Cuma, Temmuz 24, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Yorum

Aslı Güney yazdı I Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci kez “Bu dalgalar milleti boğuyor” diyecek mi?

Eğer bir iktidar, varlığını korumak için sürekli dalgalar yaratıyorsa, deniz çoktan çekilmiştir aslında. Geriye kalan sadece yaklaşmakta olan bir tsunami sessizliğidir. Artık gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan’da. Eminim ki Sayın Cumhurbaşkanı ve AK Parti’nin üst düzey kurmayları da bu süreçten memnun değiller. Zira her konuda konuşan partili isimler, konu yargı olunca sessizliğe bürünüyor.

07/11/2025 08:11
Okuma süresi: 4 dk. okuma
A A
Kaymakam adaylarına konuşan Erdoğan: Makamlar, koltuklar, ünvanlar bunların hepsi geçici
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Aslı Güney

Aslı Güney

80 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ASLI GÜNEY

Türkiye çok ciddi bir süreçten geçiyor. Bir yanda Meclis çatısı altında, terörün sona erdirilmesi için milletvekilleri beyin fırtınası yapıyor. Diğer yanda ise, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) HDP’nin eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tahliyesi yönündeki kararına rağmen, hâlâ “düşünmeye devam ediyoruz.”

Oysa malumun ilanı ortada: AİHM kararı bağlayıcıdır. Selahattin Demirtaş, bekletilmeden tahliye edilmelidir. Sadece o değil, siyasi nitelikli tüm tutuklular özgür bırakılmalıdır. Çünkü hukuk bunu gerektirir.

Ne var ki, Türkiye’de hukuk sadece kanunlardan ibaret değil. Yargı hâlâ “düşünmeye” devam ediyor. Üstelik MHP lideri Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Erdoğan da Demirtaş’ın tahliyesine açıkça yeşil ışık yakmışken, bu bekleyişin nedeni anlaşılır değil.

Atalarımız “Uzaklardan kavalın sesi hoş gelir” demiş. Bazen bana da maval anlatmak hoş geliyor. Ben hukuka ve demokrasiye inanan bir yurttaş olarak, yasaların her şeyin üstünde olduğuna inanırım. Devleti yöneten siyasetçilerin ve bürokratların da bunu kendilerine görev bilmesini isterim. Kimseyi açıkça suçlayamam, masum da ilan edemem. Bu, benim görevim değil. Ancak yargı bir karar vermişse, kimsenin buna daha fazla direnmesinin anlamı yoktur. Ortada bağlayıcı bir Demirtaş kararı varken, birilerinin bunu görmezden gelmesine vicdanım el vermiyor.

Neden bunları söylüyorum biliyor musunuz? Çünkü bir dönem başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere AK Partililer de benzer hukuki süreçlere maruz kaldılar. O dönem yargı içindeki belli çevrelerin baskılarıyla zor günler yaşandı. AK Parti kapatılmaktan kıl payı kurtuldu.

ERDOĞAN’IN SÖZLERİ UMUT IŞIĞI OLMUŞTU

2007’den 2010’a kadar süren Ergenekon, Balyoz ve 28 Şubat soruşturmaları, büyük tepkileri beraberinde getirdi. İşte o dönemde Başbakan Erdoğan, “Bu dalgalar milleti boğuyor” diyerek bir gerçeğe dikkat çekmişti. Yargı ve medya eliyle yürütülen operasyonların sadece belli bir kesimi değil, bütün toplumsal vicdanı baskıladığını vurgulamıştı. O söz, o günün Türkiye’sinde nefes almak isteyenler için bir umut çınlamasıydı.

Erdoğan o gün haklıydı. Vatandaşlar her sabah yeni bir operasyon dalgasıyla uyanıyor, “Yarın benim kapım çalınır mı?” diye korkuyordu. Sokaktaki sade vatandaş bile “Beni dinliyorlar” diyerek yaşadığı trajediyi anlatıyordu. Erdoğan o tek cümlesiyle bu atmosferi dağıttı. “Bu dalgalar milleti boğuyor” diyerek toplumun büyük bir kısmının desteğini kazandı.

Ama o dereden çok sular aktı, azizim… Ne acıdır ki, aynı kelimeler bugün yeniden anlam kazanıyor; bu kez aynanın diğer tarafından.

Bugün yapılan operasyonlar, isimler değişse de, ruh olarak o günküne çok benziyor. Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere muhalefetin sembol isimlerine yönelen bu dalgalar, hukukun değil siyasetin köpükleriyle kabarıyor. “Adalet” kelimesi bir kez daha, bir tarafın silahı, diğer tarafın kâbusu haline geliyor. Ve tıpkı 28 Şubat’ta olduğu gibi, bir kesim suskun… Çünkü sanıyorlar ki dalgalar sadece başkalarını boğuyor.

Bir gün bir siyasi partinin belediye başkanları ve çalışanları gözaltına alınıyor; ertesi gün muhalif olduğu iddia edilen gazeteciler sabahın erken saatlerinde evlerinden alınıp emniyete götürülüyor. İfadeleri alınıp serbest bırakılıyorlar. O zaman insan sormadan edemiyor: “Madem bırakacaktınız, neden telefonla davet etmediniz?”

