Cuma, Temmuz 24, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Ali Bulaç yazdı I Nifak ve münafık

Her sosyo-politik sistemde, o sistemin referans aldığı felsefî/ideolojik görüşü paylaşmayan insanlar bulunabilir. Münafıklar da farklı bir sosyal kategori olarak İslâm toplumunun iç/kripto muhalifleri olarak görülebilirler.

30/11/2025 18:11
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
Ali Bulaç yazdı I Nifak ve münafık
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Ali Bulaç

Ali Bulaç

97 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ALİ BULAÇ

Arapça “n-f-k” kökünden türeyen kelime etimolojik olarak, yer altında bulunan ve bir ucundan diğer ucuna gizlice gidilebilen işlek yol (tünel) demektir. İslâmî terminolojide ise, kısaca içi dışı bir olmayan, iki yüzlü, Müslümanlar içinde Müslüman gibi görünerek gerçekte içlerinde küfür veya şirk inancını taşıyan kimselere denir. Bu kimseler legal ve illegal olmak üzere daima iki tutumu bir arada sürdürdüklerinden kendilerine güvenilmez. İç dünyalarını sakladıklarından hasbî değil, hesâbîdirler; bu yüzden her zaman bir tehlike arz edebilirler.

 

Her sosyo-politik sistemde, o sistemin referans aldığı felsefî/ideolojik görüşü paylaşmayan insanlar bulunabilir. Münafıklar da farklı bir sosyal kategori olarak İslâm toplumunun iç/kripto muhalifleri olarak görülebilirler. İnsan gruplarının temel hak ve özgürlüklerini; inanç, ibadet ve düşünce farklılığı olanların bu konumlarını tabiî karşılayan İslâm, muhalif çevrelerin varlığından rahatsız olmaz ve bu muhaliflerin inanç ve düşüncelerini baskıyla değiştirmeye ya da ibadet ve ayinlerine engel olmaya kalkışmaz. Nitekim tarihte “zımmî” adı altında toplanan gayrimüslim tebaanın geniş bir hukukî statüye sahip olduğunu biliyoruz. Zımmîler, Batı hukukundaki “azınlık” (ekalliyet) değildir; çok daha geniş hak ve özgürlüklere sahiptirler. Ancak buna rağmen Kur’ân’ın münafıklarla ilgili sert ve tehditkâr ifadeler kullanması, nifakın bilinen bir dine veya siyasî görüşe mensubiyetten daha farklı bir olgu olmasıyla ilgilidir.

 

Kur’ân-ı Kerîm münafıklara ateşin en alt tabakasını uygun görür (Nisa, 4/145). Affa mazhar olmaları mümkün olmayan müşrikler ile küfrü tercih edenlerin de nihayetinde gidecekleri yer ateştir. Ne var ki münafıklar için özel bir vurgu yapılmaktadır. Bunun birtakım haklı gerekçeleri vardır.

 

İslâm kamu hukuku, hangi inanç, din veya görüşte olursa olsun, kişi ve grupların sosyolojik varlıklarını güvence altına alan hukukî statüler tayin eder. Kişi ve gruplar birtakım özel durumları sebebiyle farklı konumlarda değerlendirilebilse de temel hak ve özgürlüklerin korunması anlamında hukukun üstünlüğü esastır. Müslümanlar için kamu hukuku tarafından korunan zarûrât-ı hamse (can, din, akıl, mal, nesil güvenliği) Müslüman olmayanlar için de korunur. Şu hâlde zımmî ile münafık arasında hukukî anlamda bir benzerlik bulunamaz. Daha önemlisi, münafık için hukukî olarak tayin edilmiş özel bir statü de yoktur. Bu ilk bakışta garip görünse de İslâm’ın genel ilkeleri bakımından ahlakî ve manevî bir tutarlığa işaret eder.

