(The Turkish Post) – 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’nun dosyasında soruşturmanın seyrini değiştirebilecek yeni bir gelişme ortaya çıktı. Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’den Türkiye’ye iadesi istenen Umut Altaş’ın FBI tarafından alınan 34 sayfalık ifadesi Türk adli makamlarına ulaştı. Altaş, ifadesinde Gülistan Doku’nun araç içerisinde vurularak öldürüldüğünü gördüğünü ve cesedin bagaja taşınmasına yardım ettiğini öne sürdü.
FBI’a 109 soru yöneltildi
Türkiye’nin adli yardımlaşma talebi kapsamında FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi, Umut Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde iki gün boyunca sorguladı.
Türk makamlarının hazırladığı soru listesinde 109 soru yer aldı. Sorguyu belgeleyen FD-302 raporu 26 Ağustos 2026 tarihli resmi yazıyla kayıt altına alındı ve adli yardımlaşma kanalları üzerinden Türkiye’ye gönderildi.
“Silahı çıkardı, Gülistan’ı vurdu”
Altaş’ın FBI’a verdiği öne sürülen ifadede, Gülistan Doku’nun kaybolduğu geceye ilişkin son derece ağır iddialar yer aldı.
Altaş, Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından bir araç içerisinde tabancayla vurulduğunu gördüğünü, ardından cesedin bagaja taşındığını ve kendisinin de bu süreçte araçta bulunduğunu anlattı.
İfadeye göre olay sonrasında aynı araçla bölgeye yeniden gidildiği ve çevredeki kamera kayıtlarının kontrol edildiği de öne sürüldü.
Cesedin nereye götürüldüğüne ilişkin iddia
Altaş’ın anlatımında cesedin daha sonra Pertek yolu çevresine götürülmüş veya gömülmüş olabileceği iddiası da yer aldı. Ayrıca olayın ardından bazı kişilerin devreye girdiğini ve olayın üzerinin kapatılmasına yönelik girişimler olduğunu öne sürdü.
Ancak bunların şu aşamada Altaş’ın FBI’a verdiği ifadede yer alan iddialar olduğu, soruşturma ve yargı makamlarınca kesinleşmiş bir olay tespiti olmadığı özellikle belirtilmeli.
Doku dosyasında yeni bir dönemeç
Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin yıllardır süren soruşturma, FBI tutanağının Türkiye’ye ulaşmasıyla yeni bir aşamaya girmiş oldu.
34 sayfalık ifade, kayıp dosyasındaki en kritik iddialardan bazılarını yeniden gündeme taşırken, Altaş’ın anlatımlarının diğer delillerle nasıl örtüştüğü ve soruşturma makamlarınca nasıl değerlendirileceği bundan sonraki sürecin en önemli başlıklarından biri olacak.





















