Pazartesi, Eylül 7, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Gündem

Hüseyin Çelik: AK Parti’nin kendini restore etmesi gibi bir ihtimal yok

AK Parti’nin kurucu isimlerinden Hüseyin Çelik, AK Parti’nin bir kadro hareketi olmaktan çıkıp "tek adam partisine" dönüştüğünü öne sürerek, partinin artık kendisini restore etme ihtimalinin kalmadığını söyledi. 

20/01/2026 21:01
Okuma süresi: 7 dk. okuma
A A
Hüseyin Çelik’ten kurucusu olduğu AK Parti’ye yaylım ateş: ‘Kendi militan yargımızı oluşturduk’
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp

(The Turkish Post) – AK Parti’nin kurucu isimlerinden, eski Kültür ve Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Hüseyin Çelik, Medyascope’a verdiği kapsamlı röportajda partinin mevcut durumu, Türkiye’nin yönetim sistemi ve güncel siyasi gelişmelere ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Çelik, AK Parti’nin kuruluş ilkelerinden tamamen uzaklaştığını ve bir “kadro hareketi” olmaktan çıkarak “tek adam partisine” dönüştüğünü savundu.

“HİMALAYALAR OLMAZSA EVEREST DE OLMAZ”

AK Parti’nin kendi kendini restore etme şansının artık bulunmadığını ifade eden Hüseyin Çelik, partinin kuruluşundaki liderlik anlayışının “orkestra şefliği” olduğunu, ancak gelinen noktada bunun “lokomotifliğe” evrildiğini söyledi. Çelik, “Partiyi kurduğumuzda lideri ‘eşitler arasında birinci’ olarak tanımlamıştık. Everest oradaki duruşunu Himalaya Dağları’na borçludur. Himalayalar olmazsa Everest de olmaz. Bugün ise kurucu kadronun yüzde doksanı tasfiye edilmiş durumda” dedi.

DEVLETLEŞEN PARTİ, PARTİLEŞEN DEVLET

Çelik, AK Parti’nin başlangıçta “milletin partisi” olarak kurulduğunu ancak günümüzde bir “devlet partisi” görünümüne büründüğünü ileri sürdü. Partinin programının demokratik ve çoğulcu olmasına rağmen on yılı aşkın süredir rafa kaldırıldığını belirten eski bakan, “Fabrika ayarlarına dönün” çağrılarına verilen tepkileri eleştirerek, uygulanmayan bir programın “ölü metinler mezarlığı” olduğunu ifade etti.

“EĞİTİM SİSTEMİ TORNA TEZGÂHINA DÖNÜŞTÜ”

Milli Eğitim Bakanlığı dönemindeki deneyimlerine de değinen Çelik, Türkiye’deki eğitim anlayışının bireyi değil, “rejime itaatkâr kitleler yetiştirmeyi” esas aldığını savundu. Eğitimin bir “tornacı başı” mantığıyla yönetilmemesi gerektiğini vurgulayan Çelik, kendi döneminde eğitimi ideolojik zeminden pedagojik zemine taşımak için mücadele ettiğini ancak vesayetçi kurumlar tarafından engellendiğini belirtti. Günümüzde ise imam hatip okullarının sayısındaki aşırı artışa dikkat çekerek, eğitimin bir “kavga alanı” ve “yapboz tahtası” haline gelmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

MHP İTTİFAKI VE KÜRT MESELESİ

Cumhur İttifakı ve MHP ile kurulan ilişkiyi “aşeka” (sarmaşık) bitkisine benzeten Çelik, MHP’nin sarıldığı partileri kuruttuğunu iddia etti. MHP ile yapılan ortaklığın AK Parti’ye özellikle Kürt seçmen nezdinde büyük zarar verdiğini savunan Çelik, şu tespitlerde bulundu:

Güvenlikçi Politikalar: 2010 sonrasında özgürlük-güvenlik dengesinin bozulduğunu ve özgürlüklerin güvenlikçi kaygılara kurban edildiğini söyledi.

Suriye Politikası: Türkiye’nin Suriye Kürtleri ile olan ilişkisini eleştirerek, bölgedeki Kürtlerin PKK ile özdeşleştirilmesinin yanlış olduğunu, bu yaklaşımın Türkiye’deki Kürtler arasındaki duygudaşlığı zedelediğini ifade etti.

Seçmen Eğilimi: Son seçimlerde CHP’nin birinci parti olmasını “Ali sevgisinden değil, Muaviye nefretinden” yani AK Parti’nin kötü yönetiminden kaynaklandığını belirtti.

