Çarşamba, Ağustos 5, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Anlaşılmak İhtiyacı

Söz, sadece duygu ve düşüncelerimizden değil, bedenimizden de taşar. Söz aynı zamanda, sadece duygu ve düşüncelerimize değil, bedenimize de ulaşır. İçimizi maviliklere boyayan bir söz öbeği bedenimizi de çiçeklendirir. Birilerinin zihninden fırlamış sözlerle kara deliklere gireriz, hafakan sadece zihinde yaşanmaz.

05/08/2026 06:08
Okuma süresi: 3 dk. okuma
A A
Fatma Zehra Fidan yazdı I Anlaşılmak İhtiyacı
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

49 köşe yazısı

(The Turkish Post) – FATMA ZEHRA FİDAN    

Bazen kendimi “sanki kalemle doğmuşum” derken buluyorum. Bu cümle yazıyla tanışıklığımın kökenini anlatmak için kurulmuş olamaz, bunu yeni fark ediyorum.

Söz söyleme ihtiyacının, üstelik sözlerimizi yazarak başka zihinlere, hatta bedenlere ulaştırma ihtiyacının altında yatan sebep nedir?

Bir yap boz tahtasının önünde kendi yıkıntılarımızdan yeni bir insan yaratmanın peşine düşmüşken, ‘söz’ bunun neresinde?

Kendi sözümü söyleme ihtiyacı, kendimi inşa ve kabul görme ihtiyacından bağımsız olabilir mi?

Kendi sözüm var mı, varsa hangisi? Bundan şüphe duymak gerektiğini savunuyorum, çünkü bütün sözler bizden önce söylenmiş. Söz, öğrenilen ve kendimizin kılınan bir şey olmalı.

Öyleyse öğrendiğim ve edindiğim şeylerin benim olması, benim kokuma, edama, tarzıma bürünmesi için ne gerekir? Ya da başkasından öğrendiğim şeyleri benim kılmak gerçekten mümkün mü?

“Düşün düşün yoktur işin” veya “bu kadar derinlere dalma, kaybolursun” diyerek düşünceyi alaya alan ataların haklılık payı olabilir mi?

Atalara hak vermeyi pek sevmiyorum ama ya haklılarsa. Çünkü bu söz kurma meselesini deştikçe iyice zavallılaştığımı görüyor ve bundan pek hazzetmiyorum.

Sesli veya yazılı düşünerek yol bulabiliriz belki: Söz, sadece duygu ve düşüncelerimizden değil, bedenimizden de taşar. Söz, sadece duygu ve düşüncelerimize değil, bedenimize de ulaşır. İçimizi maviliklere boyayan bir söz öbeği bedenimizi de çiçeklendirir. Birilerinin zihninden fırlamış sözlerle kara deliklere gireriz, hafakan sadece zihinde yaşanmaz.

Sözü söyleyenin amacı beni maviliklere boğmak veya kara deliklere atmak mıdır? Burada durmak lazım; çünkü sözü, söyleyenin niyetinden bağımsız algılarız. Söz ağızdan çıktıktan sonra onu söyleyenden bağımsız olarak renk alır artık. Olan olmuştur.

Peki söz söylerken benim niyetim nedir? Kendi tarihimi başkalarının dizdiği harflerle doldurmaya ne gerek var(dı)?

Öyle değil işte. Harfleri içinde bir nevi büyü barındıran tuğlalar olarak düşündüğümüzde, inşaat ustasına göre şekil alıyor onlar.

Söz söyleme sancısı, büyülü binalar yapma veya başkalarının yaptıklarını yıkma arzusundan mı doğuyor o hâlde? Birilerinin zihnine ve bedenine çöreklenmek, ruhumdan üflediğim cümlelerimle oralarda bir yer bulmak için mi?

Bütün mesele bu mu yahu? Belki de bütün mesele bu; tanınmak ve kabul görmek arzusu.

Peki bunda kendini bu kadar kötü hissedecek ne var? Koskoca filozof bin yıllar öncesinde noktayı koymuş zaten, sana/bana ne oluyor? “İnsan kabul görmek için yaşar” demiş Aristoteles.

Hepi topu kabul görmek için yaşıyorsak bu yaşamak işi de sakat. Çünkü kabul görmek için didindiğimiz insan varlıkları artık pek hoşlandığım bir tür değil gibi. (Böyle desem de bu sözüme pek inanmıyorum, çünkü insanları sevmekten vazgeçemiyorum, bu ikilemle ne yapacağım diye bir düşüncem yok, böyle iç çelişkisiyle yaşayıp gideceğim galiba.)

Yani ‘dünyamızı dolduran kalabalık beni kabul etse ne olur, etmese ne olur?’ desem içimdeki gökler infilak ediyor. Çünkü egonun ve kibrin bu derecesine ben bile dayanamıyorum, okur nasıl dayansın?

