Cumartesi, Ekim 10, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Ayakta kalanlar üzerine

Yurttaşların ‘hayal kurma yetilerinin gasp edilmesi’, muktedirin bahse konu girişimindeki mutlak başarısını gösterir. Nazi zulmünde görülen rüyaları derleyerek bir kitap yazan Charlotte Beradt, muktedirin sadece uyanık hayatı değil, halkın bilinç altlarını da kontrol altına aldığını ortaya koymuştu. Benzer şekilde, KHK mağdurlarının -önemli bir kısmının- hayallerinin çalınmış olması eşi az görülen bir başarıya işaret eder.

19/08/2026 09:08
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Fatma Zehra Fidan yazdı I Ayakta kalanlar üzerine
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

58 köşe yazısı

(The Turkish Post) – FATMA ZEHRA FİDAN 

Birkaç aydır Ayakta Kalanlar adlı kitabımı İngilizceye çevirmeye çalışıyorum, bu yüzden, kaç kere baştan sona incelediğimi bilemediğim kitabı, bir kez daha ince eleklerden geçirmek durumundayım. Bu sadece akademik çalışma yorgunluğu değil, benim için en derin üzüntü kaynaklarından birine dalmak demek. İçinde yandığım bir ateşin en harlı alanında yanmaya devam edenlerle ilgili nesnel bir çalışma yapmak, akademik hayatımın en zorlu deneyimiydi.

Katılımcılarımdan pek çoğunun, en sevdiklerinin intiharından sonra başladıkları yeni hayata -intihara tanıklık, hayatı ‘intihardan önce ve intihardan sonra’ diye ikiye bölen bir etki yaratır- dair söyledikleri, kaçınmanın mümkün olmadığı bir üzüntü veriyor insana.

On dokuz yaşındaki oğlu intihar eden anne, hayatındaki en büyük sevincin oğlunun mezarına gitmek olduğunu söylüyor. ‘Bazen deliriyorum galiba, onu mezardan çıkartıp öpüp koklamak istiyorum. Onun ziyaretinden dönerken arabaya binmiyorum, ondan çabucak ayrılmayayım diye yürüyorum, yol iki buçuk saatte bitiveriyor…’

‘Arslan gibi kocası’ intihar eden genç kadın ise, ‘ben kadersiz bir kadınmışım işte’ dedikten sonra ‘hayallerimizi elimizden aldılar, neyin hayalini kuracağım ben bundan sonra, hayal falan kurmuyorum’ diye devam ediyor.

Bu iki örnek, tablonun ruhunu yansıtmaya yeter. Okuru aynı acıya boğmak niyetinde değilim; amacım, bazılarına trajik, hatta garip gelebilecek olsa da başka.

Aslında böyle cümleler kurma cesaretini de katılımcılarımdan aldım. Bu kahır dolu görüşmelerden belki bir sene sonra aradığım anne, daha mavi bir ses tonuyla konuşmuştu benimle. ‘Ne yaparsınız Hoca Hanım, hayat devam ediyor, gözüme bakan başka çocuklarım da var benim…’

Eşinin gidişiyle kahra boğulan kadın ise gökler ötesinden gelen bir lütufla ‘sağlam bir iş’ bulmuş, geride kalan çocuklarına odaklanmıştı, yeni bir kayıp daha yaşamaya tahammülü olamazdı.

Bu geri dönüşleri almasam, zihnim harı geçmeyen ateşlerin içinde yanan, çok istediği hâlde ölemeyen insan çığlıklarıyla kalacaktı, buna dayanmam zor/du. Fakat, KHK sebebiyle intihar eden kişi yakınlarında gözlemlediğim en önemli fark -bundan önce bilindik sebeplerle intihar eden kişi yakınları üzerine çalıştığım için karşılaştırma imkânım vardır- müntehirin ölümüyle ilgili dinsel yaklaşımda merkezleşiyor.

Katılımcılarım, dinin intihara dair yaklaşımını eleştirmiyorlar. Ancak onlarda Allah’ın sonsuz adalet ve merhametine duyulan güveni körükleyen bir saik var: Devlet yönetiminin zulmünün şiddeti. Bunun yanında müntehirin ruh sağlığının bozulması, onların ruhuna serinlik üfleyen ve intiharı ‘bir mazlum ölümüne’ yükselten en önemli sebeplerden biri.

Hâl böyle olduğunda, bu bitimsiz acı sona ermese de tesellisi ve serinliği geride kalanlara ulaşıyor.

