(The Turkish Post) – MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE
Köylü kurnazlığı, külahları değiştirerek Çözümün mümkün olacağını söylüyor. Ali’nin külahı Veli’ye, Veli’ninki diğerine… Ayak oyunları, entrikalar, külahlar üzerinden ince hesaplar; bakıyorsunuz, her şey değişiyor. Kerametin külahta olduğunu zannedenler için doğru olabilir; ancak keramet hayatın, toplumun, ülkenin gerçeklerinde saklı.
Çözüm Süreci’ni, demokrasi adına hiç adım atmadan sağlam bir kazığa bağlamanın mümkün olduğuna inanan bir akıl ve irade devrede. Bir sene önce, Çözüm Süreci’ne yorgun ve karamsar gözlerle bakanlar, şimdi bu durum için karalar bağlıyor. Kötümserlik bu sefer, Çözümün demokrasi adına hiçbir ilerleme olmadan taraflar arasında bir oldu-bittiye getirilerek sonuçlanacağı tezi ile yeniden programlanıyor.
Bir tarafta Saray, karşısında Kürtleri temsilen Öcalan. Çözülecek sorun bir kumar masasında tepeleme duruyor. Taraflar, temsil güçlerini karşılıklı poker suratlarla masaya yatırıyor. Her şey serbest.
Peki netice?
Demokrasi algımızda hata:
Adalet’in, Themis isminde bir kadın mabude ile simgeleşmesi gibi, demokrasinin de beyaz elbiseleri, başında çiçeklerden bir taç ile nazlı-nazenin bakire bir hatun gibi resmedilmesi bizi yanıltmasın. Demokrasi, koruma altına alınacak, kem gözlerden sakınılacak, uğruna her türlü cefaya katlanılacak bir hazine değil. Tam tersine bizi koruyacak, dengede tutacak, huzurumuzu sağlayacak, en zorlu problemleri çözecek çok amaçlı bir alet olarak görmelisiniz. Şu içinde bıçağın, tornavidanın, testerenin, makasın, konserve açacağının, törpünün bulunduğu İsviçre çakısı gibi düşünün. Bir ustanın elinde mucizeler yaratan, zor zamanlarda imdadınıza yetişen, hayat kurtaran bir alet.
Çözüm Süreci’nden umudu olmayanlar, demokrasiyi kumar masasında vazoda duran nadide bir çiçek olarak görüyorlar. Halbuki demokrasinin çözüm yeteneği devreye girmeden bu sorunun üstesinden kimse gelemez. Bu bir tercih değil, mecburiyet.
Demokrasi bugün bizim için bir kurtarıcı. Uluslararası alanda çıkarlarımızı koruyabilmek için sağlam bir araç, devletin bekası adına kalın bir zırh, toplumun refahı, ülkenin selameti adına emin bir liman.
Demokrasinin imkânları ve araçları seferber edilmeden, demokratik kurallarla biçimlenen aktörler ve faktörler hükmünü icra etmeden kimse Çözüme ulaşamaz. Çözüm arayışını kullanarak Ali’nin külahı Veli’nin kafasına geçirerek iktidar denklemi çözenlerin eline de hiçbir şey geçmez.
Kıbrıs’ın tercihi:
Bahçeli’ye atfen, Kıbrıs seçim sonuçlarına itiraz geldi. Katılım oranının düşüklüğü gerekçesi ile seçimlerin iptalini isteyen bu itiraz, herhalde Kıbrıs’ta federal çözüme karşı bir tepkiydi. AK Parti kanadı, bu itirazı sahiplenmedi.
Kestane ateşten indikten, her şey yoluna girdikten sonra MHP’den nasıl bir tepki gelir, bilemem.
Demokrasi’nin ne anlama geldiğini bu vesile ile hatırlamamız gerekir.
Kıbrıs, Türkiye açısından büyük stratejik öneme sahip, uğrunda bir çok zorluğa ve fedakarlığa katlandığımız bir sorunlar yumağı. Türkiye’nin iktidar katında resmi görüşü iki devletli çözüm. Seçimi, Federal Kıbrıs’ı savunanlar kazandığına göre kişiler ve kurumlar aracılığıyla yürütülen operasyonlardan bir sonucun alınamadığı, Ali’nin külahının Veli’ye uymadığı sonucu çıkıyor.
2004’te Annan Planı’na karşı savaş açanlar ile iki devletli çözümü savunanlar aynı cephede yer aldılar. Annan Planı, Rumlar tarafından da kabul edilmiş olsaydı, belki çok farklı bir sonuca varılabilirdi. Ancak, demokrasinin çözümü devreye girdi ve sonuçta Kıbrıs Türk tarafı bu işten kazançlı çıktı.
Bugün Kıbrıs’ta Türkiye’nin tezleri ile uyumlu şekilde mutlaka korunması gereken ilke demokrasinin kendisi olmalı.
Demokrasiyi, yani halkın tercihini yok sayan bir Kıbrıs politikası, Türkiye’ye adadaki en değerli hazinesini, varlık gerekçesini yani meşruiyetini kaybettirir.
Demokrasi sıkışınca kenara koyacağımız, vazgeçeceğimiz bir kristal vazo değil. Sorun çözen, hatta sorunlar daha ortaya çıkmadan yok eden bir tedbirler yumağı. Çok amaçlı bir tamir aleti. Nasıl kullanılacağını bilmek ve gücüne inanmak gerekir.
Kesin ve net bir bilgi: Kürt Sorunu, demokrasinin gücü seferber edilmeden çözülemez. Kişiler üzerinden sorunu bir iktidar hesabı olarak görenler tarihin sel gibi gelmekte güçlü akışı karşısında kibrit çöpü kadar bile direnemez.
Sadece zaman kaybetmiş oluruz.




















