Çarşamba, Ekim 7, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Esat Aytan yazdı I Okul kapısındaki son bakış

Okula başlamak, bir çocuğun hayatında atılan ilk büyük adımdır. O adımı, aceleyle değil; bir bahar ekimi sabrıyla, bir sanatçı inceliğiyle, bir anne şefkati ve bir öğretmen inancıyla karşılayalım. Çünkü yarının dünyası, bugün okul kapısında bıraktığımız o küçük ayakların ne kadar güvende hissettiğiyle şekillenecek.

04/09/2026 00:09
Okuma süresi: 7 dk. okuma
A A
Esat Aytan yazdı I Okul kapısındaki son bakış
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Esat Aytan

Esat Aytan

50 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ESAT AYTAN  

Okula Başlarken, Çocuğun Ruhunu Koruyan İnce Dokunuşlar Üzerine Bir Başucu Yazısı

Bir akşamüstü, sonbaharın ilk serinliği pencere pervazına usulca konduğunda, gözüm bir çocuk ayakkabısına takıldı. Yeni, sert tabanlı, bağcıkları henüz yumuşamamış bir ilkokul ayakkabısı… O ayakkabıyı sabahın köründe giyecek küçük ayakları; o ayakları taşıyacak cesareti; o cesareti yeşertecek, kapıda bekleyen sıcak bir bakışı düşündüm uzun uzun. Yirmi yılı aşkın süredir sınıf kapılarında, koridorlarda, veli görüşmelerinin sessiz geriliminde ve çocukların gözbebeklerinde durdum. Ve gördüm ki, bir çocuğun hayatında okulun ilk günü, bir takvim yaprağından, bir kırtasiye alışverişinden, bir üniforma ölçüsünden çok daha derin bir şeydir. O gün, bir ruhun dünyaya açıldığı; ya sevgiyle ya da korkuyla çerçevelenen ilk penceredir. …ve bu pencereden bakar hayata, bu pencereden anlamlandırır yaşamı…

Bu satırları bir “uzman” sıfatıyla, hazır reçeteler sunan bir rehber olarak değil; bir anne babanın titreyen endişesini, bir öğretmenin sabahın erken saatlerindeki yorgun ama umutlu niyetini ve bir çocuğun kelimelere dökemediği sessiz çığlığını aynı göğüste taşıyan bir insan olarak yazıyorum. Çünkü gerçek eğitim, uygulanacak bir formül değil; bir yüreğin öbür yüreğe sessizce uzattığı gönül bağlarıdır. O yüreğe ince dokuduğunuz her bir şey, çocuğun hayat boyu taşıyacağı içsel sesin tonunu belirler. Bu tonun yönlendirdiği davranışları sergiler…

Anne Baba Olmak: Bırakmak Sanatı

Okul kapısına ilk kez yaklaşan bir çocuk için dünya ikiye bölünmüştür: “ev” ve “orası”. Ve biz büyükler, çoğu zaman farkında olmadan, “orası”nın güvenli olmadığını ima eden küçük sinyaller veririz. Sabahın acele telaşı içinde, “Öğretmenin seni çok sever, ağlama bakalım” gibi cümleler kurarız. Oysa çocuk henüz tanımadığı bir insana “sevgi” atfetmekte zorlanır; bizim bu aceleciliğimiz onda, duygu ile gerçeklik arasındaki ilk güvensizliği doğurur. Bir çocuğa henüz tanışmadığı birini sevdirmeye çalışmak, ona görünmeyeni görünüyormuş gibi anlatmaktır; bu ise güvenin değil, kafa karışıklığının tohumudur.

Bırakmak, terk etmek değildir. Çocuğun kendi başına keşfetmesine alan açmaktır. Sabah rutininizi bir koşturmaca değil, küçük bir tören haline getirin. Uyanma vaktini bir kaç dakika erkene alın; kahvaltı sofrasını bir sorgu masası değil, bir sohbet kürsüsü yapın. “Bugün neyi merak ediyorsun?” sorusu, “Derslerine çalıştın mı?” sorusundan bin kat daha çok kapı aralar. Çünkü merak, öğrenmenin tek gerçek yakıtıdır; korku ise o ateşi söndüren ilk su damlası…

