(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Beş yıl önceki seçimde AK Parti ‘İmamoğlu’na mı oy vereceksiniz yoksa Sisi’ye mi?’ diye sordu. Halk sandıkta ‘Sisi de kim elbette İmamoğlu’ dedi. Ardından Erdoğan Hükümeti ‘Asla konuşmam, zinhar masaya oturmam’ dediği Sisi ile barıştı.
Bu radikal değişim de İstanbul seçimlerinin payı oldu mu acaba? Biraz etkisi olmuştur herhalde. ‘Sorarsanız şartlar öyle gerektirdiği için’ denir. ‘Devlet yönetimlerinde ebedi küslük dargınlık olmaz, asıl olan menfaatlerdir’ diye beylik gerekçeler de sıralanır.
Anlatmak istediğim Sisi çarkı değil. Gazze’nin İstanbul seçimlerine ‘malzeme’ yapılması… Üst üste Murat Kurum’u yazmak istemezdim ama kendini yazdırıyor, ne yapayım. Bu seferki ‘gaf’ değil, yanlış strateji ve söylem.
AK Parti’nin adayı televizyon programında ‘Evet, Gazze’deki çocuklar sevinecek. Çünkü İstanbul’da onları düşünen bir belediye başkanı var’ demiş. ‘Var’ derken İmamoğlu’nu kastetmiyor, ‘olacak’ anlamında söylüyor.
Bu gidişle Kurum galiba AK Parti’yi kurutacak.
Kurum’un kazanması neden Gazze’deki çocukları sevindirsin? Onları düşünen başkan olduğu için mi? Gazze’yi düşününce çocukların eline ne geçecek? İstanbul’da Kurum’un başkan olması Gazzeli çocuğu nasıl sevindirebilir?
Gazzeli çocukların şu an tek derdi; İsrail bombalarının durması, silahların susması. Ekmek ve sudan daha önemli bu. Gazze sokak sokak, hane hane bir can pazarı. Gün geçmiyor ki bir sokağa füze düşmesin ve çevresini enkaza dönüştürmesin…
Sosyal ve görsel medya saldırılarda yaşamını yitiren minik Gazzeli çocukların görüntüleriyle dolu. Bebekler bile hedef. Netanyahu’yu ne içeriden itirazlar durdurabiliyor ne de dışarıdan tepkiler. İsrail saldırılarını sürdürmekte kararlı.
Gazze meselesi bir iktidar partisine oy kazandırmaz. AK Parti tabanı ve yönetiminin ‘hassasiyeti’ olabilir. Ama bunu politika haline dönüştürüp İsrail’i geriletmediği sürece ‘hassasiyet’ sadece sözde bir söylem olarak kalır. Şu an olduğu gibi.
Erdoğan da AK Parti sözcüleri de Gazze söz konusu olduğunda en sert üslupla konuşuyor, mangalda kül falan da kalmıyor. Konuşmak iktidarların değil muhalefetin ve sokaktaki insanın işi. Güç kullanan iktidar sözün ötesine geçecek. Bu ‘Şu an Gazzedeyiz’ gibi tevatürlerle olmaz.
AK Parti iktidarının daha genel anlamda Türkiye’nin Gazze çıkışlarının İsrail’in saldırılarını hafifletmeye dönük en ufak etkisi oldu mu? Parti fanatiği de olsanız, ‘Evet’ cevabı veremezsiniz. Yok çünkü. Gazze’ye yardım, yaralıları Türkiye’ye getirmek gibi politikalar önemsiz değil elbette. Ama ‘iktidar olmak’ bunları aşmayı gerektirir. İnsani yardımı herhangi bir sivil toplum örgütü de yapabilir.
Bu kadar lafa da gerek yok aslında, Türkiye’den İsrail limanlarına dolu gedip boş gelen gemiler her şeyi anlatıyor. AK parti iktidarı daha İsrail ile ticareti durdurumadı, Gazze’ye saldırıları nasıl durdursun…
Hal böyleyken 31 Mart seçiminin merkez üssü olan İstanbul’da AK Parti adayının ‘Gazze mesajları’ anlamsız kalıyor. Ve ben ters tepeceğini düşünüyorum. AK Parti iktidarı Gazze konusunda başarısız. Gazze’yi seçimin sermayesi yapmak başarısızlığın kitlelere itiraf edilmesinden başka işe yaramaz. Gazze konusunda AK Parti’nin ‘sözü’ tükendi.
Muhalefet, sözgelimi CHP, Gazze konusunu gündeme getirse söyleyecek sözü olabilir. ‘İktidara gelirsek İsrail’i durduracağız’ vaadi sokakta karşılık bulabilir. En azından ‘anlamlı’ olur.
Bütün bu gerçekliğe rağmen Murat Kurum veya AK Parti neden Gazze’yi propaganda unsuru yapmaya devam ediyor? Herhalde şapkadaki tavşanlar tükendi. Elde başka ‘siyasi malzeme’ kalmadı. Ve Kurum da eski defterlere ve ezberlere sarıldı. Yoksa neden dış politika İstanbul seçimlerinin konularından birisi olsun ki…
Geçtiğimiz günlerde Bir Filistinli gazetecinin Erdoğan’ın ‘Gazzeyi yalnız bırakmayacağız’ tweeti üzerine yazdığı bir mektubu yayınlandı. Bu dokunaklı satırlar gerçeğin kelimelere dökülüş halidir. Özeti şöyle:
‘Sayın Başkan, eğer medya çalışma ekibinizin bir parçası olsaydım, bu tweet’i yayınlamamanızı tavsiye ederdim, çünkü bu konu hakkında ne kadar çok yazarsanız, suçu başkasına atfederek başlattığınız bu tür söylemlerden, kamuoyunun hayal kırıklığı da o kadar artıyor.Bilmiyorum nasıl “her türlü çaba” gösterdiniz, Türkiye büyüklüğünde bir ülkenin etkisi bu olabilir mi, bu onun azami çabası mıdır?
Türkiye neden işgalci İsraille tüm ticari ilişkilerini kestiğini açıklamıyor ve İsrail ile Türkiye arasındaki aktif ticari hareketi durdurmuyor? Sayın Cumhurbaşkanı, Fransa’dan temsilciler Gazze ile dayanışma için gelip Refah kapısı önünde durdular, Belçika ve İspanya başbakanları da dayanışma için Refah kapısı önüne geldiler, neden Türk temsilcilerini göremiyoruz? Ben sizlerden bildiğimiz Türkiye büyüklüğüne, Gazze’deki felaketin ve soykırımın büyüklüğüne yakışacak bir çaba istiyorum’.
Gazze meselesi AK Parti’ye seçim kazandırmaz aksine ‘seçimleri kaybettirir’. İstanbul seçimleri ve Murat Kurum’un kazanması Gazze’deki çocukların umurunda değil. Onların tek derdi: Can pazarından sağ çıkmak…




















