(The Turkish Post) – Beklenen görüşme gerçekleşti. Erdoğan, CHP lideri Özel’i AK Parti Genel Merkezi’nde ağırladı. Görüşmede liderlerin yanında birer kişi daha hazır bulundu. CHP, Özel’e eşlik eden diplomat kökenli Namık Tan’ın not tutmak için orada olduğunu açıkladı. AK Parti tarafında ise Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş görüşmeye katıldı.
Zirve 1,5 saat sürdü. Kısa ve uzun değil, normal bir süre… Erdoğan – Bahçeli görüşmesi 45 dakika sürmüştü. Kriz tartışmalarının gölgesinde gerçekleşen Bahçeli görüşmesini kısa olarak değerlendirmek doğru olur. Özel, Erdoğan’a giderken Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş da ‘yeni anayasa turu kapsamında’ DEM, Saadet ve İYİ Parti’yle görüştü.
‘Yeni anayasa’ konusu liderler zirvesinin önemli maddelerinden biriydi. Daha doğrusu Erdoğan’ın masaya süreceği konuların başında ‘yeni anayasa’ olacağını bizzat kendisi açıklamıştı. CHP anında cevap vermiş, özetle ‘Sen önce mevcut anayasaya uy’ demişti. 1 Mayıs olayları anayasal hakların iktidar tarafından hiçe sayıldığını gösterdi.
Erdoğan zirvede ‘yeni anayasa’ derken Özel’in 1 Mayıs görüntülerini hatırlatmış olduğunu tahmin etmek zor değil. Gösteri ve yürüyüş ‘anayasal haktır’. Resmi mercilerden izin almak gerekmez. Güvenlik güçleri asayişi sağlamakla mükelleftir. Yürüyüşü ve gösteriyi engellemekle değil. 1 Mayıs’ta tam tersi oldu. Polis gösteri ve yürüyüş yapanların önüne etten duvar ördü. Anayasal hakkı engelledi.
Erdoğan – Özel zirvesi 1 Mayıs’ın gölgesinde gerçekleşti. Özel’in anayasa ve demokrasiye sığmayan 1 Mayıs görüntülerini masaya getirmemesi düşünülemez. Hem yeni anaya kapsamında hem de normalleşme babında. Normal bir hal değil bu. Taksim’de 1 Mayıs kutlanamaz mı? Daha önce Taksim’i bizzat AK Parti iktidarı işçilere ve sendikalara açtı. Sonra ne oldu da Taksim gösteri alanı olmaktan çıktı? Gezi tabii ki… Gezi meselesi AK Parti iktidarının bilinçaltına işledi. Tüm çabası yeni bir Gezi kalkışmasının önünü almak için…
Görüşmeden yansıyan fotoğrafta liderlerin rahatlığı gözlerden kaçmadı. Fakat ortaya bir ‘boş koltuk’ sorunu çıktı. İki Türk Bayrağı arasında oturan Erdoğan’ın hemen soluna bir boş koltuk yerleştirilmişti. Bunun bir anlamı var mıydı? Özel’e bir mesaj mıydı? O boş koltuğun orada işi neydi? Görüşme sırasında müzakerenin içeriğine göre birilerini mi davet etmeyi düşündü? Mesela İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’yı… Özel’in 1 Mayıs sorularına Erdoğan’ın kendisi yerine Bakan’ının cevap vermesini istemesi gayet normal.
Başka görüşmelerde de o ‘boş koltuğun’ orada durduğu anlaşıldı. Diplomasi ve siyasette oturma düzeni, koltukların durumu, heyetlerin seçimi gibi konularla mesaj verilir. Bir Bakanlar Kurulu toplantısında o dönem Başbakan olan Ahmet Davutoğlu, Erdoğan’ın hemen yanına oturmak istemişti de Erdoğan’ın cevabı çok sert olmuş, Davutoğlu’nu yanından uzaklaştırmış, bakanların sırasına oturtmuştu. Davutoğlu’nun moral bozukluğu ve can sıkıntısı yüzüne yansımıştı.
AK Parti cephesinden bir açıklama yapılmadığı sürece ‘boş koltuğun’ hikmeti anlaşılamayacak, sihri çözülemeyecek. Biz de şimdilik sadece dikkat çekmekle yetinelim. Gündemi görüşmenin içeriği kadar meşgul edeceği açık.
Bu satırlar yazılırken zirvenin içeriğine ilişkin açıklama ve kulis bilgisi yoktu. Gözler Özel’e çevrilmişti fakat o da hiçbir şey söylemeden doğruca Genel Merkez’e geçti ve durum değerlendirmesi yapmak için kurmaylarıyla bir araya geldi. Çok geçmeden CHP, cenahından kulisler yansıyacaktır. Ve zirvenin yankıları AK Parti’den ziyade CHP üzerinden yürüyecektir. Zirve siyasetin gündemini en az bir hafta meşgul edecektir.
İçeriği ve sonucu ne olursa olsun iktidar ve ana muhalefet partisi liderlerinin bir araya gelerek, ülkenin sorunları hakkında konuşmaları siyasi açıdan kıymetlidir. Erdoğan’ın ‘kutuplaştırma ve olağanüstü hâl’ siyaseti liderlerle ilişkilerini olumsuz etkiledi. Bugüne kadar yalnızca iktidar bileşenlerinin genel başkanlarıyla buluştu.
Bütün haberlerde ‘8 yıl sonra’ deniyor fakat daha gerilere gitmek lazım. 15 Temmuz’un hemen sonrasında olağanüstü hâl ikliminde gerçekleşen Erdoğan – Kılıçdaroğlu görüşmesini bu kapsamda değerlendirmemek gerekir. Erdoğan, muhalefetle görüşmeyi unuttu. 31 Mart hatırlattı. Bu zirve kesinlikle 31 Mart’ın bir sonucudur. Neticesi kadar bizatihi kendisi önemlidir.
Erdoğan – Özel görüşmesi yeni bir başlangıç… Siyasette yeni bir dönemin kapıları açıldı.