Ve o kapıya geldiğinizde… Uzun, gövdenizi eğip boyunuzu onunla eşitleyen bir vedalaşma yapın. Gözlerine bakın. “Ben seni burada bırakıyorum, akşam gelip alacağım” cümlesini bir teminat gibi, sakin bir sesle söyleyin. Sözünüzü tutacağınıza dair en küçük bir şüphe bile çocuğun zihninde kalıcı bir gedik açar. Giden siz olun, ama giderken arkada güven bırakın. Ayrılık anında içiniz burkulsa bile, yüzünüze yapay bir gülümseme yapıştırmak yerine dürüst ama dimdik bir duruş sergileyin. Çocuk sizin tedirginliğinizi değil, sizin ona duyduğunuz güveni model alır. Siz sakin olduğunuzda, dünya onun için de güvenli olur.

Öğretmen Olmak: İlk Bakışın Sihri

Bir sınıfa ilk adımını atan çocuk, öğretmeninin yüzünü bir harita gibi okur. O haritada gülümseme varsa, çocuk yolunu bulur; endişe ya da acele varsa, çocuk kendini gizler. İlk bakış, not defterinden, müfredattan, sıra düzeninden önce gelir. Bir çocuğun adını, henüz cümle kuramadan, daha kapıdan girerken doğru telaffuzla söyleyebilmek; ona “sen buradasın, sen görünüyorsun, sen değerlisin” demektir. İsim, bir insanın dünyadaki ilk şiiridir; onu doğru okumak, o şiiri korumak demektir.

Sınıfı bir sınav arenası değil, bir sığınak haline getirin. Kapıyı bir eşik olarak değil, bir kucaklama olarak tasarlayın. İlk hafta müfredatı bir kenara bırakın; önce güveni öğretin. “Burada hata yapmak serbesttir. Çünkü hata; öğrenme Yolunda edinilmiş güzel bir deneyimdir.” mesajını her davranışınızla verin. Çünkü bir çocuk ancak kendini güvende hissettiğinde risk alır; risk aldığında ise gerçek öğrenme başlar. Bilgi, korkuyla ezberlenir; ancak sevgiyle içselleştirilir.

Her çocuğun sırtında görünmez bir çanta taşıdığını unutmayın: Kiminde ayrılık acısı, kiminde bir kardeş kıskançlığı, kiminde maddi yetersizliğin sessiz utancı vardır. Öğretmenlik, yalnızca konu anlatmak değil; o görünmez çantaların ağırlığını hissedebilmektir. Bir çocuk derse katılmıyorsa, önce “neden”i sorun; “niçin çalışmıyorsun”u değil. Bazen bir çocuğun sessizliği, en yüksek sesli yardım çağrısıdır.

Ortak Bahçe: Yetiştirme Sorumluluğu

Çocuk, iki büyük denizin arasında yüzen küçük bir gemidir: Aile ve okul. Bu iki deniz birbirine ters aktığında, gemi savrulur. Anne baba ile öğretmen, birbirinin rakibi değil; aynı bahçenin iki bahçıvanıdır. Bahçıvanlar toprağı birbirine şikâyet ederse, tohum çürür.

Bu yüzden köprü kurun. Öğretmen, çocuğun evdeki küçük zaferlerini — bir resim, bir yardım, üstlendiği bir sorumluluk — sınıfa taşısın; anne baba, çocuğun okuldaki küçük ışıklarını akşam sofrasına taşısın. “Bugün öğretmenin senin çizdiğin resmi duvara astı” cümlesi, bir çocuğun benlik saygısını bir hafta boyunca taşır. Ve lütfen, çocuğun yanında öğretmeni ya da öğretmenin yanında aileyi yermeyin. Çocuk size duyduğu güveni, eleştirdiğiniz otoriteye de yansıtır; orada da yaralanır. Güven, çocuğun gözünde bir bütünse, onu parçalamayalım.

Detayların Dili: Küçük Dokunuşlar, Büyük Dönüşümler

Eğitim, büyük vaatlerde değil; mikroskobik inceliklerde saklıdır. Bir beslenme çantasına konulmuş, “Seni seviyorum, tadını çıkar” yazılı minik bir not; çantayı açan çocuğun o günü bir şefkat hatırasıyla geçirmesini sağlar. Sıranın üstüne bırakılmış, adına yazılmış bir “hoş geldin” kartı; o çocuğa “bu yer senin” dedirtir. Sabah kapıda verilen on saniyelik gerçek bir gülümseme; gün boyu omuzlarındaki görünmez yükü hafifletir.

