Çarşamba, Eylül 9, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Ali Bulaç yazdı I Şeytan’ın hasleti: Kibir ve istikbâr

Kibir, şeytanın hasletidir. Yeryüzünde kibirlenen müstekbirler bu hasleti üzerlerinde taşır ve böylece zayıf kıldıkları kitleler üzerinde askerî, siyasî ve ekonomik tahakküm ile zihinsel-kültürel hegemonya kurarlar. Emperyalizm, sömürgecilik, tiranlık, baskı ve totalitarizm; dayanak olarak sundukları ontolojik ya da antropolojik gerekçelerin hiçbirinde hakikat değeri taşımaz. Eğer mustaz‘af kitleler bunlara boyun eğiyorsa, bunun yegâne sebebi ruhları ve zihinleri üzerinde kurulan bu kibir ağlarının oluşturduğu blokajlardır.

14/12/2025 15:12
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Ali Bulaç yazdı I Şeytan’ın hasleti: Kibir ve istikbâr
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Ali Bulaç

Ali Bulaç

97 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ALİ BULAÇ

Kibir, şeytanın hasletidir. Âdem’in günahı nefsin zaafından, şeytanın günahı ise kibirden kaynaklanır.

Buradan hareketle şu ayet-i kerimeler ışığında, ilk müstekbir olan İblis’in tavrını ve bu tavrın insana yansımasını nasıl izah edebiliriz?

“Ve meleklere: ‘Âdem’e secde edin’ dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise diretti ve kibirlendi; böylece kâfirlerden oldu.” (Bakara, 2/34)

“Meleklerin hepsi topluca secde ettiler. Yalnız İblis hariç. O, büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu. (Allah) dedi ki: ‘Ey İblis! İki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan neydi? Büyüklendin mi, yoksa yüce olanlardan mı oldun?’
(İblis) dedi ki: ‘Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.’” (Sâd, 38/73–74)

İblis’in büyüklenmesi Allah’a karşı değil, Âdem’e yöneliktir. Çünkü İblis de Allah’ın her şeyin yaratıcısı olduğunu, O’nun irade ve kudretinin her şeyi kuşattığını ve hiçbir varlığın Allah’a ortak olamayacağını bilir. Hatta irade sahibi varlıklar arasında en bilgili olanlardan biri olduğu dahi söylenebilir. Bu nedenle İblis’in Allah’a karşı büyüklenmesi, O’nun “secde” emrine itaat etmemesi anlamına gelir.

İblis bunu kendince “sebepsiz” de yapmaz; ontolojik kanıtlar ileri sürerek birtakım mantıksal gerekçeler öne sürer.

Ontolojinin argüman olarak kullanıldığı bu mantık yürütme ilk bakışta “tutarlı” görünse de her mantıksal tutarlılık hakikati temsil etmediğinden, İblis’in gerekçesi de bir hakikat değeri taşımaz. Onun gerekçesi, kendisinin ateşten, Âdem’in ise topraktan yaratılmış olmasıdır.

Ona göre varlık hiyerarşisine riayet edilecekse ateş, topraktan üstündür. Dolayısıyla ontolojik cevheri ateş olan bir varlık, ontolojik cevheri toprak olan bir varlığın önünde eğilemez; aksine Âdem’in İblis’in önünde eğilmesi gerekir.

Burada İblis’in yaptığı kıyasla ana bağlamı kaydırdığı görülür. Çünkü melekleri Âdem’in önünde secdeye götüren esas husus, Âdem’in maddi cevheri değil; Allah’ın ona kendi ruhundan üflemesi (nefha-i ruh), ona kendinden bir öz katması ve ona isimleri öğretmesidir (ta‘lîmu’l-esmâ). Hatta ontolojik cevher esas alınacaksa, nurdan yaratılmış olan meleklerin cevheri, topraktan yaratılan Âdem’inkinden üstündür. Buna rağmen secde emri Âdem içindir.

