Perşembe, Eylül 10, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Hatice Yıldız yazdı | “AİHM Kararlarını Uygulayın” Denilen Bir Garip Adli Yıl Açılışı

Yeni adli yıl konuşmalarında hukuk devletine, yargıya güvene, makul sürede yargılanmaya ve içtihat birliğine dair söylenen her söz değerlidir. Fakat bu sözlerin sınavı açılış konuşmalarında değil, dosyalarda, mahkeme salonlarında verilecektir. AYM kararı bir mahkeme kaleminde bekletildiğinde, AİHM kararları görmezden gelindiğinde, idare aynı hukuka aykırı işlemi bir başka yurttaşa yeniden uyguladığında, yeni adli yılın vaatleri boş vaadden öteye geçmez, dosya sayıları artmaya devam eder.

04/09/2026 00:09
Okuma süresi: 8 dk. okuma
A A
AİHM’den toplu ByLock kararı: Türkiye’ye bir mahkûmiyet daha
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Hatice Yıldız

Hatice Yıldız

6 köşe yazısı

(The Turkish Post) – HATİCE YILDIZ 

“Adaletsizlik etmemek iyidir ama yetmez, adaletsizlik etmeyi istememekte gerekir.”

Demokritos

2026-2027 adli yıl açılış törenleri, her yıl olduğu gibi bu yılda güçlü söylemlere sahne oldu. Ancak ne hazindir ki; törene katılanaların ekseriyetinin “hukukçu” olduğu bir ortamda “AİHM Kararları uygulanmalı, hukuk herkese eşit olmalı, keyfi tutukluluklara son verilmeli” ifadeleri tören konuşmalarının merkezinde idi. Yıl 2026, Türkiye bir hukuk devleti ve biz daha 1. basamaktaki problemlerimizi, “adaletsizlik etmeyi istememek” kısmını, niyeti, anlayışı, hukuk-adalet kavramlarının gerçek manada ne ifade ettiğini çözememişiz, özümseyememişiz.

Törende konuşan Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, bir devleti güçlü kılanın vatandaşın o devletin adaletine duyduğu güven olduğunu söyledi; hedefi, yurttaşın hakkına daha hızlı ve eksiksiz ulaşması, yargılamaların makul sürede tamamlanması, içtihat birliğinin güçlendirilmesi ve kararların niteliği ile gerekçesinin geliştirilmesi olarak tarif etti. Peki ülkede yargıya güven ne durumda? Yapılan anketlerde, saha çalışmalarında toplumun yargıya duyduğu güvenin %20 ler seviyesinde kaldığını gösteriyor. Demekki yargı pratiği, Yargıtay Başkanı Sayın Kerkez’in işaret ettiği hedefin çok çok uzağında. Törene katılanlar bunun nedenlerini hiç merak ediyorlar mı? Kendi aralarında hiç konuşuyorlar mı? Ne oranda sebebiyet verdiklerine dair bir özeleştiri yapıyorlar mı? Bilmiyoruz,kimi zaman “sessizce” kimi zaman törenlerde ağlayarak yaptıklarını görüyoruz-duyuyoruz.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan’ın konuşmasının merkesinde ise AİHM kararlarının uygulanmasının Anayasal görev olduğu vurgusu vardı. Bir ülkede Barolar Birliği Başkanının adli yıl açılışında Anayasanın amir hükümlerini hatırlatarak “AİHM Kararları uygulanmalı” demek zorunda kaldığı bir yargı pratiği, yargıya güvenin erezyona uğramasından mesul değil midir? Bu pratik, sadece toplumun yargıya olan güvenini yerle yeksan etmekle kalmadı muazzam da bir dosya yükü yarattı.

UYAP Bilişim Sistemi’nin 1 Eylül 2026 tarihli verileri açık kaynaklardan ulaşılabilir ve rakamların anlattığı şey, geçici bir yoğunluk değil; uzun yıllar içinde oluşmuş yapısal bir tıkanmadır. 86 milyon insanın yaşadığı bir ülkede mahkemeler ve başsavcılıklarda 12 milyonu aşan, icra dairelerinde ise 26 milyonu aşan dosya yükü varsa, sistemin neden bu kadar çok uyuşmazlık ürettiğini, kesin ve bağlayıcı kararların neden yeni dosyaları önleyemediğini sormak zorundayız.