“İMAMOĞLU’NUN DİPLOMASININ OTUZ YIL SONRA İPTAL EDİLMESİ UTANÇ VERİCİ”

Yargının siyasallaşmasına dair sert eleştiriler yönelten Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılanma sürecine değindi. İmamoğlu’nun suç işleme imtiyazı olmadığını ancak davanın usul ve esas bakımından sıkıntılı olduğunu belirten Çelik, “Adaletin gücü yoksa orada gücün adaleti devrededir ve o her zaman zalimdir” dedi. Ayrıca İmamoğlu’nun diplomasının otuz yıl sonra iptal edilmesini “utanç verici” olarak nitelendirdi.

YÖK’ün 12 Eylül darbe zihniyetinin bir ürünü olduğunu ve demokratik bir ülkede yerinin olmadığını savunan Çelik, AK Parti’nin iktidar olduktan sonra bu kurumu değiştirmek yerine, kurum kendi kontrolüne geçtiği için statükoyu korumayı tercih ettiğini söyledi.

CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ ELEŞTİRİSİ

Mevcut yönetim sisteminin Türkiye’nin dertlerine derman olmadığını savunan Çelik, sistemin “tek imza” ile yönetilen, denge ve denetleme mekanizmalarından yoksun bir yapı yarattığını belirtti. Bakanların kendi bürokratlarını bile atayamadığı bu sistemin, devleti işlemez hale getirdiğini ifade etti.

Hüseyin Çelik, röportajın sonunda Türkiye’nin gerçek anlamda bir hukuk devleti ve “demokratik bir cumhuriyet” olması gerektiğini vurgulayarak, aksi takdirde cumhuriyet isminin tek başına bir anlam ifade etmeyeceğini hatırlattı.

Çelik’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Üzülerek ifade etmeliyim ki, Ak Parti’nin kendini restore etme gibi bir ihtimal yok. Çünkü AK Parti, bir kadro hareketi olmaktan çıkıp tek adam partisine dönüşmüş durumda. Başlangıçta partinin kurmay kadrosunda bulunan insanların yüzde doksanı zaman içinde tasfiye edildi. Parti’yi kurduğumuz zaman lideri, “eşitler arasında birinci” diye tanımlamıştık. Dünyanın en yüksek tepesi Everest Tepesi’dir ama Everest oradaki varlığını ve duruşunu Himalaya Dağları’na borçludur. Himalayalar olmazsa Everest de orada olmazdı.

Başlangıçta orkestra şefliği olan liderlik, şimdi lokomotifliğe dönüşmüş durumda. Demokratik yapılarda lider, orkestra şefidir. Orkestrada çok farklı sesler vardır ama şefin maharetiyle bu farklılıklar armoniye dönüşür. Otokratik ve totaliter yapılarda ise lider lokomotiftir ve kendisine bağlı vagonların iradesinden söz edilemez. Lokomotif giderse onlar gider, durursa onlar da durur.

AK Parti’nin programı, son derece çoğulcu ve demokratik bir programdır. Ancak on yıldan fazla bir süredir bu program adeta rafa kalkmış durumda.

Kuruluşta milletin partisi olarak kurulan parti, şu anda devlet partisi görünümündedir. Parti devletleşmiş, ne yazık ki devlet de partileşmiş durumdadır.

Bugüne kadar parti içinden “fabrika ayarlarına dönün” diyen herkese “Ne demek fabrika ayarları?” diye itiraz edilmektedir.

Fabrika ayarları, partinin programıdır. Uygulanmayan bir program ölü metinler mezarlığıdır.

AK Parti’nin kendisi olmaktan çıkmasının başlangıcı Gezi Olayları’dır. O günden sonra özgürlük-güvenlik dengesi kayboldu. Özgürlükler, güvenlikçi kaygı ve politikalara kurban edildi.

2010 yılındaki Anayasa değişikliği çok iyi niyetlerle yapıldı. Ancak uygulamada denge ve denetim mekanizmaları ortadan kaldırılınca, siyasetin şeffaflığı ve hesap verebilirliği de ortadan kalktı.

Partinin kendisini restore etmesi hem ülkede hem de partide gerçek anlamda demokratikleşme anlamına gelir ki, o da mevcut yapının işine gelmez.

