin her birininin görüşlerini sıralamak zor. Ben daha çok AK Parti mahallesinden isimlere dikkat çekmeye çalıştım. AK Parti ve Erdoğan’ın dilini üslubunu bildiği anladığı isimler… Ahmet Taşgetiren de onlardan biri… Taha Akyol da… Kamuoyunda yankılanan ‘dayanışma ve özgürlük bildirisinin’ AK Parti’de etkisi olur mu? İktidar ‘AİHM kararlarının uygulanması’ yönünde tavır alabilir mi?
Bir açılım veya çözüm süreci var. DEM heyeti Saray’da Erdoğan’la görüştü. Süreç yeni ivme kazandı. Bir heyet İmralı yolcusu… Bahçeli ilk dile getirmişti. Erdoğan’ın da ‘vize verdiği’ söylenmekte. Bugün yarın bu konuda bir gelişme yaşanabilir. İmralı, DEM çevresinin de talebi; AİHM kararlarının uygulanması… Süreci rahatlatacak olan da bu. Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş gibi isimlerin özgürlüklerine kavuşması…
AİHM kararlarının uygulanması, Osman Kavala, Hüseyin Kocabıyık gibi siyasi mahpusların özgürlüğe kavuşması ülkeyi de rahatlatır, AK Parti’yi de… Gül de, Çiçek de aynı şeyi söylüyor. Umarım bu ses Beştepe’ye ulaşır…























