Cuma, Temmuz 24, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Ali Bulaç yazdı l İki dünyanın iki farklı şeması

Modern devlet, “kamusal alan tanımlaması” adı altında –özellikle Türkiye’de- sivil alanı ve hatta zaman zaman denediği üzere özel alanı da zapt etme mücadelesine devam etmektedir. “Etmektedir” diyorum, çünkü Tanzimat’tan bu yana devletin mücadelesi sivil hayatın bütününü kendi denetimi altına geçirmeyi hedefler. Aydınların ve yöneticilerin Şeriat’a karşı şiddetli ve hiddetli tutum takımlarının sebebini de burada aramak lazım.

26/02/2025 18:02
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Ali Bulaç yazdı l İki dünyanın iki farklı şeması
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Ali Bulaç

Ali Bulaç

97 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ALİ BULAÇ

Sivil alan ile kamusal ayrımı bakımından geleneksel toplum ile modern toplum arasında bir benzerlikten bahsetmek zor. Geçmişte siyasiler veya yöneticiler, sınırlı alanla ilgili yetkilere sahipken modern zamanlarda devletin geçmiştekilerinden çok daha geniş yetki ve fonksiyonlara sahip olmasıyla durum temel bir değişikliğe uğramış oldu. Bugün devlet, toplumu hem istila etmekte hem hücrelerine nüfuz etmektedir.

Modern siyasi kültür ve sosyal yapılanma biçiminin etkisinde toplum üç ana alana ayrılmış bulunmaktadır:
1) Özel Alan: Bireyin ve ailenin mahrem sahası
2) Sivil Alan: İş dünyası, mesleki teşekküller, sendikalar, dernekler ve cemaatlerin çalışma, faaliyet gösterme sahaları.
3) Politik Alan: Kamu otoritesinin ortak ve bölünemez hizmetleri yürüttüğü sahalar şeklinde tanımlamak mümkünse de, modern versiyonuyla yetkiler özel ve sivil alana doğrudan veya dolaylı yollarla müdahaleye kadar genişlemektedir. (Daha geniş bilgi için bkz. Ali Bulaç, Medine Sözleşmesi, 2. Bsm, Çıra y. İstanbul, 2020, s. 499 vd.)

Modern devlet, “kamusal alan tanımlaması” adı altında –özellikle Türkiye’de- sivil alanı ve hatta zaman zaman denediği üzere özel alanı da zapt etme mücadelesine devam etmektedir. “Etmektedir” diyorum, çünkü Tanzimat’tan bu yana devletin mücadelesi sivil hayatın bütününü kendi denetimi altına geçirmeyi hedefler. Aydınların ve yöneticilerin Şeriat’a karşı şiddetli ve hiddetli tutum takımlarının sebebini de burada aramak lazım, zira Tanzimat’a gelinceye kadar Şeriat, toplumu devlete karşı koruyan bir kalkan görevini görüyordu. Batılılaşma ve modernleşme, devlet adına toplumun teslimiyetini öngörüyordu: Tanzimatçıların ve Meşrutiyetçilerin hedefledikleri bu sosyo politik mühendislik projesini Kemalizm, gidebileceği en son noktaya kadar taşımaya çalıştı.

Geçmişteki tecrübelerle mukayese edildiğinde bile siyasi alan kamusal alan ile sivil alan arasında gidip gelmektedir. Eğer “daha çok demokrasi” ve “herkes için demokrasi” vazgeçilemez bir talep ise sivil alanın inisiyatifini politik alanın aleyhine olmak üzere genişletmenin yollarına bakmak lazım. Bu ise hiçbir yerde –en gelişmiş ülkelerde dahi, devletin hoşuna gitmez; aksine, politik toplum/devlet alanının genişletilip derinleştirilmesine çalışır –ki teknoloji ve bilimsel alanda süren hızlı gelişmeler bunu kolaylaştırır-, buna da “kamusal alan/ kamusal hayat” adı verilmektedir.

İslam dünyası bunun derin sıkıntısını yaşıyor. Kıta Avrupası’nın veya İskoç modelinin ne olduğu bir noktaya kadar önemli. Biz Tanzimat’tan bu yana İslam dünyasında patolojik sayılabilecek bir tecrübe yaşıyoruz. Fransız modeli veya Kıta Avrupası modernizasyon politikalar çerçevesinde otoriter yöntemler kullanılmasına rağmen bize sahici açılımlar getirmedi, toplum ile devlet arasında gerilim hafiflemedi. Dışarıdan ithal etmeye çalıştığımız model, içlerinde neşvü nema bulduğu ülkeler için anlamlı olabilir, öyledir de. Ama bizim tarihsel ve toplumsal gelişme ve şartlarımız farklı.

Hâlâ “nasıl bir sivil dünya, nasıl bir sivil alan” diye sormaya devam ediyoruz, bir türlü bu soruya tatminkar bir cevap bulmuş değiliz. Bu sual “nasıl bir toplum, nasıl bir sivil alan” sualiyle yakından ilgilidir.

Bu suallerin cevabını bulmak öyle pek kolay değil, zira en başta kavram seçiminde ciddi bir sorunla karşı karşıya bulunuyoruz, sosyal bilimciler ve akademisyenler yeterince bu konuya ehemmiyet vermiyorlar. Belki “toplum” demeden önce “sivil alan” dememiz gerekir. Bu aynı zamanda bizim yaşama, dünyayı algılama ve örgütlenme biçimimizle ilgili bir konudur. Yukarıdan aşağıya “toplum” referans alındığında, birden fazla özerk sivil alan tasavvuru boşluğa düşer, çünkü yukarıdan aşağıya tasarlanan “toplum”, eritici bir kazandır ve bu kazan ancak politik ve otoriter yöntemlerle farklı toplulukları eritir.

