(The Turkish Post) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da bir otelde düzenlenen TRT World Forum 2025 programının açılış konuşmasında sosyal medya ve dijital platformları eleştirdi. Sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden aile kurumuna yönelik saldırılara dikkat çeken Erdoğan, çarpık ilişkiler, sapkın akımlar ve insan fıtratını hiçe sayan birlikteliklerin gençler üzerinde özendirici bir etki yarattığını belirtti. “Kadın ve erkekten oluşan aile kurumunun altına adeta dinamit konuluyor” diyen Erdoğan, “Özgürlük kavramıyla her türlü gayri ahlakilik meşrulaştırılmaya çalışılıyor. İnsanlar mahremini, sırf birkaç beğeni almak uğruna ortaya dökmekten çekinmiyor. Maalesef bundan hicap da duymuyor.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;
“AİLE KURUMUNUN ALTINA ADETA DİNAMİT KONULUYOR”
TRT’miz küresel barış adına yürüttüğümüz bu çalışmalarımızın insanlığın ortak hafızasında yer edinmesinde kritik rol oynuyor. TRT’miz bu yayınlarıyla manipülasyonun medya refleksi haline geldiği bir çağda sorumlu yayıncılığın zeminini büyütüyor. Gerçeğin algılara kurban edildiği bir zamanda milyarlarca insana hakikat temelli bir alternatif sunuyor. Bunları fevkalade değerli bulduğumuzu ifade etmek isterim. Türk dizilerinin milyarlarca insan tarafından beğeniyle takip edildiği bu dönemde TRT’miz dizi sektörünün de öncülüğünü üstlenmektedir. TRT yapımı diziler 110’dan fazla ülkede 50’den fazla dilde yayınlanıyor. Bu yapımlar sayesinde dünyanın çeşitli coğrafyalarından pek çok insan hem güzel Türkçemizi öğreniyor, hem de tarihimizle, kültürümüzle, milli ve manevi değerlerimizle tanışma fırsatı elde diyor.
Sizin de bildiğiniz üzere aile müessesesi ciddi saldırı altındadır. Çarpık ilişkiler, sapkın akımlar, insan fıtratını hiçe sayan birliktelikler, dijital platformlar vasıtasıyla özendirilmektedir. Sosyal medya mecraları aynı şekilde bu yozlaşma sürecini körüklüyor. Kadın ve erkekten oluşan aile kurumunun altına adeta dinamit konuluyor. Özgürlük kavramıyla her türlü gayri ahlakilik meşrulaştırılmaya çalışılıyor. İnsanlar mahremini, sırf birkaç beğeni almak uğruna ortaya dökmekten çekinmiyor. Maalesef bundan hicap da duymuyor. Bireyselleşmeye karşı millet olmayı, bencilliğe karşı dayanışmayı, sanal ilişkilere karşı sahici bağları, yani insanı ve insani değerleri öne çıkaran yapımlara daha fazla önem vermemiz gerektiğine inanıyorum. Ülkemiz, milletimiz ve insanlık için en iyi, doğru, faydalı, ahlaki olanı reyting kaygısına kurban etmeden yolunuza devam etmenizi bekliyorum.”