Rakamların söylediği

UYAP verilerine göre Cumhuriyet başsavcılıklarında toplam 6.150.799 derdest dosya bulunmaktadır. Bunların 6.102.731’i soruşturma, 48.068’i ihbar dosyasıdır. Bunlar teknik anlamda dava değildir; ancak her biri adalet mekanizmasının incelemek, araştırmak, değerlendirmek ve sonuçlandırmak zorunda olduğu hukuki bir meseledir.

Hukuk mahkemelerinde toplam 3.311.743 derdest dosya birikmiştir. 2026 yılı boyunca 2.293.079 yeni dosya gelmiş, buna karşılık 1.979.780 dosya karara bağlanabilmiştir. Günlük gelen dosya sayısı 1.763’tir.

Ceza mahkemelerinde 2.459.831 derdest dosya karar beklemektedir. 2026 yılında 3.289.203 dosya sisteme girerken 3.043.119 dosya karara çıkmıştır. Günlük 2.144 gelen dosyaya karşılık günlük 1.587 karar verilebilmektedir.

İdari yargıda 378.210 derdest dosya bulunmaktadır. İcra dairelerindeki güncel dosya sayısı ise 26.071.118’dir. 2026 yılı içinde gelen ve karara bağlanan tüm dosyalar arasındaki toplam fark 714.018’dir. Başka bir ifadeyle sistem, mevcut stoku azaltmak bir yana, yalnızca sekiz ayda yüz binlerce dosyalık yeni bir yük daha üretmiştir.

Üstelik bu tablo yeni değildir. Cumhuriyet başsavcılıklarında 2008 yılı sonunda 3 milyon seviyesinde olan dosya yükü, Eylül 2026 itibarıyla 6.150.799’a ulaşarak yaklaşık iki katına çıkmıştır. Hukuk mahkemelerinde 2008 sonunda 1 milyon civarında seyreden sayı, yıllar içinde ceza mahkemelerindeki dosya sayısını geçmiş ve Eylül 2026’da 3.311.743 ile mahkemeler arasındaki en yüksek düzeye ulaşmıştır. Ceza mahkemelerinde 2008 sonunda 1,3-1,5 milyon bandındaki dosya sayısı 2.459.831’e tırmanmıştır. İdari yargı, diğer yargı kollarına kıyasla 500 bin sınırının altında ve nispeten yatay seyretmiş; Eylül 2026’da 378.210 düzeyinde kalmıştır. Kısacası 2008-2026 arasındaki 18 yıllık grafikler, derdest dosya stokunun sürekli genişlediğini göstermektedir.

AYM ve AİHM Kararları Uygulanmadan Dosya Yükü Azalmaz

Adli yıl açılış konuşmasında TBB Başkanı Sağkan, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının gereğini yerine getirmenin kamu makamlarının takdirine bırakılmış bir tercih olmadığını; bunun Anayasa’nın ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerin devlete yüklediği hukuki bir yükümlülük olduğunu açıkça vurguladı. Bu tespit yalnızca anayasal düzenin hiyerarşisi bakımından değil, yargının iş yükü bakımından da hayatidir. AYM ve AİHM kararlarının uygulanması bir nezaket, temenni veya siyasi tercih meselesi değil; doğrudan doğruya hukuk devleti yükümlülüğüdür.

Yüksek mahkeme kararının uygulanmaması, tek bir kişinin hakkının teslim edilmemesinden ibaret değildir. Bu pratik, aynı hukuka aykırı uygulamaların devamına, aynı durumda bulunan yüzlerce, binlerce yurttaşın idareye başvurularına, ihtilafı yargıya taşımalarına, AYM’ye bireysel başvuruda bulunmalarına, sonuç alamazlarsa Strasbourg’un yolunu tutmaya sebebiyet veren, ülkeye kötülük edilen bir sürecin sebebi olmaktır.

Çözülmüş olması gereken bir hukuk sorunu, her yurttaş için baştan sona yeniden üretilen bir dosya zincirine dönüşmektedir. Bir karar uygulanmadığında yalnızca adalet gecikmekle kalmaz, yargının bütün katlarında yeni iş yükü doğar.

