(The Turkish Post) – FATMA ZEHRA FİDAN
Özellikle son bir aydır şahit olduğumuz karanlığın tanımı yok. Diyenler boşuna dememiş; en iyi şey bozulduğunda en kötüden daha kötü olur diye. İnsan varlığı şirazeden çıktığında, kendi tarihinde maharetle uydurulan bütün kavramların ötesinde bir canlıya dönüşüyor.
Kötülüğün kendi zirvesine çıktığını düşündüğüm bir vakitte -2023- yazdığım bir şiirle karşılamak istedim bu tanımsız karanlığı. Meğer zirveler daha, çok daha diplerdeymiş.
tanım
Gün kasvetli mi olurmuş
Kasvet insan ruhunda
Sinmiş ruhların isi
Taşıma toprağıma
Gök yarılsa
Yıldırımlar çaksa
Tazyikli gün lavları fışkırsa
Ruhların ayazına
Sanki hiç kâr etmeyecek
Kahır silinmeyecek
Işığı sönmüş zihnin girdaplarına
Halbuki aylardan nisan
Mevsimlerden bahar
Güneşi solumalı
Yıldızlardan bir buket yapıp
Sevgiliye sunulmalıydı
Gölevez yapraklarında yağmur suyu
Yeşilciklerde çiy
Ağaç köklerinde yer bulmuş huzur
Gövdeme sarılmış şu taze neden bu kadar sarhoş
Aşk mı çarpmış başına
Yoksa yıllanmış üzüm suyu mu mahir
Peltek dillerde kıvrak şarkı
Hiç bu kadar yakışmamıştı
Aşk hasret ve gözyaşı
Dağıl ruhum evrenin gizlerine
Toplama kendini upuzun bir süre
Bırak dağınık kalsın her şey
Silme süpürme
Kirlerimden arınmasın ruhum
Dokunmasın etiğe
Belki kötülük kötü değildir
İyilik de iyi
Kim koymuş bu adları
Mucidi kim kuralların
Söyleyin haydi çok bilmişler
Tanımı var mı şu karanlığın
Tanım tanım tanım
Hepi topu tanrısal yanım
Oysa bütün tanrıları yenen
İnsan olmalıydım
(10 Nisan 2023, Fatma Zehra Fidan)






