AK PARTİ’NİN DÜŞÜŞ NEDENLERİ

Güç zehirlenmesi, özgüven patlaması, yoksulluk, yasaklar ve yolsuzlukların ortadan kaldırılması konusundaki başarısızlık, bölgesel, etnik ve dini milliyetçilik yapılmayacağına dair taahhüdün unutulması, hem bölgeciliğin, hem etnik milliyetçiliğin hem de dini milliyetçiliğin başını alıp gitmesi, başta MHP ile ortaklık olmak üzere Kürt seçmeninin rahatsız eden tercihlerin her geçen gün artması, adaletin ayaklar altında olması, ehliyet ve liyakatin kaybolması, geçmişte hükümete en büyük sükseyi yaptıran eğitim ve sağlık alanlarında ciddi anlamda geriye gidişlerin olması, ekonomi yönetiminin niteliksizliği, gelir dağılımındaki adaletsizliğin had safhaya ulaşması, devletin israfın zirvesinde olması, vatandaş sefaletle boğuşurken iktidarın lüksü, debdebeyi ve şatafatı “itibar” olarak görmesi, kamu çalışanları ve emeklilerin hayat pahalılığı altında inim inim inlemesi, işsiz milyonların gayrimemnun olması, özellikle genç ve üniversite mezunu insanların işsizlikten dolayı bunalıma girmesi, tarım kesimindeki üreticinin emeğinin karşılığını alamaması gibi elli tane sebep sayabilirim.

“İMAMOĞLU TUTUKLU YARGILANMAMALIYDI”

Adaletin terazisi şaştı mı, toplumda doğru hiçbir şey kalmaz. İmamoğlu’nun da başkasının da suç işleme imtiyazı yoktur. Hukuk, suç işleyen herkesin yakasına yapışır. Ancak İmamoğlu’nun yargılanmasında hem usulle ilgili, hem de esasla ilgili birçok sıkıntı var. Ben davanın ne savcısı ne de hâkimiyim. Günün sonunda ben vicdanen İmamoğlu’nun ekibiyle birlikte yolsuzluk yaptığına, suç işlediğine kani olursam aldığı cezaya “oh olsun” derim. Peki ya günün sonunda beraat ederse, bu yaşanan rezillikleri nereye koyacağız?

İstanbul gibi bir metropolün belediye başkanı, iddialara dayalı olarak tutuklu yargılanmamalıydı. Gizli tanıklar, aleyhte delil oluşturma çabaları, davanın sürüncemede bırakılması ve daha birçok yönden bu dava sıkıntılıdır.

Sayın İmamoğlu, Cumhurbaşkanı adayı olduğunu açıklamasaydı muhtemelen bu davalara muhatap olmazdı. Belki de şu an görevinin başında olurdu.

Adil yargılama konusunda, kamuoyundaki birçok kimse gibi ben de vicdanen tatmin olmuş değilim.

Hele diplomasının otuz küsur yıl sonra iptal edilmesi, utanç duyulması gereken bir durumdur.

Türkiye’de üniversite camiasının muktedirler karşısındaki zilleti bugüne mahsus değildir. 60 darbesini alkışlayan, neredeyse Cemal Gürsel’in elini öpecek olan İstanbul Üniversitesi’nin o zamanki, üstelik hukuk profesörü olan Rektörü Sıddık Sami Onar’ın duruşu ile İstanbul Üniversitesi’nin diploma iptaline imza atan mevcut rektörünün duruşu arasında ilkesel olarak bir fark yoktur.

Sayın Erdoğan’ın belediye başkanlığını düşürüp onu cezaevine gönderen yargı anlayışı ile bugünkü arasında da prensipte bir fark yoktur.

Güç kimdeyse, yargı ve üniversite ona mı çalışacak?

Biz yıllar yılı “Üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü” dedik. Bugün yaşananlar, tam da üstünlerin hukukunun işlediğini gösteriyor.

Hukuk, siyasetin enstrümanı hâline geldi mi, orada tuz kokmuş demektir.

Militan Kemalist yargı, bizim yani —AK Parti hükümetlerinin— burnundan getirdi. AK Parti’nin kapatılması girişimi dâhil, o günkü yargı vesayetçi güçlerin emrindeydi.

Biz muktedir olunca öyle bir yargı anlayışı yerleştirmeliydik ki herkes “işte adalet budur” demeliydi. Öyle mi yaptık? Tabii ki yapmadık…

Yargı bir gücün emrine girdi mi, artık adaletin gücünden söz edemezsiniz. Adaletin gücü yoksa orada gücün adaleti devrededir. Gücün adaleti ise her zaman zalimdir.

