Cumartesi, Ekim 10, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Esat Aytan yazdı I Görüldüğünde öğrenir

Çocuğun ilk okulu evidir; ilk öğretmeni, onu büyütenidir. Unutulmamalıdır ki çocuk, derslerden önce sizden öğrenir öğrenmeyi. Bir kitaba duyduğunuz ilgi, çözülemeyen bir probleme “birlikte bakalım” diyen sakin tavrınız, bir meraka gösterdiğiniz gerçek ilgi — hepsi çocuğun zihnine sessizce işleyen bir derstir.

24/08/2026 09:08
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Esat Aytan yazdı I Görüldüğünde öğrenir
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Esat Aytan

Esat Aytan

50 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ESAT AYTAN  

Çocuğunuzun Akademik Başarısının, Kalbinde Saklı Kökleri

“Çocuğun zihni, önce kalbinde doğar.”

Bir akşam, ödev masasında oturan çocuğunuza baktığınızı düşünün. Önünde yarım kalmış bir test, arkasında daralan bir süre, üstünde usanmış bir küçük yüz. O an içinize düşen cümle büyük olasılıkla şudur:

“Biraz daha çalışsa, biraz daha disiplinli olsa, notları yükselse…” Oysa asıl sorunun bu mu olması gerekirdi?.

Asıl sorunun bu olması gerekmez mi? : “Masada oturan çocuk, şu an gerçekten orada mı? Yoksa gözü sayfada, aklı kalbinde, kimsenin görmediği bir yerde mi kaybolmuş-kayboluyor?”

Çünkü bir çocuk, ne kadar çok görülürse o kadar çok öğrenir. Ve hiçbir özel ders, hiçbir kurs, kalpte açılmamış bir kapıdan girip çocuğun zihnine ulaşamaz.

Çoğumuz şuna inanmak üzere büyütüldük: Önce başarılı ol, sonra sevilmeye hak kazan; önce çalış, sonra görül. Oysa gerçekte sıra tam tersine işler.

Sevgi başarının nedeni değilse, başarı sevginin meyvesidir. Bir çocuk, “olduğum hâlimle yeterliyim” inancını taşımadan, yeni bir şey deneme — yani hata yapma ve yeniden deneme — cesaretini gösteremez. Önce görülür; görüldükten sonra, öğrenir.

Bir çocuğun beyni, kendini güvende hissettiğinde öğrenmeye açılır. Duygusal güven, beynin dikkat, bellek ve problem çözme merkezlerini besler. Oysa bir çocuk korktuğunda, eleştirileceğini düşündüğünde, yetersiz hissettiğinde, beyni; “hayatta kalma” moduna geçer; o anda kapasitesinin büyük bölümü dersi değil, tehdidi yönetmekle meşgul olur.

Korkuyla çalışan bir zihin hatırlamaz; sadece saklanır. İşte bu yüzden bağırılan bir ders, çocuğun belleğine değil, yorgunluğuna yazılır.

Dünyaya gelen her çocuk bir bilim insanıdır: her şeyi sorar, her şeye dokunur, her şeyi söker. Bu merak, öğrenmenin en saf ve en güçlü yakıtıdır. Ama merak naziktir; eleştiride solar, kaygıda çekilir. “Bunu niye soruyorsun?”, “Bunu hâlâ öğrenmedin mi?”, “Yine mi yapamadın?” — bu cümlelerin her biri, küçük bir bilim insanının sessizce toplanan tezgâhıdır. Merakı beslemek için bir mucize gerekmez. Şunu demek yeterli olur: “Sorduğun çok güzel bir soru; birlikte düşünelim mi?”

Bir çocuğun sorusunu ciddiye almak, ona “düşüncelerin değerli” demenin en sade yoludur. Ve düşüncelerini değerli bilen bir çocuk, bir ömür boyu sormaya — yani öğrenmeye — devam eder.

“Daha çok çalış”, “Komşunun çocuğu…”, “Sana neler yatırıyoruz” — bu cümlelerin her biri iyi niyetle, endişeyle, sevgiyle söylenir; ama çocuğun kulağında hepsi aynı şeyi fısıldar: “Yeterli değilsin.” Ve bu fısıltı ne yazık ki motive etmez; tersine, çocuğun içindeki direği kırar. Karşılaştırmanın tetiklediği tek şey kıskançlık değil; içsel motivasyonun da kaybolmasının faktörlerindendir.

Başkasıyla ölçülen bir çocuk, kendi potansiyelini değil, bir başkasının gölgesini kovalar. …ve gölge, hiçbir zaman yetişilemez. Baskı kısa vadede bir sonuç verse de uzun vadede çocuğun öğrenmeye karşı geliştirdiği en kalıcı tavra dönüşür: Nefret. Çocuğu çalışmaya zorlayan bir aile, çoğu zaman onun öğrenmekten nefret etmesine zemin hazırlar. Oysa öğrenme, zorlanınca değil, istenince kalıcı olur.

