Pazar, Ekim 11, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Bahçeli’yi anlamak I Mümtaz’er Türköne yazdı

Hareket noktası, devlet olmadan insan da millet de yaşamaz. Bahçeli, içinde Türküyle-Kürtüyle milleti de barındıran bu devlet telakkisini temsil etmektedir. Söylediği her sözü, bu temsil kabiliyeti ile değerlendirerek net bir şekilde kavrayabilirsiniz. Çözüm Süreci’nin aştığı kritik kavşak burasıdır. Tam olarak bu devlet sorununun Bahçeli ile Öcalan arasında çözüldüğü diyaloga yaslanarak yol alıyoruz.

13/10/2025 13:10
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Mümtaz’er Türköne yazdı I Bahçeli ne der?
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

186 köşe yazısı

(The Turkish Post) – MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE 

Bahçeli’yi anlamak için, önce onun önünde duran somut durumu, nesnel şartları ve görüp yakaladığı fırsatları anlamak lâzım.

Ekim 2024 tarihi itibarıyla, Bahçeli yüz yıllık parantezi kapattı ve Türkiye’nin önüne yeni, yepyeni bir sayfa açtı. Lamı cimi yok, siyaset sahnesinde bu işi tek başına yaptı.

En basit haliyle, “Kürtleri zorla asimile ederek devletin bekasını sağlamak yerine, Kürtleri entegre ederek devletin geleceğini garanti altına almak” şeklinde, yakaladığı fırsatı ve açtığı yepyeni sayfayı özetleyebiliriz. “Fırsat” ve “yeni bir sayfa” yani “yeni bir başlangıç”; tarihî dinamiklerin yarattığı fırsatı Türk devletinin bekası adına kalıcı bir statükoya dönüştürmek demek.

Devletin bekası:

Kelimeleri özenle seçiyorum.

“Türk devleti için” ibaresi, Bahçeli tarzı milliyetçi sıçramayı anlamak için çok önemli. Altını çiziyorum: “Türk milleti için” değil, “Türk devleti” için. Şeyh Edebali’den, çok sonra uydurularak nakledilen “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!” mottosunu düzeltmek, hümanizmle yakından uzaktan alâkası olmayan Türk milliyetçiliğini doğru kavramak adına gerekli. Takip edilen prensip: “Devleti yaşat ki, insan yaşasın!” düsturudur. Bu düstura göre devleti yaşatamazsanız, hiçbir şey varlığını sürdüremez, insanlarla beraber her şey yok olur gider. Her şey devletin bekasına bağlıdır; insanın ve milletin yaşaması, devletin bekasının sonuçlarıdır, sebebi değil.

Türk milletinin devleti yoksa, milli varlık yok olur gider.

Devlet Bahçeli’nin durduğu yeri tanımlıyorum.

“Devlet nedir?” veya “kimdir?” sorusunun kestirme bir cevabı yok. Kadim Roma’nın imparatorluk tecrübesinden Cengiz Yasasına, Sasani bürokratik geleneklerinden, Oğuz töresine uzanmadan, tarihin hassas ayarlar yaptığı bu karmaşık cihazı tanımak çok zor. Bu devlet, Anadolu ve Balkan coğrafyasında edinilen tecrübenin muhassalasıdır; Orta Asya’nın değil. Bin yıllık tarih boyunca bir yanardağın içinde kor ateşle beslenerek hayatını sürdüren yedi başlı ejderhadan bahsediyoruz. Milletlerin ve ulus devletlerin henüz oluşmadığı çağlardan beri hiç değişmeden var olan ve Cumhuriyet Türkiye’sine tek parça halinde intikal eden bu devlet, bin yıl boyunca “Türk Devleti” olarak yaşamıştır. Beşerî coğrafyanın ırkı, etnik kökeni, dili, dini, mezhebi, hatta milleti değişebilir ama devletin Türk vasfı hep olduğu gibi kalmıştır. Osmanlı dönemine ait tarihi metinlerde millet, Millet-i İslâmiyye olarak tanımlanırken devlet her zaman “Devlet-i Türkiyya” olarak yer alır. Buradaki “Türk” ibaresi bir ırka, etnisiteye veya dile değil, çevresinde rekabet halinde olduğu diğer milletlere karşı ayırt edici resmî bir devlet kimliği olarak kullanılmaktadır.
Bu devletin, bugün yaşadığımız topraklarda bin yıl boyunca şekillenen özgün bir tarihsel tecrübenin ürünü olduğunu tekrar vurgulayalım. “Türk Devleti”ndeki “Türk” ibaresini, dil-kültür temelinde etnik bir aidiyet olarak değil coğrafî tescili işareti olarak görmek gerekir.