Hukuksuzluk ve dosya yükü üreten bu yargı pratiğinde AYM veya AİHM tarafından ortaya konulan ihlal nedeninin yalnızca başvurucu yönünden giderilip aynı durumdaki kişiler bakımından sürdürülmesi de başka vahim  bir meseledir. Hukuk devleti, herkesi aynı ihlali ayrı ayrı dava etmeye zorlayan devlet değildir. İhlalin kaynağı mevzuatsa mevzuat değiştirilmeli, idari uygulamaysa uygulama düzeltilmeli, yerleşik yargısal yorumsa yüksek mahkemenin gösterdiği anayasal ve sözleşmesel standart bütün benzer dosyalara yansıtılmalıdır. Kararın gerçek anlamda icrası, yalnızca hüküm fıkrasını bir kişi için yerine getirmek değil, ihlali üreten mekanizmayı ortadan kaldırmaktır.

Adli yıl açılışı konuşmalarında sıklıkla vurgulanan içtihat birliği de yalnızca Yargıtay daireleri arasındaki farklılıkların giderilmesi değildir. AYM’nin bağlayıcı yorumunun ve AİHM’in ortaya koyduğu asgari hak standartlarının ilk derece mahkemesinden idareye kadar bütün kamu gücü tarafından benimsenmesidir. Bunun aksi her uygulama tartışmasız bir biçimde Anayasanın ihlalidir.

Sorunun çözümü bir yönüyle oldukça basit. Yürürlükteki kanunlar ile AYM ve AİHM kararları eksiksiz uygulanır, idari kurumlar yerleşik yüksek yargı içtihatlarına uygun işlem tesis eder, aynı ihlali doğuran uygulamalar genel ve yapısal tedbirlerle ortadan kaldırılırsa mevcut yükün en az yüzde 50 azalacağı kanaatindeyim. Dosya yükünü üreten en önemli başat aktörlerden biri, hukuka uygun işlem tesis etmeyen bürokrasi, ve bağlayıcı içtihadı gündelik karar pratiğine taşımayan yargının kendisidir. Ülke olarak benzer bir yükü AİHM’in de omuzlarına yüklediğimiz gözetildiğinde dosya yükünün failinin kim olduğu sorusu cevabını buluyor.

Elbette ekonomik ve sosyolojik nedenler dava ve icra sayısını artırmaktadır, ancak o başka bir yazının konusu olması gereken başlıklar taşımaktadır. Bu yazının merkezi; kamu gücünün dosya üretmesi, daha çok hâkim, savcı, personel veya “adalet sarayı” adını verdiğimiz ne “adalet” ne de “saray” olmayan binalarda aranan çözümün rasyonel olmayışı.

Dava Dosyaları Birer Kağıt Değil Her Sayfasında Hayat Olan İnsandır

İstatistiklerde dosyalar birer sayı gibi görünür. Oysa bir ceza dosyasında özgürlüğünü kaybetme ihtimaliyle yaşayan bir sanık, adalet arayan bir mağdur ve kapanmayı bekleyen toplumsal bir yara vardır. Bir hukuk dosyasında alacağını tahsil edemeyen işçi, mirasını paylaşamayan aile, evine kavuşamayan malik veya ticari varlığını sürdürmeye çalışan işletme bulunur. İdari yargı dosyasında çoğu zaman devlet karşısında hakkını arayan yurttaş vardır. İcra dosyasının arkasında ise borç, geçim sıkıntısı, kapanan işyeri ya da tahsil edilemeyen emek yer alır.

Bu nedenle geciken yalnızca dosya değildir; insanların hayatıdır. Aylar sonrasına bırakılan duruşmanın, bir yıl beklenen bilirkişi raporunun, yıllara yayılan istinaf veya temyiz incelemesinin karşılığı bazen işsizlik, yoksullaşma, aile düzeninin bozulması, ticari hayatın sona ermesi ya da yıllarca süren özgürlük kaygısıdır.

Toplumun Beklentisi Daha Çok Karar Değil, Gerçek Adalet

Adli yıl açılışında sıklıkla davaların uzun sürmesi gündeme getirildi ancak hatırdan çıkarılmamalıdır ki; Anayasa’nın 141. maddesi davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargının görevi sayar. Fakat buradaki sürat, gelişigüzel veya yüzeysel karar vermek değildir. Anayasa’nın istediği; makul sürede, dikkatli, gerekçeli ve nitelikli bir yargılamadır. Yurttaşın yargıdan asli beklentisi de istatistiklerde ‘çıkan iş’ sayısının artması değil, hakkının tam olarak teslim edilmesidir.

