(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Hayır, bu sadece toplumsal bir sorun değil, bugünlerde siyasetin de konusu ve meselesi. AK Parti’nin ‘sokak köpekleri’ hakkında başlattığı çalışmada sona gelindi. AK Parti sözcüsü Ömer Çelik taslağın nihai şeklini alarak bir-iki hafta içinde Meclis’e gönderileceğini açıkladı.
Sokaktaki veya sahipsiz, başıboş köpekler sorun mu? Sosyal medya, tenha mahallelerde köpeklerin saldırısına uğrayan yaşlı ve çocuk haberlerinden geçilmiyor. Bu yönüyle bakılırsa elbette ortada bir sorun var. Nasrettin Hoca’nın dediği gibi ‘Taşların bağlandığı, köpeklerin ise salıverildiği bir ortamdan’ söz etmek pekâlâ mümkün.
Peki bu sorunsa nasıl çözmeli?
İstanbul’un tarihin akışı içinde ‘başıboş köpeklerle’ başının derde girdiğini kitaplardan öğreniyoruz. Sorun kendi haline bırakılmamış. Çareler düşünülmüş. Sahipsiz köpekleri toplayarak adaya bırakmak o çözüm yollarından biri olmuş. Bugün ‘köpek adası’ diye bilinen küçük kara parçasının adı buradan geliyor. Bugün bu yöntem düşünülemez. Doğru değil çünkü. ‘Can dost’ muamelesiyle örtüşmez.
Bu konuyu yazmamın sebebi siyasetin gündemine girdiği için… Tehlikeli sularda dolaştığımın farkındayım. Çok güçlü bir ‘köpek lobisi’ olduğunun elbette farkındayım. Bir zamanlar televizyon haberlerine konu olan ‘panter Emel’ vardı. Nerede bir köpeğe kediye kötü muamele varsa orada biterdi. Köpeklerin haklarını savunmak saygın bir tavır. Şefkat ve merhametin gereği. Hayvana merhameti olmayanın insana acıması olmaz. Şefkat her türlü canlıya…
Yıllar yıllar önce… Hüseyin Hatemi’yle bir programda karşılaşmış, sohbet sırasında ‘Ülkenin en önemli konusu hayvan hakları’ deyince ne kadar şaşırmıştım. Ve de yadırgamıştım. Hatemi Hoca’yı on yıllar sonra anlayabildim. Bugün hayvan haklarını savunanları imrenerek izliyorum. Zaman zaman ifrat boyutuna savrulsalar da özünde doğru yaptıklarını düşünüyorum.
Bu topraklar merhametini kaybetti. Şefkat, acıma gibi duyguların hükmü yok. İnsanın insana saygısı yok. Biraz önce sosyal medyada görüntülerini izledim; Rize’de iki şöförün yol kavgasında silahlar konuşmuş; 1 ölü, 1 yaralı… Üstelik öğrenci taşıyan servislerin şöförleri. Çocukların canının emanet edildiği insanların psikolojisi böyle olabilir mi?
BBP Lideri Mustafa Destici, CHP Genel Merkezi’ne giderek Özgür Özel’i ziyaret etti. Görüşmenin ardından gazetecilere yaptıkları açıklamada ‘başıboş sokak hayvanları’ konusu ön plana çıktı. Destici’nin bu konudaki görüşü sert; Sokak köpeklerinin uyutulmasından yana. BBP’li belediyelerin daha yasa çıkmadan bu yönde çalışmalar başlattığını söyledi.
Özel’in ise itirazı var; ‘Saldırganlığı önlenemeyen köpekler okula giden çocuklar, yaşlılar, yoksullar açısından bir güvenlik sorunudur. Diğer yandan bu hayvanların bir yaşam hakkı vardır’. CHP Lideri, bu konuyu finanse edecek bir fon kurulmasını istedi. Gördüğünüz gibi konu siyasetin gündeminde. Liderler arası görüşmeler de bile öne çıkıyor.
AK Parti’nin üzerinde çalıştığı taslak henüz tamamlanmış değil. Sorunun çözümüne ilişkin atılacak adımların neler olacağı meçhul. ‘Uyutma’ olacak mı? Uyutmanın ölüm anlamına geldiğini çözmüşsünüzdür herhalde. Bir CHP milletvekilinin ‘Bu kanun teklifi ölüm fermanıdır’ diye bir açıklaması var. Nasıl bir yol bulunacak? Hayvanseverler mutlaka yasanın bir parçası olmalı. Onları memnun edecek bir formül bulunmalı. Kolay değil biliyorum. Siyasetin işi zoru başarmak.
‘Başıboş sahipsiz köpekler’ bir sorun… Eğer bu can dostların bir dili olsaydı onlar da ‘sokakta elinde silahla başıboş dolaşan insanlar sorun değil mi?’ diye çıkışırlardı. Gel de Mehmet Akif’i hatırlama; ‘Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta / Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi’. ‘Bir hayvanın vahşiliği karnı doyuncaya kadardır. İnsanın ise ömür boyu sürer’ diyen haksız mı şimdi?
Sözün özü bu ülkenin bir ‘merhamet ve şefkat sorunu’ var. Acımasızlığın, zulmün mağdurları ise bütün canlılar…





















