Çarşamba, Ağustos 26, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Değişen kim değiştiren kim

Bu yazıda, hayatın anlamının peşine düşüp henüz anlamın ne olduğunu anlayamayan biri olarak, kendiliğimizle aramızdaki mesafeye işaret etmek istedim. Fakat dönüp geldiğim bu noktada, kendi başına bir kendiliğimin olup olmadığı sorusu beni bekliyordu. Bu soruya verecek kesin cevabım yok...

31/12/2025 09:12
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Fatma Zehra Fidan yazdı I Değişen kim değiştiren kim
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

52 köşe yazısı

(The Turkish Post) – FATMA ZEHRA FİDAN 

Eskiden, henüz lise öğrencisiyken, kalbime dokunan cümleleri not ettiğim, sonra dönüp dönüp okuduğum çizgili bir defterim vardı. O deftere kaydettiğim bir cümle, defter kaybolduktan sonra bile zihnimde çakılı kaldı: “Herkes dünyayı ve başkalarını değiştirme gayretinde. Kendisini değiştirmeye çalışanlar ise çok az.”

İnsanın içine ayna tutan, bu hâlin kıymetini anlatan bu cümle benim için vazgeçilmez bir ilkeye dönüştü. Ayna hâlâ elimde, ancak aynada yansıyanların gerçekliğiyle ilgili şüphelerim var. Bu yazıda o şüphelere sadece işaret edeceğim.

Değiştirme yönelimi -değiştirilmek istenen durum ve özellikler her ne olursa olsun- bir farkındalık sonrasında gelişiyor. Dünyayı veya başkalarını değiştirmeye yönelmek bazı öncülleri gerektiriyor. Öncelikle insan olmaya dair ideal bir prototipte karar kılmış olmak lazım. Sonrasında ise bu ideal tipi -en azından başkalarına anlatacak, onlarda inandırıcılık sağlayacak kadar- kendiliğinin parçası kılmak şart. Bu ikisi bir araya geldiğinde veya geldiğine dair düşünceye ulaşıldığında ötekileri değiştirmeye yönelik eylemler ortaya çıkıyor.

Kendisini değiştirme yönelimi ise başka bir farkındalık deneyiminin ürünü. Bu durumda da kişi, olunması gereken bir durum tespiti yapıyor. Bu tespit farklı şekillerde ulaşılan ve ilke olarak kabul edilen bilgiler bağlamında gerçekleşiyor. İnsanın zihin dünyasında kabul gören, hatta kendisini dayatan bu bilgi insanın mevcut hâline uymadığında değişim arzusu, isteği, yönelimi tetikleniyor. “Bilgi” dedim ama, kişinin imlediği bilgi bir hâle ait etki de olabilir. İnsan birinin atmosferindeyken kendisini en iyi hâlinde hisseder ve o hâli o kişinin özellikleriyle temellendirebilir. Dolayısıyla o hâle kaynaklık eden her şey, “bilgi” kategorisinde yer alıyor. Hâsılı, kendisini değiştirme yönelimi kendinde daha iyiye ulaşma arzusuyla ortaya çıkıyor.

Başkalarını veya kendisini değiştirmeye yönelme belli düzeyde farkındalık gerektirse de değiştirici aktörün rolleri ve kendisini yeniden inşa süreci farklı gelişiyor. Hem kendisini hem başkalarını değiştirmeye yönelen kişi iyiye ulaşmayı hedefliyor. Hedefliyor, ancak burada önemli nüans farklılıkları var. İlkinin iyiliği, kendisi için hedeflediği amaca ulaşıp ulaşmamasına, ikincisinin iyiliği ise belirlenen hedefe başkalarının ulaşıp ulaşmamasına bağlı. Buradaki tatmin, ötekileri kötüden iyiye ulaştırma misyonunu üstlenmenin verdiği bir kahramanlık duygusunda da köklenebilir. Kahramanlık duygusu ise çoğunlukla gizildir; alttan alta akan leziz bir nehir gibi bünyeyi, daha başka bir ifadeyle egoyu besler.