Keşke trajedi burada bitse… Bu kez de toplumun sevdiği sanatçılar sabah vakti kapıları çalınarak gözaltına alınıyor. Gerekçe: “Uyuşturucu kullanmak, satmak veya aracılık etmek.” Ancak alınan kan örneklerinin çoğunda hiçbir bulguya rastlanmıyor. O zaman soruyorum: Bunu yapanlar gerçekten hukuk eğitimi almış mı? Bu kadar insanı zan altında tutmak, yargıya yakışır mı?

HER OPERASYON, GELECEĞE YAPILAN BİR ZARAR

Türkiye her operasyonda biraz daha kendi geleceğini kaybediyor. Her gözaltı, sandıkta çözülemeyen tartışmaları mahkeme koridorlarına taşıyor. İktidar, güvenliğini hukukun zırhında değil, yargının sopasında arıyor. Bu, tarihin en eski yanılgısıdır: Dalgayı yönetenin, sonunda dalga tarafından yutulacağını unutmak.

Bugün İmamoğlu’na yönelik baskı, sadece bir kişiye değil, yerel demokrasinin tamamına açılmış bir savaştır. Avrupa’da bu operasyonlar, yolsuzluk veya rüşvet değil; Erdoğan’ın rakibine yönelik siyasi hamleleri olarak algılanıyor. Eğer İmamoğlu ve ekibi suçluysa, o zaman davaları canlı yayınlayın; hem içeride hem dışarıda bu algıyı ortadan kaldırın. Aksi halde her gün yeni bir gözaltı dalgası, tek başına hiçbir anlam taşımıyor.

90’LARIN POSTMODERN VESAYETİNDEN POST-HUKUK VESAYETİNE

CHP’li belediyelere atanan müfettişler, medyaya sızdırılan “yolsuzluk dosyaları”, yargı üzerinden yürütülen itibarsızlaştırma kampanyaları… Hepsi, 1990’ların postmodern vesayetinden bugünün post-hukuk vesayetine evrildi. Artık brifingler karargâhlarda değil, televizyon stüdyolarında veriliyor. Susturulanlar sadece siyasetçiler değil; toplumun kendine inanma kudreti de beraberinde susturuluyor.

Erdoğan’ın o yıllarda haklı bir isyanla söylediği “Bu dalgalar milleti boğuyor” sözü bugün tersinden yankılanıyor:
Dalgayı şimdi kimler yönetiyor, kimler boğuluyor?

Bu ülke defalarca aynı oyunu izledi. Her defasında farklı aktörler, ama aynı senaryo: “Milli güvenlik”, “yolsuzluk”, “terörle irtibat” bahanesiyle muhalefeti sindirme çabası…

Sonunda ne refah geldi, ne huzur. Sadece yorgun bir millet ve boşalmış bir demokrasi kaldı.

Eğer bir iktidar, varlığını korumak için sürekli dalgalar yaratıyorsa, deniz çoktan çekilmiştir aslında. Geriye kalan sadece yaklaşmakta olan bir tsunami sessizliğidir.

Artık gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan’da. Eminim ki Sayın Cumhurbaşkanı ve AK Parti’nin üst düzey kurmayları da bu süreçten memnun değiller. Zira her konuda konuşan partili isimler, konu yargı olunca sessizliğe bürünüyor.

Medyadaki kimi isimler ise bu sessizlikte, kendi testilerini doldurmakla meşgul. Ama farkında değiller: Onların testisi dolarken, milletin testisi boşalıyor.

Etiketler: dalgaerdoğanÜst Manşet
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
Aslı Güney

Aslı Güney

Önerilen Haberler

Cumhurbaşkanı Erdoğan 4 mahpusu affetti
Gündem

Erdoğan, 8 üniversiteye rektör, YÖK’e de 4 yeni üye atadı

Suna Yaman yazdı I Azerbaycan Batı için daha değerli hale geliyor
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Azerbaycan Batı için daha değerli hale geliyor

Kemal Albayrak yazdı I Arayış, Yok’tan Var Oluşa
Köşe Yazarı

Kemal Albayrak yazdı I Arayış, Yok’tan Var Oluşa

Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle Özgür Özel’e soruşturma
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Özel’den beklenen ‘Yeni Parti’ hamlesi

Popüler Haberler

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Sonel olay öncesi “İnşallah Tunceli’de insanlık dışı olaylar yaşanmaz” demiş

Eski Vali Sonel’in telefonu açıldı, 2 kişi gözaltına alındı

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

İsmail Yüksek’in evliliği geçersiz mi?

İsmail Yüksek’in evliliği geçersiz mi?

Acun Ilıcalı’nın eşi tribünde kavga çıkardı

Acun Ilıcalı’nın eşi tribünde kavga çıkardı

Bahçeli’den Dervişoğlu’nun “Siz varken PKK’ya gerek yok” sözlerine sert yanıt

Bahçeli’den yeni partiye Hazine yardımı açıklaması: Vekil sayısına göre yapılmalı 

Merkez Bankası rezervleri 3,6 milyar dolar azaldı

Faiz kararı açıklandı: TCMB’den sürpriz çıkmadı

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Taşacak Bu Deniz’den hayranlarını üzen haber

Taşacak Bu Deniz’den hayranlarını üzen haber

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Milyonlarca emeklinin beklediği ödeme takvimi açıklandı

Milyonlarca emeklinin beklediği ödeme takvimi açıklandı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Eski Vali Sonel’in telefonu açıldı, 2 kişi gözaltına alındı
  • Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu
  • İsmail Yüksek’in evliliği geçersiz mi?
  • Acun Ilıcalı’nın eşi tribünde kavga çıkardı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.