Kırmızı kalemle işaretli bir yanlış, silinip yeniden başlanan bir satır, düşük gelen bir not… Bunlar çocuğun zayıflığı değil; öğrenmenin izleridir. Bir çocuğun hatalarına şefkatle bakabilen ebeveyn, ona yapabileceği en büyük akademik iyiliği yapmış olur:

Hata yapmaktan korkmayan bir zihin. Çünkü korkmadan düşen, daha çok dener; daha çok deneyen, daha çok öğrenir.

Mükemmellik beklenen çocuk risk almaz; risk almayan çocuk ise potansiyelinin sınırlarını asla öğrenemez. Çocuğunuz yanlış yaptığında şunu söyleyin: “Hata, doğruyu bulmadan önceki adrestir. Birlikte bakalım.” Bu tek cümle, ömür boyu sürecek bir öğrenme cesaretinin tohumu olacaktır.

Çocuğun ilk okulu evidir; ilk öğretmeni, onu büyütenidir. Unutulmamalıdır ki çocuk, derslerden önce sizden öğrenir öğrenmeyi. Bir kitaba duyduğunuz ilgi, çözülemeyen bir probleme “birlikte bakalım” diyen sakin tavrınız, bir meraka gösterdiğiniz gerçek ilgi — hepsi çocuğun zihnine sessizce işleyen bir derstir.

Burada küçük bir sırrın keşfini yapalım: sakin bir ebeveyn, çocuğun sinir sistemini yatıştırır; yatışmış bir sinir sistemi ise öğrenmenin açıldığı ilk kapıdır. Sinirleri gerilmiş bir çocuk, dersin değil, bir uçurumun eşiğinde, kaybolmanın tehlikesi altındadır. Sizin içinizdeki sükûnet, çocuğunuzun beynine akan en güçlü “dikkat kaynağı”dır; siz sakinleştiğinizde, çocuğunuz da sakinleşir ve sakin bir zihni, kapasitesinin neredeyse tamamını istenilene verecektir.

“Aferin, bugün gerçekten uğraştın” ile “Bravo, birinci oldun” arasındaki fark, bir çocuğun bütün akademik hayatını şekillendirebilir. İlki çabaya, ikincisi sonuca seslenir. Çabası övüldüğünde çocuk, “çalışmak değerlidir”i öğrenir; yalnızca sonuç övüldüğündeyse “yalnızca kazanmak değerli” — ki bu, bir gün kaybedilecek bir sınav geldiğinde sessiz bir çöküş olacaktır.

Çocuğun tırmanışını görmek, doruğa ulaştığında verilen ödülden daha güçlü bir motivasyon olacaktır. Çünkü doruk geçicidir; öğrenilen çaba ise kalıcı. Çocuğunuzun notuna değil, notuna giden yolculuğuna bakmayı kendinize alışkanlık edinin.

Çocuğunuzla ders çalışırken şu ince ayrımı yapın:

Gözetlemek mi, Görmek mi? Gözetlemek; her hatayı tutmak, her cevabı denetlemek, sürekli müdahale etmektir — bu, çocuğun kendi başına olan güvenini kırar, onu “ben beceremem” inancına iter. Görmek ise; yanında olmak, takıldığında beklemek, kendi çözsün diye geri çekilmeyi bilmektir.

Ödev masasındaki en değerli cümle şudur: “Önce sen dene; takılırsan buradayım.” Bu cümle, çocuğa iki şey birden söyler: hem güvenirim sana, hem de yalnız değilsin. İşte bu ikisi, öğrenmenin iki kanadıdır.

O hâlde çocuğunuzun akademik başarısına katkıda bulunmanın en güçlü, en ucuz, en ulaşılabilir yolu; pahalı kurslarda, gece geç saatlere uzanan derslerde değil — her gün gözlerinin içine bakarak “Seni görüyorum, olduğun hâlinle” demekte gizlidir.

Çocuğu görülen bir aile, çocuğu sevilmiş bir okul, çocuğu kabul görmüş bir zihin olur. Bu üçü birleştiğinde, başarının kendiliğinden geldiği o sessiz mucize doğar.

Başarı, görünmez bir kökten beslenen bir ağaca benzer:

kök, çocuğun kalbindeki görülmüşlüktür; meyve, çocuğun hayatındaki öğrenmişliktir. Kökü sulamadan meyve bekleyenler, çoğu zaman kuru dalları suçlarlar.

Önce kökü sulayın. Meyve, kendiliğinden gelecektir.

Anne-Babaya Üç Sade Anahtar

Göz hizasına inin. Diz çöküp gözüne bakmak, “Sen bana değerlisin” demenin bedensel hâlidir; ve bu beş saniye, bir saatten fazla bölünmemiş dikkatten ağırdır.

Kişiyi davranıştan ayırın. “Yaptığın yanlıştı” deyin, “kötü çocuksun” demeyin. Bu ince ayrım, çocuğun özsaygısını — yani öğrenmenin temelini — korur.

Kendinizi de görün. Sakinleşemiyorsanız, beklenmedik bir öfke geliyorsa, bilin ki o hissin bir kısmı çocuğunuza değil, kendi çocukluğunuza aittir. Kendisine şefkatle bakan ebeveyn, çocuğuna da aynı bakışı verebilir.