Bu bağlamda, bana hayal kurma özgürlüğü üzerine söz söyleme alanı açılmış oluyor.

…

Yurttaşların ‘hayal kurma yetilerinin gasp edilmesi’, muktedirin bahse konu girişimindeki mutlak başarısını gösterir. Nazi zulmünde görülen rüyaları derleyerek bir kitap yazan Charlotte Beradt, muktedirin sadece uyanık hayatı değil, halkın bilinç altlarını da kontrol altına aldığını ortaya koymuştu. Benzer şekilde, KHK mağdurlarının -önemli bir kısmının- hayallerinin çalınmış olması eşi az görülen bir başarıya işaret eder.

Her zaman olduğu gibi, buna itiraz ediyorum ve en mahrem alanlarımızdan biri olan hayallerimizi korumaya davet ediyorum arkadaşlarımı ve bu gaspa maruz kalan herkesi. Hayallerim çalındığında, sözün konusu olabilecek bir benden pek söz edilemeyecektir artık. Halbuki yaşadığıma, algıladığıma ve anladığıma göre, hatta konuşuyor ve yazıyor olduğuma göre, böylesine korkunç bir gaspın mağduru olmam imkânsızdır.

Bunları söylerken acıları anlamamayla, empati yoksunluğuyla, ukalalık ve çok bilmişlikle, hasılı hadsizlikle suçlanabilirim. İntihardan geride kalan acılı özneler beni bu şekilde suçlarsa gövdemdeki zerreler adedince kabulümdür, ellerinden ve kalplerinden aynı sevgiyle öperim onları. Fakat deneyimlediğim şey, onların bu çizgide olmadıkları, hatta beni ‘Hoca Hanım, biz iyiyiz, ne olur bizi merak etme bu kadar’ diyerek teselli bile ettikleridir.

Hayallerimizi, umutlarımızı, yaşam sevincimizi ve amacımızı despotik vampirlerin orgazmik hazlarına teslim etmek, bana hayattaki en büyük onursuzluk gibi geliyor. Bunu reddediyor ve bu türlü bir gaspın mağduru olan herkesi bir kere daha hayata ve yaşamaya davet ediyorum.

İçimden süzülen bir şiirle.

 

Gökyüzüne Yağan Yıldızlar

 

Gökyüzü zifir karası değil

Kalbimden akan yıldızlarla yaldızlanmış

Başak sarısı saçlarıma tüneyen yıldızlar

Yavrularını doğurmuş

Başla kalp arasında jenerasyon farkı mı vardı, bilemem

Zihnimden kalbime doğan yıldızların gözü yukarılarda

Bu tersine göç adil

Gökyüzü neden hep veren olsun?

Alan olmalı bazen

İçimde kanat çırpan kelebekler

Işığa mı doydu

Yoksa cömertleşti mi?

Yıldız yavrularını semaya salan içimin gökleri

Kelebek alkışlarından mest ve sermest

Başak sarısı saçlarım

Kollarını duadan indirme sakın

Kendiliğimi çağıran çığırtkanlıklarım.

(FZF 2023)

 

Etiketler: ayaktafatmaFidankalanlarÜst ManşetüzerineZehra
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

Önerilen Haberler

H. Agah Kalender yazdı I ‘Sakıncalı Çökelek’in evlat acısı
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I ‘Sakıncalı Çökelek’in evlat acısı

Ayşem Narlı yazdı I Bir çocuk sevgiyi kitaplardan değil, ebeveynin bakışlarından öğrenir
Köşe Yazarı

Ayşem Narlı yazdı I Bir çocuk sevgiyi kitaplardan değil, ebeveynin bakışlarından öğrenir

Fon vurgununda ‘Denizbank’ iddiası: Genel Müdür Yardımcısı da çarkın içinde
Köşe Yazarı

Aslı Güney yazdı I Seçil Erzan ve “yargının elit seçiciliği” üzerinden ünlü sporcular

TFF kararı: Fenerbahçe, Beşiktaş ve Başakşehir’in ilk hafta maçları ertelendi
Köşe Yazarı

Kamil Aslan yazdı I Türk futbolunda güven krizi ve yeşil sahalarda kara bulutlar

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Vanlı Kara Haydar soruşturmasında ele geçen para 2,5 milyar liraya dayandı
  • Reza Zarrab’ın yeni eşi de fon vurguncusu iddiası
  • Yahşihan Belediyesi’nin imar müdürünün serveti dudak uçuklattı
  • H. Agah Kalender yazdı I ‘Sakıncalı Çökelek’in evlat acısı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.