Bu meyanda pek dikkate alınmayan bir hususun altını çizmek gerekir:
Siyaset bilimi ve sosyolojinin genel iştigal sahası içinde hayli önemli olsa bile, sivillik veya sivil toplum her zaman pozitif anlam içermez, negatif iştigal sahası ve türleri de vardır. İlkin sivil alan mafyanın, organize suç örgütlerinin kontrolünde ise, bu alanda sürüp giden olaylar en azından formları itibariyle sivil karakterdedirler ama toplumun genelinin aleyhinde olarak varlıklarını sürdürmektedirler ki bu yüzden meşru addedilmezler. Demek oluyor ki sivil toplum o kadar da masum bir kavram değil. Sovyetlerin dağılması ve komünizmin çökmesinden (1989) sonra Rusya ve Ukrayna’da sivil toplumu mafya kontrol etmek istedi.

Kulağa hoş gelse de –yeterince içeriği belirlenmemişse- hükümet dışı, devlet dışı her hükmi şahsiyet çok da iyi bir şey değil. Mafya sivil toplumu kendi meşru amacına aykırı yozlaştırır.

Sivil toplumu yozlaştıran ikinci husus, sivil bir kuruluşun acenta görevini üstlenmiş olmasıdır. Bunun Ukrayna, Gürcistan, Kırgızistan, Mısır, Lübnan, Türkî Cumhuriyetlerde ve ilgi alanlarına göre Türkiye’de eylemleri, faaliyetleri mahiyetleri aşikar/şeffaf olmayan acentalara göre iş gören kuruluşlar söz konusudur. Zaman zaman bazı kuruluşlara finansman sağlayan yabancı vakıf ve teşekküllerin sivil alanı manipüle ettiği bir gerçektir. Bu durumlarda sivil toplum, harici bir gücün etkinliğine hizmet eden operasyonel bir araçtan ibarettir.

Üçüncü olarak sivil toplumun batının bir izdüşümü ve kopyası olarak tasarlanması durumunda ortaya çıkan sorunlardır. Tarihimizde tabii süreç ve iç dinamikler sonucunda sivil toplum oluşmadıysa, batıdakini aynıyla ithal etmek akıllıca olmaz. Batı, sömürgecilik ve oryantalizm eşliğinde batı-dışı toplumları kendi tarihi sürecini yaşamaya mecbur eder, bunu da büyük ölçüde ideoloji veya sosyal bilimler aracılığıyla yapar. Burjuvazinin iç sömürüsüne karşı çıkan Karl Marx, batı-dışı toplum söz konusu olduğunda –mesela İngilizlerin Hindistan’ı sömürgeleştirmelerini- mazur gördü. Marx’a göre Hindular kendi iç dinamikleriyle ekonomik gelişme gösterip kapitalizme geçemezlerdi, sömürgecilikle tarihin çarkını hızlandırmak mümkündü, bu açıdan bakıldığında İngilizlerin Hindistan’ı sömürgeleştirmeleri sonuç itibariyle “Hinduların hayrı”na olacaktı. Benzer zihinsel işleyiş bakımından iş Müslüman doğu toplumunun, Osmanlı’nın analizine geldiğinde, şaşırtıcı biçimde Karl Marx ile Max Weber veya Montesquie arasındaki fark anlamını kaybediyor, her üçü kolayca bir yerde buluşabiliyorlar. “Doğu despotizmi” Weber için de Montesquie için de geçerli bir kavram, Marx’ın bu kavrama hiç yabancı olmadığı anlaşılıyor.

İki dünyanın farklı tarihsel gelişme şemaları vardır ve bu garipsenecek bir olgu değildir; eğer devletin kendi doğal ve zaruri fonksiyonlarını yeterli bulmayıp birey ve toplum üzerinde genel ve derinlemesine nüfuz edici tahakkümler kurma arzu ve taleplerinin önüne geçmek üzere, sivil toplum bir değer kazanıyorsa, iki dünyanın tarihsel ve toplumsal farklılıklarını hesaba katarak özel ve sivil alanlar tasarlamak lazım.

Etiketler: ali bulaçdernekler cemaatlerİki dünyanın iki farklı şemasıkamusal alanŞERİATsivil alantanzimatÜst Manşet
Paylaş9Tweet6PaylaşGönderTara
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Önerilen Haberler

Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı
Köşe Yazarı

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Kemal Albayrak yazdı I Sorumlulara Çağrımdır
Köşe Yazarı

Kemal Albayrak yazdı I Asıl gündem kapatılıyor

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum
Özel Röportaj

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Popüler Haberler

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü

Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü

Aile hekimleri üçüncü kez iş bıraktı; sağlık ocakları 5 gün kapalı!

Mobbing ve ağır çalışma koşulları: 15 yılda 70 hekim intihar etti

Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum

Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum

Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Çektirdiği fotoğraflarla doktor eşini bile “hakimim” diye kandırmış

Çektirdiği fotoğraflarla doktor eşini bile “hakimim” diye kandırmış

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Suna Yaman yazdı I Hindistan’da sınav krizi gençlik isyanına dönüştü
  • Mobbing ve ağır çalışma koşulları: 15 yılda 70 hekim intihar etti
  • Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum
  • Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.