(The Turkish Post) – SERHAT AKTAŞ
Futbol severlerin futbol aşkı, ne yazık ki hakem hataları üzerinden yine kaçtı. Önceki yıllarda Türkiye’de yaşayan taraftarların alışık olduğu hatalar, bu sezon Nirvana’ya yükseldi. Daha önce sadece belirli maçlarda hortlayan hakem hataları, ligin henüz beşinci haftasında her maça yansıdı. Avrupa’nın sayılı liglerinde söz konusu hatalar, bir elin parmağını geçmezken, Türkiye’de yapılan yanlışların hatanın ötesine geçtiği de VAR kayıtlarıyla ortaya çıktı. Maalesef, yeşil sahalara şaibenin taşınması taraftarın da dikkatinden kaçmadı. Trabzonspor’un Gaziantep ile oynadığı maça taraftarlar rağbet göstermedi. Takımın, Samsunspor ve Fenerbahçe ile oynadığı maçlardaki bariz hatalara rağmen, yönetimin sessiz kalması bardağı taşırdı. Taraftarlar tepki için tribünleri boş bıraktı. Ancak Bordo Mavili takımın son maçında da hakemin bariz hatası, artık bu MHK ve Türk hakemlerle yürümeyeceğini bir kez daha gösterdi. Maçın hakemi Arda Kardeşler’in hatanın ötesinde, bariz art niyetli yaklaşımın ardından Savcılar mutlaka harekete geçmeli. Çünkü bu olay sadece takımlara değil, Türk futbolunun marka değerine zarar veriyor. Her hafta bu kadar yanlış karar veriliyorsa, savcılar hakemlerin irtibatını belirlemek zorunda…
HATALAR KRONİK HALE GELDİ
Trabzonspor–Gaziantepspor maçının hakemi Arda Kardeşler’in, ev sahibi takım aleyhine verdiği karar, Türk futbolunun kronikleşmiş bir yarasını bir kez daha gözler önüne serdi. Hakemlerin sahada adalet dağıtmak yerine, oyunun seyrini bozacak derecede net hatalar yapması, iyi niyete matuf bir hareket olmadığı ortaya çıkmış oldu. Üstelik bu hataları artık “insanlık hali” olarak da yorumlamamak gerekiyor. Ne yazık ki, bu kararlar, oyunun ruhunu katleden bir noktaya ulaşmış durumda.
Maalesef, Türkiye’de futbol severler maçtan ziyade, hakemleri ve hatalı kararlarını konuşuyor. Futbolun konuşulması gerekirken, masa başında hakem raporları tartışılıyor günlerce. Bu kapsamda maçın orta hakemi Arda Kardeşler’in Bordo Mavililer aleyhine yaptığı bariz hata da bunun son örneği. Net bir pozisyonu, hakemin yanlı ya da beceriksiz kararı sonrasında iptal edildi. Neticede kaybeden öncelikle ev sahibi takım olurken, devamında Türk hakemlerine duyulan güven de dip yaptı.
HAKEMLERE KİMSE GÜVENMİYOR!
Üzülerek belirtmek gerekir ki, Türkiye’de taraflı tarafsız hiçbir kulüp ve taraftarı Türk hakemlerinin adaletli karar verdiğine inanmıyor. Kısacası Türk hakemleri güvenilirliğini kaybetmiş durumda. Futbolcunun sahadaki emeği, taraftarın tribünde ödediği bilet parası, televizyon başında milyonların beklentisi, tek bir hakem hatasıyla çöpe gidiyor. Ve daha vahimi şu: Bu hataların hesabını soran, sorumluluk yükleyen bir mekanizmanın olmaması. TFF’dan MHK’ya, Kulüpler Birliği’nden kulüplere kadar hiçbir kurum, yıllardan beri devam eden sorunlara hiçbir çare bulamıyor. Daha da önemlisi, kulüplerin bir çözüm önerisi de bulunmuyor. Bu zafiyetten dolayı da, MHK ve hakemler, yeşil sahalardan haksız ve adaletsiz karar vermeye devam ediyor. Diğer taraftan, hata yapan orta hakemler ve VAR hakemleri, cezalandırılmayınca, ertesi hafta yine düdük çalmaya devam ediyor. Ceza yok, denetim yok, şeffaflık yok ne yazık ki.
HAKEMLER İÇİN DENETİM MEKANİZMASI ŞART
Açıkça yazmam gerekirse, Türk futbolunda adalet, sahada değil; kulislerde, lobilerde, masa başında aranıyor. Hakemler bir maçta bir takımı biçiyor, ertesi hafta başka bir takımı kollamaya çalışıyor. Bu kısır döngü içinde ne futbol gelişiyor, ne de taraftarın adalet duygusu tatmin oluyor. Artık net bir gerçek ortada: Türk futbolu, bu hakem düzeniyle ileri gidemez. Hakemler hata yapmaya devam ettikçe, ligimizin kalitesi düşmeye, futbolumuz dünya çapında ciddiye alınmamaya mahkûm. Çözüm, köklü bir değişimden geçiyor. Hakemlik sisteminin tamamen şeffaflaştırılması, performansa dayalı ciddi bir denetim mekanizmasının kurulması ve lobilerin etkisinden arındırılması şart. Aksi halde, Arda Kardeşler’in düdüğü sadece bir maçın değil, tüm Türk futbolunun ipini çekecek.






