Etiketler: AK Parti'ninbiretmesiGİBİhüseyin çelikihtimalkendinirestoreslider-mansetyök
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
The Turkish Post

The Turkish Post

Önerilen Haberler

Galatasaray kâr, Fenerbahçe ve Beşiktaş zarar açıkladı
Spor

Taraftar yarışında zirve Galatasaray’ın!

Sosyal medyaya sınırlama getiren düzenleme TBMM Genel Kurulunda
Gündem

Bakan Gürlek tarih verdi: Nafaka düzenlemesi ekim ayında Meclis’e geliyor

Aslı Güney yazdı I Haluk Levent ve AHBAP üzerinden, “yeni Erzan vakası”
Gündem

AHBAP soruşturmasında 5. dalga! 20 ilde 53 kişiye gözaltı

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 11 gözaltı
Gündem

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 11 gözaltı

Popüler Haberler

Müge Anlı’nın eşi yasa dışı bahisten mi görevden alındı? 

Müge Anlı’nın eşi yasa dışı bahisten mi görevden alındı? 

Tuğba Ekinci para karşılığı müstehcen içerikten tutuklandı

Tuğba Ekinci para karşılığı müstehcen içerikten tutuklandı

“Kadın polislere tunik zorunluluğu geliyor” iddiası

“Kadın polislere tunik zorunluluğu geliyor” iddiası

Serhat Kılıç’ın ölümünde kahreden detay! 2 gün önce dizi setinden kovulmuş

Serhat Kılıç’ın ölümünde kahreden detay! 2 gün önce dizi setinden kovulmuş

Şiddet suçlamasıyla yargılanıyordu: Erhan Çelik, Özlem Gültekin’in mirasından pay alacak mı?

Özlem Gültekin’in yeni videosu ortaya çıktı: Başıma bir şey gelirse sorumlusu Erhan Çelik’tir

İçişleri’nin para eden hamleleri

İçişleri ve Emniyet’te kararname kulisleri: Soylu ekibi ve valilerin Ankara trafiği

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Galatasaray kâr, Fenerbahçe ve Beşiktaş zarar açıkladı

Taraftar yarışında zirve Galatasaray’ın!

Hürriyet yazarı Selvi duyurdu: Binali Yıldırım, İBB’ye aday olacak mı?

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Sıra Binali Yıldırım’a mı geldi?

Sosyal medyaya sınırlama getiren düzenleme TBMM Genel Kurulunda

Bakan Gürlek tarih verdi: Nafaka düzenlemesi ekim ayında Meclis’e geliyor

Bünyamin Ünal yazdı I İnsan kendi yalanına inanabilir mi?

Bünyamin Ünal yazdı I İnsan kendi yalanına inanabilir mi?

Trabzonspor’dan 29 yıl sonra gelen tarihi ilk! 22 dakikada 3 gol

Trabzonspor’dan 29 yıl sonra gelen tarihi ilk! 22 dakikada 3 gol

Aslı Güney yazdı I Haluk Levent ve AHBAP üzerinden, “yeni Erzan vakası”

AHBAP soruşturmasında 5. dalga! 20 ilde 53 kişiye gözaltı

Serhat Kılıç’ın ölümünde kahreden detay! 2 gün önce dizi setinden kovulmuş

Serhat Kılıç’ın ölümünde kahreden detay! 2 gün önce dizi setinden kovulmuş

Müge Anlı’nın eşi yasa dışı bahisten mi görevden alındı? 

Müge Anlı’nın eşi yasa dışı bahisten mi görevden alındı? 

‘Hesaplar ele geçirildi’ iddiaları için Akbank’tan açıklama

Eren Mert yazdı I Akbank’tan müşterileri şaşkına çeviren kesinti

Tolga Yavaş yazdı I Literatür dünyasında büyük keşif: Osmanlı’nın saklı kalan kadın seyyahlarından biri ve eşsiz üç risalesi

Tolga Yavaş yazdı I Literatür dünyasında büyük keşif: Osmanlı’nın saklı kalan kadın seyyahlarından biri ve eşsiz üç risalesi

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Taraftar yarışında zirve Galatasaray’ın!
  • Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Sıra Binali Yıldırım’a mı geldi?
  • Bakan Gürlek tarih verdi: Nafaka düzenlemesi ekim ayında Meclis’e geliyor
  • Bünyamin Ünal yazdı I İnsan kendi yalanına inanabilir mi?

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.