(The Turkish Post) – EMİR ÇELİK
Bir gün fark var. Sadece bir gün. Ama bu bir günlük fark, Türkiye’de milyonlarca insanın emeklilik tarihini 15, hatta 17 yıl geriye atabiliyor.
2023 yılında yürürlüğe giren EYT düzenlemesiyle, 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigortası başlayan vatandaşlar, yaş şartı aranmaksızın emekli olma hakkını elde etti. Kadınlar 20 yıl sigortalılık süresi ve 5.000 gün prim, erkekler ise 25 yıl sigortalılık süresi ve 5.975 gün primle emekli olabildi. Yaklaşık 5 milyon kişi bu düzenlemeyle emekliliğine kavuştu.
Ama işte tam burada bir kırılma noktası var. 9 Eylül 1999’da ve sonrasında sigortalı olanlar bu haktan tamamen dışlandı. Onlar için sistem, prim gününü ve sigortalılık süresini doldursalar bile ek olarak bir yaş şartı getirdi: kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş. Yani aynı işte, aynı koşullarda çalışan iki kişiden biri sadece bir gün önce sigortalı olduğu için erken emekli olabilirken, diğeri onlarca yıl daha beklemek zorunda kaldı.
Bugün bu kesim, kendini “Emeklilikte Tarihe Takılanlar”, kısaca ETT olarak tanımlıyor. Tahminlere göre 9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında sigortalı olan yaklaşık 3 milyon 800 bin ila 4 milyon kişi bu kapsamda bulunuyor. Bu insanlar, EYT’nin sağladığı hakkı görüp kendi durumlarının neden farklı değerlendirildiğini soruyor.
Peki bir çözüm var mı? Şu anda Meclis’e sunulmuş bazı teklifler bulunuyor; konuşulan model, “kademeli emeklilik” adı altında, sigorta giriş tarihine göre yaş şartının basamak basamak düşürülmesini öngörüyor. Sızan taslak bilgilere göre kadınlarda 43, erkeklerde 45 yaşından başlayan bir kademeli sistem konuşuluyor; en erken sigortalı olanlar bu sistemde en avantajlı grup olacak. Ancak Şubat 2026 itibarıyla bu düzenleme henüz yasalaşmış değil. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çalışmaların sürdüğünü belirtmekle yetiniyor; kesin bir takvim henüz açıklanmadı.
İşte burada, siyasi hafızalar devreye giriyor. Çünkü EYT’nin kendisi de yıllarca “gelecek mi, gelmeyecek mi” tartışmasıyla gündemde kaldı ve nihayet 2023 genel seçimleri öncesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasıyla resmiyet kazandı. Bugün “Emeklilikte Tarihe Takılanlar” da benzer bir senaryonun tekrarlanmasını bekliyor: olası bir erken seçim sürecinin, kademeli emeklilik düzenlemesini de hızlandırabileceğini düşünüyorlar. Nitekim EYT örneği, bu tür sosyal güvenlik düzenlemelerinin çoğu zaman seçim takvimleriyle birlikte hızlandığını gösteren yakın bir emsal olarak hafızalarda duruyor.
Sonuç olarak bugün tabloda şu var: EYT ile 8 Eylül 1999 öncesi sigortalıların sorunu çözüldü. Ama ertesi gün işe başlayan milyonlarca kişi, hâlâ “bir günlük fark” yüzünden yıllarca daha bekleme kaderiyle karşı karşıya. Bu kişiler için tek somut umut, Meclis gündemine girmesi beklenen ama henüz yasalaşmayan kademeli emeklilik düzenlemesi ve bu düzenlemenin, tıpkı EYT’de olduğu gibi, bir seçim atmosferinde hız kazanma ihtimali.





