Yargıya erişim ile adalete erişim aynı şey değildir. Vatandaş dava açabiliyor ama sonucunu yıllarca bekliyorsa, lehine verilen bağlayıcı karar uygulanmıyorsa, aynı konuda başka bir mahkeme bütünüyle farklı davranıyorsa, yüksek mahkemenin saptadığı ihlal, benzer olaylarda tekrar ediyorsa sistem şeklen erişilebilir, fiilen etkisiz hâle gelir. Böyle bir durumda davayı 3 ayda karara çıkarsanız ne olacak? Sorunun bir anlayış ve niyet meselesi olduğunu gözardı ederek yapılan her tespit maalesef çözümü de imkansızlaştırıyor.

Dosya Kapatmak Değil, Dosya Üretmemek

Çözümün ilk adımı, dosya üreten yapısal nedenleri tespit etmektir. İdare, mahkeme kararlarına rağmen aynı nitelikte işlemler tesis etmeye devam etmemeli; yerleşik yüksek mahkeme içtihadının gösterdiği hukuk standardını benzer durumda bulunan herkes için uygulamalıdır. AYM ve AİHM kararlarının icrasını izleyen etkili, şeffaf ve hesap verebilir mekanizmalar kurulmalı; ihlal kararlarının gerektirdiği bireysel ve genel tedbirler gecikmeden alınmalıdır.

Ceza soruşturmalarında yeterli ön değerlendirme ve sağlıklı soruşturma yapılmadan dosya açılması, her şikâyetin süratle soruşturma numarasına dönüşmesi ve hukuki uyuşmazlıklarla cezai uyuşmazlıklar arasındaki sınırın bulanıklaşması başsavcılıkların yükünü artırmaktadır. Hukuk mahkemelerinde bilirkişilik kurumunun yapısal sorunları, tebligat gecikmeleri, eksik incelemeler, uzayan usul işlemleri ve bozma kararları dosyaların tekrar tekrar ele alınmasına yol açmaktadır. İlk derece mahkemesindeki yoğunluk istinafa, oradaki yoğunluk temyize taşınmakta; sistemin her aşaması diğerinin yükünü büyütmektedir.

Arabuluculuk ve uzlaştırma bazı alanlarda yarar sağlamış olsa da uyuşmazlığı doğuran nedenler ortadan kaldırılmadıkça tek başına çözüm değildir. Hukuk devleti, uyuşmazlık çıktıktan sonra dosya kapatan değil; hukuka uygun, tutarlı ve öngörülebilir işleyişiyle uyuşmazlığın doğmasını önleyen devlettir. Her yeni kanun ve idari düzenleme hazırlanırken yargısal etki analizi yapılmalı; baroların, üniversitelerin ve sivil toplumun görüşleri alınmalıdır. Aksi hâlde bugün masa başında kurulan her belirsiz hüküm, birkaç yıl sonra adliye koridorlarına binlerce dosya olarak döner.

Yeni adli yıl konuşmalarında hukuk devletine, yargıya güvene, makul sürede yargılanmaya ve içtihat birliğine dair söylenen her söz değerlidir. Fakat bu sözlerin sınavı açılış konuşmalarında değil, dosyalarda, mahkeme salonlarında verilecektir. AYM kararı bir mahkeme kaleminde bekletildiğinde, AİHM kararları görmezden gelindiğinde, idare aynı hukuka aykırı işlemi bir başka yurttaşa yeniden uyguladığında, yeni adli yılın vaatleri boş vaadden öteye geçmez, dosya sayıları artmaya devam eder.

Toplumun talebi son derece sade; mevcut kanunlar uygulansın, her kürsü kendine yeni kanunlar icat etmesin, kanun herkese eşit uygulansın, bağımsız mahkemelerin, AYM’nin ve AİHM’in kararlarına uyulsun, haklı olan hakkına zamanında kavuşsun. Bunu sağlamadıktan sonra afilli salonlarda, afiili sözlerle yapılan adli yıl açılış konuşmalarını topluma değil, sadece birbirinize yapmış olursunuz.