Bahçeli’nin “devletli” çözümü:

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir “Türk” devletidir. Bu vasfı hiçbir şekilde değiştirilemez. Bu vasıf, bütün anayasal prensiplerin de özüdür. Dışardan bakanlar, tarih boyunca kanlarını-canlarını bu uğurda oluk gibi akıtan Türkler için devletin “Türk” vasfını bir züğürt tesellisi olarak görebilir. Bugün bu ideale Türk milliyetçiliği adı verilmektedir.

Hareket noktası, devlet olmadan insan da millet de yaşamaz.

Bahçeli, içinde Türküyle-Kürtüyle milleti de barındıran bu devlet telakkisini temsil etmektedir. Söylediği her sözü, bu temsil kabiliyeti ile değerlendirerek net bir şekilde kavrayabilirsiniz.

Çözüm Süreci’nin aştığı kritik kavşak burasıdır. Tam olarak bu devlet sorununun Bahçeli ile Öcalan arasında çözüldüğü diyaloga yaslanarak yol alıyoruz.

Devlet Bahçeli geçen haftaki grup konuşmasında: “Milli ve üniter devlet çatısı altında kardeşliğimizi ve ekmeğimizi hep birlikte büyütelim.” derken, Çözüm Süreci’nin odağında yer alan bu devleti önümüze koymaktadır. Kürtleri bu çatının altında güvenliklerini, refahlarını ve onurlarını muhafaza etmeye davet ediyor.

Öcalan’ın verdiği karşılık doğrudan bu davete icabet olarak görülmelidir.

Öcalan, Bahçeli’nin devlet konusundaki hassasiyetini eksiksiz kavramış ve Kürtler için kendi tabiriyle “ulus devlet putu”nu kırıp parçalayarak, “Bağımsız Kürt Devleti” idealinden vazgeçtiklerini ilan ederek yolu açmıştır.

Çözüm Süreci Öcalan’ın engelleri temizleyerek dümdüz ettiği bu yolda ilerlemektedir.

Asimilasyon ve Entegrasyon:

Bahçeli ve Öcalan’ın önünü açtığı Çözümün ortak zemini entegrasyon kavramıdır.

Entegrasyon, asimilasyon kavramının tam karşısında yer alıyor. Eskilerin temessül dediği asimilasyon, temsil ve misal kelimeleri ile aynı kökten gelir. Alır sindirir, kendinizden bir parça haline getirir ve temsil edersiniz.

Asimilasyon “zor yoluyla” bütünleşme, Entegrasyon ise rızaya dayanan gönüllü bütünleşmedir. Kürtçeyi yasaklayarak, Türkçeyi mecbur kılarak Kürtleri sistemle bütünleştirme bir asimilasyon politikası, Kürtçeyi tersine korumaya alıp sahip çıkarak ve Kürtlerin bütün kültürel taleplerine insan onuru adına saygı göstererek onları devletin çatısı altına tutma politikası izlerseniz buna entegrasyon denir.

Öcalan’ın Çözüm Süreci’ni kendi perspektifinden üzerine inşa ettiği üç temel kavramdan en önemlisi işte bu entegrasyon kavramı. Bahçeli’nin verdiği mesajlar da aynı şekilde Kürtlerin onurlu ve eşit vatandaşlık taleplerine cevap vermeyi amaçlıyor.

“Yüz yıllık parantez kapandı” sözü işte bu anlama geliyor. Asimilasyon politikası, PKK’nın silahları ile birlikte toprağa gömüldü. Önümüzde Kürtlerin eşit ve onurlu vatandaşlık taleplerini karşılayacak ve onların rızasını arayacak entegrasyon dönemi var. Çözüm Süreci’nin özü bu. Devlet Bahçeli’nin durduğu yer ve Öcalan’ın verdiği karşılık bize bunu anlatıyor.

Çözüm Süreci, Öcalan’ın taahhüdü ile Bağımsız Kürt Devleti idealinin rafa kaldırıldığı, bunun yerini demokratik entegrasyon projesinin aldığı yeni bir dönemi başlatıyor. Türk Devleti’nin yeniden tehdit altına girmemesi, yani Kürt Devleti idealinin yeniden kuvveden fiile geçmemesi ise Devlet Bahçeli’nin temsil ettiği entegrasyon politikasının, yani Kürtlerin eşit ve onurlu vatandaşlık taleplerinin karşılanmasına bağlı.

Geride kalan yüz yılda, Kürtçenin yasaklanması, Kürtlerin de anadillerini ve onurlarını korumak için bağımsız devlet idealine sarılması asimilasyon politikasının sonucu idi. Bugün devletin bekası, entegrasyon politikası ile Kürtlerin vatandaşlık hakları ile rızalarının ve gönüllü bağlılıklarının teminine bağlı. Çözüm dediğimiz işte bu.