Âdem’i diğer varlıklara nazaran üstün ve kerem sahibi kılan şey ontolojik cevheri değil, ilahî nefhaya mazhar olması ve bilme yetisidir (İsrâ, 17/70). Bu üstünlük meleklere ya da başka varlıklara verilmemiştir.

İblis bunun farkındadır; ancak Âdem’e böyle bir üstünlük verilmesini hazmedemez. Bu nedenle Allah’ın emrine itaat etmez, kibirlenir. İsyanını ise ateş ile toprak arasında yaptığı mukayese ile temellendirir ve böylece belki de tarihteki ilk ayrımcılığın kapısını aralar.

Bu bağlamda varlık yapısını, yani maddi cevheri esas alan bütün ayrımlar ve ayrımcılıklar İblisî bir karakter taşır. Beyaz ile siyah, erkek ile kadın, Batılı ile Doğulu, kuzeyli ile güneyli, zengin ile fakir, yerli ile yabancı, efendi ile köle, soylu ile sıradan insan arasındaki ayrımlar ontolojik temellidir. Irkçılığı ve ayrımcılığı esas alan ideolojiler ve milliyetçilikler de bu zeminde yükselir.

İnsanlar arasında farklılıklar olabilir; ancak bu farklılıkların göreceli olmaktan çıkarılıp mutlaklaştırılması ve imtiyaz ya da üstünlük ölçüsü hâline getirilmesi istikbârdır. Üstünlük yalnızca takvadadır (Hucurât, 49/13).

Bütün insanlar Âdem ile Havva’nın çocuklarıdır; onların da kökeni topraktır. Herkesin rızkını Allah verir; mülk bütünüyle Allah’ındır ve Allah’ın mülkünde bütün insanlar hak sahibidir.

Buradan çıkarılacak sonuç şudur: Kibir, şeytanın hasletidir. Yeryüzünde kibirlenen müstekbirler bu hasleti üzerlerinde taşır ve böylece zayıf kıldıkları kitleler üzerinde askerî, siyasî ve ekonomik tahakküm ile zihinsel-kültürel hegemonya kurarlar. Emperyalizm, sömürgecilik, tiranlık, baskı ve totalitarizm; dayanak olarak sundukları ontolojik ya da antropolojik gerekçelerin hiçbirinde hakikat değeri taşımaz. Eğer mustaz‘af kitleler bunlara boyun eğiyorsa, bunun yegâne sebebi ruhları ve zihinleri üzerinde kurulan bu kibir ağlarının oluşturduğu blokajlardır.

Benzer bağlamda Bakara Suresi 87. ayet, şeytanî hasleti benimsemiş zümrelerin kişisel ve toplumsal tutumlarının arka planını açıklar:

“Andolsun Biz Musa’ya Kitabı verdik ve ardından peş peşe elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya da apaçık deliller verdik ve onu Rûhu’l-Kudüs ile destekledik. Ne zaman size nefislerinizin hoşlanmadığı bir şeyle bir elçi geldiyse, büyüklük taslayarak bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürdünüz; öyle mi?” (Bakara, 2/87)

Ayetin işaret ettiği temel unsur, beşerî motivasyonların oluşumunda “nefse hoş gelmeyen şey”dir. Bu durum, iradelerin çatışması olarak da ifade edilebilir. Bir tarafta Allah’ın muradı, diğer tarafta buna karşı çıkan insan iradesi vardır.

Tarihsel örnek üzerinden bakıldığında şunu görürüz: Allah, bir dönem İsrailoğullarını üstün kılmış; onları esaretten kurtarmak ve doğru yolu göstermek üzere Hz. Musa’yı göndermiş, ardından başka peygamberlerle desteklemiş ve nihayet Rûhu’l-Kudüs ile teyit edilen Hz. İsa’yı göndermiştir. Buna rağmen İsrailoğullarının bir kısmı peygamberleri yalanlamış, bir kısmı ise onları öldürmeye teşebbüs etmiştir. Bunun sebebi, peygamberlerin getirdiği ilahî mesajların önde gelenlerin hoşuna gitmemesidir.