Çünkü her çocuğun kalbi, görüldüğünde çiçek açan… …ve görüldüğünde çiçek açan bir kalbin arkasında, hiçbir engelin duramayacağı bir zihin vardır.

Etiketler: aytanEsatGörüldüğündeöğrenirslider-manset
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
Esat Aytan

Esat Aytan

Önerilen Haberler

Ayşem Narlı yazdı I Bir çocuk sevgiyi kitaplardan değil, ebeveynin bakışlarından öğrenir
Köşe Yazarı

Ayşem Narlı yazdı I Bir çocuk sevgiyi kitaplardan değil, ebeveynin bakışlarından öğrenir

Suna Yaman yazdı I Mekke Paktı’nın ilk sınavı: Türkiye, Yemen ile savaşın eşiğinde
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Mekke Paktı’nın ilk sınavı: Türkiye, Yemen ile savaşın eşiğinde

Hatice Yıldız yazdı | İbni Haldun yaşasa “uçurumun kıyısındasınız” derdi
Köşe Yazarı

Hatice Yıldız yazdı | İbni Haldun yaşasa “uçurumun kıyısındasınız” derdi

TFF’de istifa depremi! Mecnun Otyakmaz ve 4 yönetici görevi bıraktı
Spor

TFF’de istifa depremi! Mecnun Otyakmaz ve 4 yönetici görevi bıraktı

Popüler Haberler

‘Yolyemezler’ suç örgütüne operasyon: 38 gözaltı

Kahvaltılık çalarken yakalanan 49 yaşındaki baba kelepçeyle gözaltına alındı

Uçakta sigara cezası: 245 kişi THY uçuşlarından men edildi

THY çalışanlarının maaşı yüzde 20’ye kadar düşürülecek 

“Oğlumu istiyorum, suçunu söyleyin ya da özgürlüğünü verin”

“Oğlumu istiyorum, suçunu söyleyin ya da özgürlüğünü verin”

Pursaklar’da polisi şehit eden saldırganın suç kaydı kabarık çıktı

Pursaklar’da polisi şehit eden saldırganın suç kaydı kabarık çıktı

Fenerbahçe hazırlık maçında Turan Tovuz’u 2-0 mağlup etti

Fenerbahçe hazırlık maçında Turan Tovuz’u 2-0 mağlup etti

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı silahla intihar etti

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı silahla intihar etti

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Ayşem Narlı yazdı I Bir çocuk sevgiyi kitaplardan değil, ebeveynin bakışlarından öğrenir

Ayşem Narlı yazdı I Bir çocuk sevgiyi kitaplardan değil, ebeveynin bakışlarından öğrenir

Suna Yaman yazdı I Mekke Paktı’nın ilk sınavı: Türkiye, Yemen ile savaşın eşiğinde

Suna Yaman yazdı I Mekke Paktı’nın ilk sınavı: Türkiye, Yemen ile savaşın eşiğinde

Hatice Yıldız yazdı | İbni Haldun yaşasa “uçurumun kıyısındasınız” derdi

Hatice Yıldız yazdı | İbni Haldun yaşasa “uçurumun kıyısındasınız” derdi

Fon vurgununda ‘Denizbank’ iddiası: Genel Müdür Yardımcısı da çarkın içinde

Aslı Güney yazdı I Seçil Erzan ve “yargının elit seçiciliği” üzerinden ünlü sporcular

TFF kararı: Fenerbahçe, Beşiktaş ve Başakşehir’in ilk hafta maçları ertelendi

Kamil Aslan yazdı I Türk futbolunda güven krizi ve yeşil sahalarda kara bulutlar

TFF’de istifa depremi! Mecnun Otyakmaz ve 4 yönetici görevi bıraktı

TFF’de istifa depremi! Mecnun Otyakmaz ve 4 yönetici görevi bıraktı

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

“Oğlumu istiyorum, suçunu söyleyin ya da özgürlüğünü verin”

“Oğlumu istiyorum, suçunu söyleyin ya da özgürlüğünü verin”

Benzine beklenen zam iptal edildi

Motorine tek gecede 6,75 TL zam! Fiyatlar 100 liraya dayanıyor

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı silahla intihar etti

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı silahla intihar etti

Uçakta sigara cezası: 245 kişi THY uçuşlarından men edildi

THY çalışanlarının maaşı yüzde 20’ye kadar düşürülecek 

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Ayşem Narlı yazdı I Bir çocuk sevgiyi kitaplardan değil, ebeveynin bakışlarından öğrenir
  • Suna Yaman yazdı I Mekke Paktı’nın ilk sınavı: Türkiye, Yemen ile savaşın eşiğinde
  • Hatice Yıldız yazdı | İbni Haldun yaşasa “uçurumun kıyısındasınız” derdi
  • Aslı Güney yazdı I Seçil Erzan ve “yargının elit seçiciliği” üzerinden ünlü sporcular

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.