Bu kısa değerlendirmeden sonra ortaya çıkan asıl soru bence şudur? Kişinin kendisinde veya ötekilerde değişim gerektiğine dair karar nasıl alınmıştır? Buna yönelik doğru/yanlış, iyi/kötü nasıl belirlenmiştir, bunları kim belirlemiştir?

Bu soruya farklı dönemlerde verilen cevaplar farklı kavramlarla ifade edilse de aynı noktada birleşiyor. İbn-i Haldun, Weber, Foucault, Bourdieu, Spinoza konuyla ilgili ilk akla gelen isimler. Hepsine göre -tonlamaları, vurguları ve kavramları farklı olsa da- insan, zannettiği gibi özgür değildir. İnsanın kendi eylemlerini belirleme konusunda iddia ettiği özgürlük farazi bir durumdur, çünkü kendi iradesine ve isteğine atfettiği hâller, durumlar ve bunlara ilişkin kararlar da içine doğduğu, bütün hücreleriyle emdiği kültürün ürünü ve inşasıdır. Her coğrafyanın kendine özgü bir kültür bağlamında temayüz ettiği düşünüldüğünde, bahse konu etik kavramların renk ve ton farklılığı kendiliğinden ortaya çıkar. Coğrafyanın kader olmaklığına ilişkin ifade ne kadar can yakıcı olsa da inkâr edilemeyecek kadar açık görünüyor.

Bu tespitten sonra kendisini dayatan başka bir soru: Değişen kim, değiştiren kim?

İnsanın içine doğduğu kültür ile karşılıklılık ilişkisinin önemi tam da burada ortaya çıkıyor. Alt metni kendi coğrafyasında yazılmış olsa da insan, başka ile karşılaştığında başkadan etkileniyor. Başka’nın onun ruhuna üflediği her neyse, insan kendisini kendisinde olmayan bir hâle uyandıran bilgi, oluş veya duruma ulaşmak arzusuyla değişime yöneliyor. Bu yönelimde özsel ve bütünsel bir değişme olmasa da -en azından- renklerin birbirine teması ve karışması söz konusu. Ana renkler üzerine değen, ona başkaya dair bir hâl veren farklı renklerle buluşma.

İnsanın kişisel tarihindeki inşa o kadar güçlü ki, bu buluşma, farklı bir musikinin rüzgârına kapılıp ondan haz almaktan öte gidemiyor. Kişinin bu hazla kucaklaşması ve onu hayatının bir parçası kılması zaman alıyor. Bu zaman zarfında ise haneye, mahalleye, topluma yeni doğanlar katılıyor. Kişinin, kendi ile başka arasında savrulduğu bu süreçte atmosfer artık değişmiş ve ortama doğan yeni kişiler başka bir sosyal gerçeklikle karşılaşmış oluyor.

Buradaki anahtar kavram, sanırım farklılaşma. Bu farklılaşmadaki farklılık, kuşak çatışması gibi sert bir kavramla ifade edilmiyor artık. Çünkü iletişim araçlarının fütursuzca bünyemize soktuğu başka’lar, eskide köklenenlere de çarpıyor ve onları da etkilemeye devam ediyor. Bu yüzden anne ile kızın, baba ile oğulun değişip dönüşmesi, bir çatışma sertliğinde olmuyor artık.

Bunun en bariz göstergelerini, kendisini “dindar bir Müslüman” olarak tanımlayan muhafazakâr kitlede görüyoruz. Bu, çok daha kapsamlı alan araştırmalarının ve analizlerin konusu olduğu için burada temas etmiyorum.

Bu yazıda, hayatın anlamının peşine düşüp henüz anlamın ne olduğunu anlayamayan biri olarak, kendiliğimizle aramızdaki mesafeye işaret etmek istedim. Fakat dönüp geldiğim bu noktada, kendi başına bir kendiliğimin olup olmadığı sorusu beni bekliyordu. Bu soruya verecek kesin cevabım yok, ancak -insanlardan yerdeki otlara, gökteki yıldızlardan hücrelerimize kadar- bütün varlıkların kendi şahsına münhasır bir teklik içinde var olduğunu düşünüyorum. Bu düşünce beyanıyla önemli bir cevap vermiş oluyorum.