Bu dinî elitler, dini kendi statülerini pekiştirecek şekilde yorumlamış; kelimelerin yerlerini değiştirmiş ve kendilerine ait bir iktidar alanı oluşturmuşlardır. Peygamberler bu iktidarın meşru olmadığını, şeriatın tahrif edildiğini ve zayıfların korunmadığını söyleyip onları hakka çağırınca, nefisleri bu çağrıyı reddetmiştir.

Bu istikbâr, görünürde peygamberlere yöneliktir; hakikatte ise Allah’a karşıdır. Çünkü peygamberler kendilerinden bir şey söylemez, yalnızca tebliğle görevlidir. Dolayısıyla peygambere karşı kibirlenmek, Allah’a karşı kibirlenmektir.

Bu ayetler, söz konusu tutumun yalnızca tarihsel olmadığını; Allah’a karşı büyüklük taslamanın evrensel bir karakter taşıdığını gösterir. Haksız ve gayrimeşru iktidar kuran, zayıfların haklarını gözetmeyen, hakikati çıkarına göre eğip büken, adaleti ve özgürlüğü hiçe sayan herkes aynı istikbârın içindedir.

“Âd kavmine gelince; onlar yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve ‘Kuvvet bakımından bizden daha güçlü kim var?’ dediler. Oysa kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi?” (Fussilet, 41/15)

“Çünkü onlara ‘Allah’tan başka ilah yoktur’ denildiğinde büyüklük taslarlardı.” (Sâffât, 37/35)

Bu ayetler de istikbârın tarihsel değil, evrensel bir tutum olduğunu teyit eder. Âd kavmi iktisadî ve ahlâkî yozlaşma içindedir ve bu yozlaşma zamanla kavramsallaşarak “adi” sıfatıyla ifade edilir hâle gelmiştir.

Ahlâkî yozlaşma, nefsin istek ve tutkularından beslenir. Hevâ ve hevesini merkeze alanlar, kuralsız yaşamak ister ya da kuralları kendi arzularına göre belirler. Bu da güç ve servet birikimini zorunlu kılar.

Bütün haksız iktidarlar sınırsız güç temerküzüne yönelir. Güç arzusu bağımlılık üretir; adaletsizlik arttıkça daha fazla güce ihtiyaç duyulur. Nihayet kişi, kendisini hiçbir gücün alaşağı edemeyeceği vehmine kapılır.

Müstekbirlik, gerçekte bir vehim hâlidir. Kişi hakikatte güçlü değildir; fakat kendisini sınırsız güç sahibi sanır. Bu vehim, insanı Yaratıcısını unutturacak noktaya kadar sürükler; hakikatle bağ kopar ve psikoz baş gösterir. Yunanca kökenli “megalomani” kavramının bu durumu ifade etmesi tesadüf değildir.

Etiketler: ali bulaçŞeytan'ın hasleti: Kibir ve istikbârÜst Manşet
Paylaş2Tweet2PaylaşGönderTara
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Önerilen Haberler

Fatma Zehra Fidan yazdı I Annelerin yetiştirdiği dindar nesil (mi?)
Köşe Yazarı

Fatma Zehra Fidan yazdı I Annelerin yetiştirdiği dindar nesil (mi?)

Nedim Türkmen yazdı I Araba fiyatına taylar satışta; 15 Safkan Arap koşu tayı satışta
Özel Haber

Nedim Türkmen yazdı I Araba fiyatına taylar satışta; 15 Safkan Arap koşu tayı satışta

‘Hesaplar ele geçirildi’ iddiaları için Akbank’tan açıklama
Özel Haber

Eren Mert yazdı I Akbank’tan müşterileri şaşkına çeviren kesinti

Suna Yaman yazdı I Kays Said’in Tunus’taki desteği nasıl eridi?
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Kays Said’in Tunus’taki desteği nasıl eridi?