Bazen en büyük dokunuş, hiçbir şey yapmamaktır. Çocuk ağladığında hemen “haydi gülümse” demek yerine, o yaşın yanında durmak; “üzgün olduğunu görüyorum, burada ben varım” demektir. Duygunun yanında durmak, onu onarmaktan daha derin bir iyileştirmedir. Çünkü çocuklar duyguyla değil, duygunun kabul edilişiyle büyür. Gözyaşı bir zayıflık değil, bir dürüstlük işaretidir; onu silmek yerine, önce anlamak gerekir.

Ödev konusunda da ince olun. Ödev, çocuğun öğrenme sevgisini öldüren bir angaryaya dönüşmesin. “Bu senin keşfin, ben sana yol arkadaşıyım” dengesini koruyun. Anne baba ödevin polis memuru değil, öğrenme yolunun refakatçisidir. Öğretmen de ödevi bir ceza değil, gelişimi görmek için bir pencere olarak sunar. Ölçülen şey çocuğun değeri değil, aldığı mesafedir; bu ayrımı çocuğa hissettirmek, onun özgüvenini korumanın anahtarıdır.

Ağlayan Çocuğa Bir Mektup

“Sevgili küçük dostum, biliyor musun, ağlamak senin en dürüst dilindir. Okul kapısında gözyaşların süzüldüğünde, aslında şunu söylüyorsun: “Dünya yeni ve büyük, ben ise henüz küçük hissediyorum.” Bu çok normal. Cesur olan ağlamayan değil; ağlarken yine de bir adım atandır. Öğretmenin ve anne Baban, senin o gözyaşını silmek için oradalar; ama seni değiştirmek için değil, seninle birlikte olmak için. Merak etme; her sabah biraz daha kolay olacak. Bağcıkların yumuşayacak, ayakkabın ayağına oturacak, koridorlardaki o yabancı sesler bir gün arkadaşlarının kahkahasına dönüşecek. Sen sadece kendin ol; meraklı, bazen korkak, çoğu zaman harika olan sen.”

Zil Çaldığında

Ve işte o an gelir: Zil çalar. İlk günün sonundaki o zil, bir bitiş değil; bir başlangıcın onaylanışıdır. Çocuk kapıdan çıktığında, üzerinde taşıdığı şey; gün içindeki notlar değil; içindeki kıvılcımın o gün yanıp yanmadığıdır. Bizim görevimiz o kıvılcımı söndürmemek, aksine her sabah üzerine bir nefesle canlandırmaktır. Okul, çocuğu kalıba sokan bir matbaa değil; o kıvılcımı büyüten bir bahçedir.

Okula başlamak, bir çocuğun hayatında atılan ilk büyük adımdır. O adımı, aceleyle değil; bir bahar ekimi sabrıyla, bir sanatçı inceliğiyle, bir anne şefkati ve bir öğretmen inancıyla karşılayalım. Çünkü yarının dünyası, bugün okul kapısında bıraktığımız o küçük ayakların ne kadar güvende hissettiğiyle şekillenecek. Okulun ilk günü, bir çocuğun kendine duyduğu güvenin temel taşıdır; o taşı biz döşeriz.

Unutmayalım: Biz çocuk yetiştirmiyoruz, insan yetiştiriyoruz. Ve her insan, bir bakışın, bir cümlenin, bir sabahın içinde doğar. Okul kapısındaki o son bakışı, bir vedaya değil; bir umuda çevirmek bizim elimizde. Yarın sabah, çocuğunuzun ya da öğrencinizin gözlerinin içine bakın ve şunu hatırlayın: O küçük yürek, size dünyayı yeniden anlatma fırsatını henüz bu sabah sundu. Onu kucaklayın…

Etiketler: aytanbakışEsatkapısındakiokulslider-mansetson
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
Esat Aytan

Esat Aytan

Önerilen Haberler

Fon soruşturmasında adı geçen iş insanı Ali Emre Ballı intihar etti
Gündem

Fon soruşturmasında adı geçen iş insanı Ali Emre Ballı intihar etti

Tayfun Kahraman ve Meriç Demir boşanma kararı aldı
Gündem

MHP’li Feti Yıldız’dan Tayfun Kahraman açıklaması: Yargılamanın yenilenmesi gerekir

Bahçeli: Kamışlı provokasyonu pişmiş aşa su katma rezaletidir
Gündem

Seçim için 2028’i işaret eden Bahçeli: Adayımız Erdoğan

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Siyasette yeni dönem mümkün mü? 
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Siyasette yeni dönem mümkün mü? 