Etiketler: değişen kimÜst Manşet
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

Önerilen Haberler

Arif Ahmet Denizolgun’un mezarı açılıyor
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Eski bakanı kim neden öldürdü?

Bünyamin Ünal yazdı I İnsan en çok yaptığına mı, yapmadığına mı pişman olur?
Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I İnsan en çok yaptığına mı, yapmadığına mı pişman olur?

Tuna Cevher yazdı I Sıcaklar turizm haritasını değiştiriyor
Haber Yorum

Tuna Cevher yazdı I Sıcaklar turizm haritasını değiştiriyor

Fatma Zehra Fidan yazdı I Yeni bir ışık altında gördüklerimiz
Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Yeni bir ışık altında gördüklerimiz

Popüler Haberler

FETÖ’ye yönelik 33 ildeki operasyonlarda 43 şüpheli tutuklandı

Yargının tuzu koktu: Mahkeme başkanı yargıladığı kadına uygunsuz mesajlar gönderdi

İçişleri’nin para eden hamleleri

İçişleri ve Emniyet’te kararname kulisleri: Soylu ekibi ve valilerin Ankara trafiği

İbrahim Tatlıses’in büyüdüğü mağaranın ziyaretçi sayısı şaşırttı

İbrahim Tatlıses’in büyüdüğü mağaranın ziyaretçi sayısı şaşırttı

Acun’u silmişti: Ece Erken kovuldu mu?

Acun’u silmişti: Ece Erken kovuldu mu?

Mert Eren yazdı I Oral Çelik beyin kanaması geçirdi: Durumu kritik

Mert Eren yazdı I Oral Çelik beyin kanaması geçirdi: Durumu kritik

İstanbul’a nakledilen Melih Meriç entübe edildi

İstanbul’a nakledilen Melih Meriç entübe edildi

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Kulis: MHP, barajının yüzde 5’e düşürülmesini teklif edecek

Kulis: MHP, barajının yüzde 5’e düşürülmesini teklif edecek

“Polat Alemdar” yıllar sonra ortaya çıktı: Malazgirt paylaşımı yaptı

“Polat Alemdar” yıllar sonra ortaya çıktı: Malazgirt paylaşımı yaptı

Önce hediye saati paylaştı, sonra paylaşımını sildi

Önce hediye saati paylaştı, sonra paylaşımını sildi

Arif Ahmet Denizolgun’un mezarı açılıyor

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Eski bakanı kim neden öldürdü?

ÖSYM, YKS 2024 sınav giriş belgelerini erişime açtı

AGS ve ÖABT sonuçlarında “hesaplama hatası mı yapıldı?

Oktay Saral’dan maden patronuna sert tepki: İşçinin hakkı patronun insafına bırakılamaz

Oktay Saral’dan maden patronuna sert tepki: İşçinin hakkı patronun insafına bırakılamaz

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Behzat Ç. CHP’nin Etimesgut Belediye Başkan Adayı

Ayla Leman Şanlı yazdı I Behzat Ç. son operasyonu kendine yaptı

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Nepal’de sel ve heyelanlarda ölenlerin sayısı 241’e yükseldi

Nepal’de sel ve heyelanlarda ölenlerin sayısı 241’e yükseldi

Davutoğlu: Bana ihtiyaç olmadığına inansam siyaseti bırakırdım

Davutoğlu, avukatı aracılığı ile Katar Emiri’ne danışmanlık iddiasını yalanladı

Önce hediye saati paylaştı, sonra paylaşımını sildi

Önce hediye saati paylaştı, sonra paylaşımını sildi

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Kulis: MHP, barajının yüzde 5’e düşürülmesini teklif edecek
  • “Polat Alemdar” yıllar sonra ortaya çıktı: Malazgirt paylaşımı yaptı
  • Önce hediye saati paylaştı, sonra paylaşımını sildi
  • Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Eski bakanı kim neden öldürdü?

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.