Devletin bekası, artık dünkü asimilasyon politikasının bugün vatana ihanetle eş tutulmasına bağlı. Öcalan’a muhalefet eden Kürt ulusalcılarının kavramaları gereken gerçek bu şekilde vücut buluyor.

Bahçeli’nin ne düşündüğünü ben işte bu şekilde okuyor ve yorumluyorum.

Etiketler: devlet bahçelimümtazer TürköneÜst Manşet
Paylaş26Tweet17PaylaşGönderTara
Mümtaz'er Türköne

Mümtaz'er Türköne

Önerilen Haberler

Bünyamin Ünal yazdı I Kendi kötülüğümüzü neden unuturuz?
Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I Kendi kötülüğümüzü neden unuturuz?

H. Agah Kalender yazdı I ‘Sakıncalı Çökelek’in evlat acısı
Köşe Yazarı

H. Agah Kalender yazdı I ‘Sakıncalı Çökelek’in evlat acısı

Ayşem Narlı yazdı I Bir çocuk sevgiyi kitaplardan değil, ebeveynin bakışlarından öğrenir
Köşe Yazarı

Ayşem Narlı yazdı I Bir çocuk sevgiyi kitaplardan değil, ebeveynin bakışlarından öğrenir

Fon vurgununda ‘Denizbank’ iddiası: Genel Müdür Yardımcısı da çarkın içinde
Köşe Yazarı

Aslı Güney yazdı I Seçil Erzan ve “yargının elit seçiciliği” üzerinden ünlü sporcular

Popüler Haberler

‘Yolyemezler’ suç örgütüne operasyon: 38 gözaltı

Kahvaltılık çalarken yakalanan 49 yaşındaki baba kelepçeyle gözaltına alındı

Uçakta sigara cezası: 245 kişi THY uçuşlarından men edildi

THY çalışanlarının maaşı yüzde 20’ye kadar düşürülecek 

“Oğlumu istiyorum, suçunu söyleyin ya da özgürlüğünü verin”

“Oğlumu istiyorum, suçunu söyleyin ya da özgürlüğünü verin”

Pursaklar’da polisi şehit eden saldırganın suç kaydı kabarık çıktı

Pursaklar’da polisi şehit eden saldırganın suç kaydı kabarık çıktı

Güllü’nün ölümünde kızının parmağı mı var?

Güllü’nün ölümünde karar: Kızı Tuğyan Ülkem Gülter’e ağırlaştırılmış müebbet verildi

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı silahla intihar etti

Afyonkarahisar Vali Yardımcısı silahla intihar etti

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Fenerbahçe deplasmanda 3 puanı 3 golle aldı

Fenerbahçe deplasmanda 3 puanı 3 golle aldı

Bünyamin Ünal yazdı I Kendi kötülüğümüzü neden unuturuz?

Bünyamin Ünal yazdı I Kendi kötülüğümüzü neden unuturuz?

TFF kararı: Fenerbahçe, Beşiktaş ve Başakşehir’in ilk hafta maçları ertelendi

Kamil Aslan yazdı I Türk futbolunda güven krizi ve yeşil sahalarda kara bulutlar

Trabzonspor, deplasmanda Samsunspor’u 3-0 yendi

Trabzonspor, deplasmanda Samsunspor’u 3-0 yendi

Amed liderliği son dakikada kaybetti

Amed liderliği son dakikada kaybetti

45 milyonluk düğünün ardından şok gelişme! “Vanlı Kara Haydar” gözaltına alındı

Vanlı Kara Haydar soruşturmasında ele geçen para 2,5 milyar liraya dayandı

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Güllü’nün ölümünde kızının parmağı mı var?

Güllü’nün ölümünde karar: Kızı Tuğyan Ülkem Gülter’e ağırlaştırılmış müebbet verildi

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Reza Zarrab’ın yeni eşi de fon vurguncusu iddiası

Reza Zarrab’ın yeni eşi de fon vurguncusu iddiası

Seçil Erzan’ın internet aramaları dava dosyasında: Nasıl intihar edilir?

Seçil Erzan: Hangi dolandırıcı cebine bir kuruş almadan dolandırır?

Şafak hastanesinin sahibi Seçim Öztürk, MHP’li Celal Adan’ın dünürü çıktı

Şafak hastanesinin sahibi Seçim Öztürk, MHP’li Celal Adan’ın dünürü çıktı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Fenerbahçe deplasmanda 3 puanı 3 golle aldı
  • Bünyamin Ünal yazdı I Kendi kötülüğümüzü neden unuturuz?
  • Kamil Aslan yazdı I Türk futbolunda güven krizi ve yeşil sahalarda kara bulutlar
  • Trabzonspor, deplasmanda Samsunspor’u 3-0 yendi

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.