(The Turkish Post) – ALP YALMAN
Ankara’da baş döndüren bir trafik yaşanıyor. Uzaklardan gördüğüm kadarıyla gazetecilerin bu hıza yetişmelerinin imkânı yok. Tam bir konu hakkında yorum ya da analiz kaleme alacakken yeni bir görüşme trafiği yaşanıyor. Haliyle kapsamlı bir yazı yazmak içinde akşama kadar beklemeleri gerekiyor.
Ben kendimi bu meslek grubuna göre şanslı hissediyorum. Bütün görüşmeler neticelendikten sonra sağlıklı bir yazı yazma fırsatı buluyorum.
Her ne kadar AK Parti ve MHP kurmayları, ittifakın çatırdadığı yönündeki iddiaları reddetmiş olsalar da bu evliliğin ciddi yara aldığı artık âşikar.
Bunu artık hem içerde hem de dışarıda bulunanlar net olarak görüyor. Gerçek olan şu ki; bu birlikteliğin nasıl ve hangi ortamda son bulacağını zaman gösterecek.
Şunu baştan söyleyelim… Ankara’da yaşanan kavganın temelinde öncelikle Mart 2024’te yaşanan seçim kaybı yer alıyor. Erdoğan ve kurmayları belediyelerde yaşanan kaybın kaynağını MHP olarak görmüş olsalar da siyasi bir nezaketle bunu asla dillendirmediler. Bu Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından siyasi üslup açısından doğru bir adımdı. Çünkü MHP’nin Aralık 2013’ten itibaren doğrudan ve dolaylı bir desteği olduğu için, Erdoğan bunu görmezden gelmedi. Gelmek de istemedi.
Ancak Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş’in Ankara’nın göbeğinde infaz edilmesi bardağı taşırdı.
Cinayetle bağlantılı kişilerin MHP teşkilatları ile irtibatlı olması ve hazırlanan iddianamede ve fezlekelerde bunun görmezden gelinmesine Erdoğan daha fazla kayıtsız kalamadı. Aslında gelinen sürecin oluşmasının baş aktörü bana göre rahmetli Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ve kız kardeşidir. Hazırlanan iddianamedeki skandalın ardından adeta bir hukuk mücadelesi verdiler. Sanki samanlıkta iğne arar gibi, delilleri bir bir ortaya döktüler.
Aslında cinayeti polis ve savcı değil, Ayşe Ateş’in mücadelesi çözdü.
MHP kaynakları her ne kadar Ateş’i görmezden gelmiş olsa da Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün Ayşe Ateş ve iki kızını makamında ağırladı. Cinayetin çözülmesi adına her türlü desteği vereceği sözünü verdi. Yanında da Adalet Bakanı Yılmaz Tunç vardı. MHP ardı ardına salvolar yaptı. Ancak Saray kanadı ve AK Parti Genel Merkezi zerre geri adım atmadı. Artık ok yaydan çıktı bir kere. Özellikle Ayşe Ateş’in Saray’da ağırlanması ve hukuk desteği verileceği yönündeki teminatlar Balgat’ta bardağı taşırdı. Bundan sonra Ankara’da neler olacak ona bakmak gerekiyor.
Türkiye’de hem güvenlik hem de yargı camiasını yakından tanıyan bir dostum, birkaç gün önce yurt dışı gezisi esnasına yanıma uğradı. Birkaç saat verimli bir görüşme gerçekleştirdik. İnanır mısınız, duyduklarım karşısında şok olmadım dersem yalan söylemiş olurum.
Çünkü biz uzaklardan ülkede yaşanan son bir haftadaki vakaları basit birer görüşmeden ibaret sayabiliriz. Ancak bunun böyle olmadığı kesin. Çünkü kaynağın söylediği en önemli nokta; Erdoğan’ın CHP lideri Özgür Özel, İYİ Parti eski Genel Başkanı Meral Akşener ve Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile yaptığı bütün görüşmeler birer plan dahilinde yapılıyor. Bunların görüşme trafiği de önceden planlanmış durumda.
Gelelim asıl neticeye.. Saray, bu görüşmeleri MHP ve kadrolarından kurtulmak için yapıyor.
Kaynağım bunun altını özellikle çiziyor. Ayrıca AK Parti’nin ağır toplarının da Erdoğan’a MHP konusunda bazı bilgiler aktardığını belirtiyor kaynağım. Sinan Ateş cinayeti sonrasında da Erdoğan’ın artık sabrının taştığına dikkat çekiyor. Bir noktaya kadar MHP’nin söz konusu şüphelilerle ilgili işlem yapmasını bekledi. Ancak bazı isimlerin yargıdan kaçırılma girişimi artık her şeyi bitirdi. Ayşe Ateş’in görüşme için Saray’a çıkmasının ardından da artık hiçbir şey Ankara’da aynı kalmayacak.
HAZİRAN AYINDA EMNİYET KARARNAMESİ GELİYOR
Peki, ne olacak şimdi? AK Parti Genel Merkezi’yle iletişim halinde olan eski dostum devam ediyor. Kurban Bayramı sonrasında Ankara’da adeta bir tayin dalgası yaşanacak. Erdoğan’ın bu konuda hem İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya hem de Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile görüşme yaptığına da dikkat çekiyor. Bu kapsamda ilk adım İçişleri Bakanlığı’ndan gelecek.
Bakanlık, yaş haddine takılan MHP’ye yakın bazı isimleri emekliye sevk edecek. Ardından da kritik bütün birimlerde tasfiye dalgaları yaşanacak.
Ankara’da 40’ya yakın daire başkanından yarıdan fazlası müfettiş kadrosu gibi pasif görevlere çekilecek. Ardından da il emniyet müdürleri kararnamesi çıkarılacak. Türkiye genelinde kritik iller başta olmak üzere çok sayıda emniyet müdürleri de merkez teşkilatına dahil edilecek. Bakanlık ayrıca operasyonel gücü olan organize, narkotik, asayiş, istihbarat ve terör şubelerinde MHP kadrolarıyla irtibatlı olduğu düşünülen isimleri geri plana çekecek. Bu birimlere AK Parti’ye yakın daha ılımlı isimler getirilecek.
TEMMUZ AYINDA ADALET BAKANLIĞI DEVREYE GİRECEK
Kaynağın aktardığına göre temmuz ayında da Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) devreye girecek. HSK, yüzlerce hâkim ve savcının yerini değiştirecek.
Özellikle de Ankara, İstanbul ve İzmir gibi illerde görev yapan hâkim ve savcılar, Doğu ve İç Anadolu illerine gönderilecek.
Bazı isimler de yaş haddinden emekliye sevk edilecek. Öte yandan Ayşe Ateş’in iddianame savcısıyla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şikayette bulunduğu belirtiliyor. Yanında da bulunan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un da Cumhurbaşkanı’ndan gerekli talimatları aldığı konuşuluyor. Bu bilgiler ışığında savcının da Ankara dışına tayin edilmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Bazı kaynaklar ise hem emniyet hem de yargı camiasında yaşanan kapsamlı tayin ve terfilere MHP’nin tepki göstereceğini belirtiyor. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlı olduğu bir noktada hiçbir siyasi parti, karşı adım atamaz. Bu açıdan sadece MHP ile AK Parti kurmayları arasında bir diyalog mekanizması kurulabilir. Tayin ve terfilerin sınırlı sayıda olması sağlanabilir.
Ancak bunların yaşanması için de 1 Temmuz’daki Sinan Ateş davasını beklememiz gerektiğini belirtiyor kaynağım. Bekleyip görelim. Ankara’da neler olacak?





