Hakikatten ayrılmayanlara selamlarımla,

Etiketler: AİHMHaticekararlarınıslider-mansetuygulayınyıldız
Paylaş8Tweet5PaylaşGönderTara
Hatice Yıldız

Hatice Yıldız

Önerilen Haberler

HaberTürk’ten Mehmet Akif Ersoy açıklaması: İşine son mu verildi?
Magazin

“Uyuşturucuyu Mehmet Akif getirdi, bizde kullandık”

93 bin liralık okul servis ücreti velileri zorlayacak
Ekonomi

93 bin liralık okul servis ücreti velileri zorlayacak

Cevdet Yılmaz açıkladı: Kişi başına milli gelirde 20 bin dolar eşiği
Ekonomi

Cevdet Yılmaz açıkladı: Kişi başına milli gelirde 20 bin dolar eşiği

Nepal’deki sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 1367’ye çıktı
Dünya

Nepal’deki sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 1367’ye çıktı

Popüler Haberler

Müge Anlı’nın eşi yasa dışı bahisten mi görevden alındı? 

Müge Anlı’nın eşi yasa dışı bahisten mi görevden alındı? 

Serhat Kılıç’ın ölümünde kahreden detay! 2 gün önce dizi setinden kovulmuş

Serhat Kılıç’ın ölümünde kahreden detay! 2 gün önce dizi setinden kovulmuş

Tuğba Ekinci para karşılığı müstehcen içerikten tutuklandı

Tuğba Ekinci para karşılığı müstehcen içerikten tutuklandı

‘Hesaplar ele geçirildi’ iddiaları için Akbank’tan açıklama

Eren Mert yazdı I Akbank’tan müşterileri şaşkına çeviren kesinti

Gülben Ergen’den eski eşi Erhan Çelik’e gönderme

Gülben Ergen’den eski eşi Erhan Çelik’e gönderme

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor

Emir Sarıgül 45 yaşında dede oluyor

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

HaberTürk’ten Mehmet Akif Ersoy açıklaması: İşine son mu verildi?

“Uyuşturucuyu Mehmet Akif getirdi, bizde kullandık”

93 bin liralık okul servis ücreti velileri zorlayacak

93 bin liralık okul servis ücreti velileri zorlayacak

Mirza Tekinbey yazdı I İhracatçı döviz kazandırıyor, İskenderun Limak Limanı zaman kaybettiriyor

Mirza Tekinbey yazdı I İhracatçı döviz kazandırıyor, İskenderun Limak Limanı zaman kaybettiriyor

Cevdet Yılmaz açıkladı: Kişi başına milli gelirde 20 bin dolar eşiği

Cevdet Yılmaz açıkladı: Kişi başına milli gelirde 20 bin dolar eşiği

Nepal’deki sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 1367’ye çıktı

Nepal’deki sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 1367’ye çıktı

Trump Tahran yönetimine destek veren ülkeleri tehdit etti

Trump’tan seçim öncesi 5 bin dolarlık vaat! Milyonlarca Amerikalıya ödeme sözü

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Düğün gecesi ölmüştü! Gelinle ilgili mahkeme kararını verdi

Düğün gecesi ölmüştü! Gelinle ilgili mahkeme kararını verdi

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Tayfun Kahraman ve Meriç Demir boşanma kararı aldı

Tayfun Kahraman ve Meriç Demir boşanma kararı aldı

Sisi lakaplı Seyhan Soylu tutuklandı!

Sisi lakaplı Seyhan Soylu tutuklandı!

Fenerbahçe’den Kadıköy’e dev operasyon! Stat 64 bine çıkıyor, hedef 25 milyon euro

Fenerbahçe’den Kadıköy’e dev operasyon! Stat 64 bine çıkıyor, hedef 25 milyon euro

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • “Uyuşturucuyu Mehmet Akif getirdi, bizde kullandık”
  • 93 bin liralık okul servis ücreti velileri zorlayacak
  • Mirza Tekinbey yazdı I İhracatçı döviz kazandırıyor, İskenderun Limak Limanı zaman kaybettiriyor
  • Cevdet Yılmaz açıkladı: Kişi başına milli gelirde 20 bin dolar eşiği

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.