Popüler Haberler

‘Yolyemezler’ suç örgütüne operasyon: 38 gözaltı

Kahvaltılık çalarken yakalanan 49 yaşındaki baba kelepçeyle gözaltına alındı

Spiker Erhan Çelik’in boşanma aşamasındaki eşi Özlem Gültekin hayatını kaybetti

Erhan Çelik’in eşi Özlem Gültekin Çelik’in ölümünde yeni gelişme

“Oğlumu istiyorum, suçunu söyleyin ya da özgürlüğünü verin”

“Oğlumu istiyorum, suçunu söyleyin ya da özgürlüğünü verin”

Fatma Sayan’ın kardeşi, ikinci kez büyükelçi yapıldı

Fatma Sayan’ın kardeşi, ikinci kez büyükelçi yapıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’ı karşıladı

Trump: Erdoğan dostum, onu her zaman mutlu ederim

“Fatma Betül Sayan Kaya bakanken annesine lüks villa aldı” iddiası

“Fatma Betül Sayan Kaya bakanken annesine lüks villa aldı” iddiası

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Fon soruşturmasında adı geçen iş insanı Ali Emre Ballı intihar etti

Fon soruşturmasında adı geçen iş insanı Ali Emre Ballı intihar etti

Neşe Polat yazdı I BDDK’dan Akbank’ın POS ücret uygulamasına kritik yanıt: Ticari faaliyetini sonlandıran müşteriden ücret alınamaz

Neşe Polat yazdı I BDDK’dan Akbank’ın POS ücret uygulamasına kritik yanıt: Ticari faaliyetini sonlandıran müşteriden ücret alınamaz

Ayşem Narlı yazdı I Çocuğun inadı mı, ebeveynlerin tutarsızlığı mı?

Ayşem Narlı yazdı I Çocuğun inadı mı, ebeveynlerin tutarsızlığı mı?

Tayfun Kahraman ve Meriç Demir boşanma kararı aldı

MHP’li Feti Yıldız’dan Tayfun Kahraman açıklaması: Yargılamanın yenilenmesi gerekir

Bahçeli: Kamışlı provokasyonu pişmiş aşa su katma rezaletidir

Seçim için 2028’i işaret eden Bahçeli: Adayımız Erdoğan

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Siyasette yeni dönem mümkün mü? 

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Siyasette yeni dönem mümkün mü? 

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

‘Yolyemezler’ suç örgütüne operasyon: 38 gözaltı

Kahvaltılık çalarken yakalanan 49 yaşındaki baba kelepçeyle gözaltına alındı

Ataşehir Belediyesi operasyonunda 5 kişi tutuklandı

Ataşehir Belediyesi operasyonunda 5 kişi tutuklandı

Tunceli Barosu Sonel’in isminin cadde ve sokaklardan kaldırılmasını istedi 

Gülistan Doku soruşturmasında 300 kilo eroin ve 400 milyonluk gayrimenkul iddiası

Piyasalarda yeni şok: Tera Yatırım 5 milyar TL’lik bonoyu ödeyemedi

Piyasalarda yeni şok: Tera Yatırım 5 milyar TL’lik bonoyu ödeyemedi

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Fon soruşturmasında adı geçen iş insanı Ali Emre Ballı intihar etti
  • Neşe Polat yazdı I BDDK’dan Akbank’ın POS ücret uygulamasına kritik yanıt: Ticari faaliyetini sonlandıran müşteriden ücret alınamaz
  • Ayşem Narlı yazdı I Çocuğun inadı mı, ebeveynlerin tutarsızlığı mı?
  • MHP’li Feti Yıldız’dan Tayfun Kahraman açıklaması: Yargılamanın yenilenmesi gerekir

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.