Aslında günün sonunda, cümlenin sonunda, ana karnında başladığımız ayrılıkların kopuşların ve ne zaman biteceğini bilemediğimiz birleşmelerin sonunda… yani yaşadığımız ve yeniden yaratıldığımız her anın sonunda, sanırım dert hep aynı: Var olmak. Kendi varlığımla tanınmak.

Kendi varlığımın hangisi olduğu hep şüpheli olsa da olduğum anda ve durumda nasılsam, özgürce o hâlimde olabilmek ve kabul görmek.

Aslında yeni bir çetrefilli durumun ucuna geldik. Kabul görmek için kabul edebilmek gerekir. Kabul etmek taraftar olmak, benimsemek, o duyguyu düşünceyi ideolojiyi bedensel etkinlikleri desteklemek demek değil. Sanırım kabul etmek, anlamak demek.

İşte şimdilik ve bence her zaman asıl dert bu: anlamak ve anlaşılmak.

Bir kere daha kendime dönüyorum, kendimden yüz çevirmiyorum: ne kadar derin bir anlaşılmak arzusuyla doğduysam, doğarken kalem elimdeymiş.

Anlaşılma arzusunun şiddeti galiba beni anlayıcı kıldı. Anlayabildiğim kadar anlamayı, başkalarının iklimlerinde dupduru sakin yargısız bir iklimle gezinmeyi, o içlere dokunmayı, sonra kendi içime dönüp kendime selam çakmayı seviyorum vesselam.

Etiketler: AnlaşılmakfatmaFidanihtiyacıÜst ManşetZehra
PaylaşTweetPaylaşGönderTara
Fatma Zehra Fidan

Fatma Zehra Fidan

Önerilen Haberler

Kemal Albayrak yazdı I Uyanmak ve uyarmak!
Köşe Yazarı

Kemal Albayrak yazdı I Uyanmak ve uyarmak!

Suna Yaman yazdı I İngiltere’de başbakanlar değişiyor, ekonomi yerinde sayıyor
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I İngiltere’de başbakanlar değişiyor, ekonomi yerinde sayıyor

Bünyamin Ünal yazdı I Her yeni yüzde kendini aramak
Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I Her yeni yüzde kendini aramak

Bütçe maratonu başlıyor: Genel Kurul 14 gün kesintisiz mesai yapacak
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Süreç haftası; ‘Anahtar yasa’ gündemde…!

Popüler Haberler

Emniyet içerisinde köklü tasfiye iddiası

Burhaniye’de ‘kanunsuz emir’ iddiası: Polis savcılığa başvurdu

Müfit Can Saçıntı’dan veda mesajı gibi paylaşım

Müfit Can Saçıntı’dan veda mesajı gibi paylaşım

Kızılcık Şerbeti kadrosundan çıkarılınca hayata küstü

Kızılcık Şerbeti kadrosundan çıkarılınca hayata küstü

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ndeki ağır iddialar Meclis’e taşındı

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ndeki ağır iddialar Meclis’e taşındı

Yine kadın cinayeti: Eşini öldürüp intihar etti

Vukuatlı eski savcının evinde şüpheli ölüm

Cem Küçük farklı kişi ve şirketlerden düzenli ödeme almış

Cem Küçük farklı kişi ve şirketlerden düzenli ödeme almış

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Kemal Albayrak yazdı I Uyanmak ve uyarmak!

Kemal Albayrak yazdı I Uyanmak ve uyarmak!

Vatandaş borcunu ödeyemiyor: Batık kredi kartı borçları bir yılda yüzde 245 arttı

Kredi kartlarında asgari ödeme iki katına çıkıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yeni operasyon

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yeni operasyon

İslam Memiş cevapladı: Şimdi altın alınır mı?

Yükselişe geçen altın iki haftanın zirvesinde

Özgür Özel 4’üncü kez genel başkan seçildi

Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılması istendi

Beyaz TV programcısı Tahir Sarıkaya tutuklandı

Beyaz TV programcısı Tahir Sarıkaya tutuklandı

Müfit Can Saçıntı’dan veda mesajı gibi paylaşım

Müfit Can Saçıntı’dan veda mesajı gibi paylaşım

Beyaz TV programcısı Tahir Sarıkaya tutuklandı

Beyaz TV programcısı Tahir Sarıkaya tutuklandı

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu tutuklandı

Beşikçioğlu’nun uyuşturucu test sonucu belli oldu

Beşiktaş da istemişti: Trabzonspor Salah ile anlaştı

Beşiktaş da istemişti: Trabzonspor Salah ile anlaştı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Kemal Albayrak yazdı I Uyanmak ve uyarmak!
  • Kredi kartlarında asgari ödeme iki katına çıkıyor
  • İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yeni operasyon
  • Yükselişe geçen altın iki haftanın zirvesinde

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.