Popüler Haberler

Müge Anlı’nın eşi yasa dışı bahisten mi görevden alındı? 

Müge Anlı’nın eşi yasa dışı bahisten mi görevden alındı? 

Serhat Kılıç’ın ölümünde kahreden detay! 2 gün önce dizi setinden kovulmuş

Serhat Kılıç’ın ölümünde kahreden detay! 2 gün önce dizi setinden kovulmuş

Tuğba Ekinci para karşılığı müstehcen içerikten tutuklandı

Tuğba Ekinci para karşılığı müstehcen içerikten tutuklandı

Şiddet suçlamasıyla yargılanıyordu: Erhan Çelik, Özlem Gültekin’in mirasından pay alacak mı?

Özlem Gültekin’in yeni videosu ortaya çıktı: Başıma bir şey gelirse sorumlusu Erhan Çelik’tir

Gülben Ergen’den eski eşi Erhan Çelik’e gönderme

Gülben Ergen’den eski eşi Erhan Çelik’e gönderme

‘Hesaplar ele geçirildi’ iddiaları için Akbank’tan açıklama

Eren Mert yazdı I Akbank’tan müşterileri şaşkına çeviren kesinti

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Fatma Zehra Fidan yazdı I Annelerin yetiştirdiği dindar nesil (mi?)

Fatma Zehra Fidan yazdı I Annelerin yetiştirdiği dindar nesil (mi?)

Melih Gökçek’in savunması ortaya çıktı: 150 bin TL emekli maaşıyla geçiniyorum

Melih Gökçek’in savunması ortaya çıktı: 150 bin TL emekli maaşıyla geçiniyorum

Meclis’i karıştıran iddia! Osman Gökçek, AK Parti’li vekili CHP’li sanıp yumrukladı

Meclis’i karıştıran iddia! Osman Gökçek, AK Parti’li vekili CHP’li sanıp yumrukladı

Üsküdar Belediyesi’ne rüşvet operasyonu

Üsküdar Belediyesi Başkanvekili seçimini AK Parti’nin adayı kazandı

Tolga Yavaş yazdı I Yazar öldü, yakınlarının yayınladığı eser, dünyaca üne kavuştu

Tolga Yavaş yazdı I Yazar öldü, yakınlarının yayınladığı eser, dünyaca üne kavuştu

Aldığı hapis cezası onanan Selçuk Mızraklı: Önünüzde diz çökmedim, bu size dert olsun

Selçuk Mızraklı Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye oldu

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Antalya’da orman yangınları nedeniyle 3 mahalle tahliye edildi

Antalya’da orman yangınları nedeniyle 3 mahalle tahliye edildi

Müstehcenlik soruşturmasında tutuklanmıştı: İfadesi ortaya çıktı

Müstehcenlik soruşturmasında tutuklanmıştı: İfadesi ortaya çıktı

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

45 milyonluk düğünün ardından şok gelişme! “Vanlı Kara Haydar” gözaltına alındı

45 milyonluk düğünün ardından şok gelişme! “Vanlı Kara Haydar” gözaltına alındı

12 karatlık yüzüğü estetiğinden daha çok dikkat çekti

12 karatlık yüzüğü estetiğinden daha çok dikkat çekti

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Fatma Zehra Fidan yazdı I Annelerin yetiştirdiği dindar nesil (mi?)
  • Melih Gökçek’in savunması ortaya çıktı: 150 bin TL emekli maaşıyla geçiniyorum
  • Meclis’i karıştıran iddia! Osman Gökçek, AK Parti’li vekili CHP’li sanıp yumrukladı
  • Üsküdar Belediyesi Başkanvekili seçimini AK Parti’nin adayı kazandı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.