 

Ahlakî ve manevî erdemler açısından insan türünün en aşağılık mertebesinde bulunan münafığa, onun dinî ve siyasî tercihinin ne olduğunu biliyor olsak bile hukukî bir yaptırım uygulanamaz. Eğer davranış ve eylemleri —zahiren de olsa— İslâmî temel davranış biçimlerine aykırı değilse, ona karşı yapılabilecekler sınırlıdır. Bu durumda onun ne düşündüğünü bilmek hukukî bir anlam taşımaz. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Medine hayatında birçok münafığı tanımış, onların zararlarını görmüştür. Ancak buna rağmen onları açıkça “münafık” olarak işaretlememiş, haklarında herhangi bir müeyyideye başvurmamıştır.

 

Münafıklar potansiyel/gizli kâfirlerdir. Potansiyel bir durum kendini açığa vurmadıkça, yani aktif hâle gelmedikçe onlara karşı sadece zihnî/manevî tedbir alınabilir. Ancak hiç kimse potansiyel muhalif oluşundan dolayı yargılanamaz, kendisine ceza takdir edilemez.

 

Bütün bunlardan dolayı Kur’ân-ı Kerîm, münafıkların içinde bulundukları manevî ve ahlakî kirliliği sergilemekle yetinir; ahirette uğrayacakları dramatik akıbeti tasvir eder. Kur’ân’a göre münafığın en önemli özelliği, kalben hasta olmasıdır. Başka bir deyişle nifak, kalbin hastalığıdır. Münafıklar ile kalplerinde hastalık bulunanların birlikte zikredilmesinin (Enfal, 8/49; Ahzâb, 33/12) sebebi, ikisi arasındaki ahlakî özdeşliğe dikkat çekilmesidir. Bu da münafığın kişiliği zedelenmiş, manen olgunlaşamamış, zaaflarına yenik düşmüş, güvensiz, korkak, dürüst davranmayı riskli bulan tehlikeli bir kimse olduğunu gösterir. Cesaret ve şecaat, kişinin manevî ahlakını açığa vurmasını gerektirir; münafık ise bu cesaret ve şecaattan yoksundur.

 

Münafık daima güç odaklarının muhtemel hesaplarını yapar; hayatına yön veren pusula reel politikadır. Çeşitli askerî ve politik grupların nezdinde yatırımlar yapar. Böylece zamanın aleyhine dönmesine karşı tedbir aldığını düşünür (Maide, 5/52). Bu kişilerden mertçe bir mücadele, savaş alanında dürüst ve âdil davranış beklenemez. Himayesinde oldukları kimselerde bir zaaf görürlerse, ortaya çıkan fırsatı kullanmakta tereddüt etmez, ihaneti ahlaksızlık saymazlar. Uhud Savaşı’na çıkarken ordudan kopup geri dönen Medineli münafıklar, bunu stratejik bir hamle saymışlardı. Bu, Müslümanlar arasında moral çöküntüsü oluşturma çabalarının yanı sıra Mekkeli müşrikler ve Medineli Yahudilerle ittifak kurma hesaplarının da parçasıydı.

 

Alışılagelmiş zamanlarda münafıklar yeraltında, karanlık mahfillerde ve sessizce çalışmayı tercih ederler. Entrika ve desise (keyd ü mekr) zihnî motivasyonlarının sonucudur. Kalplerinde hastalık bulunması, İslâm’ın sunduğu hayat tarzı, görev ve sorumlulukların onları tatmin etmemesi veya kendilerine zor gelmesinin sonucudur. Oysa ruhsal, zihnî veya sosyal açıdan bir konudan memnun olmayan kişi muhalif görüş ve eleştirilerini açıkça ortaya koyabilir; gerekirse fiilî mücadele verir. Bu, tavır koyabilme gücünü gösterebilenlere özgüdür. Münafık ise bu cesaretten yoksundur. Daha aşağılık yollara başvurur; gösteriş için namaz kılar, Müslümanlardanmış gibi görünür (Nisa, 4/142; Tevbe, 9/54). Ancak yalnız kaldığında ne namaz kılar ne de İslâm aleyhine faaliyet göstermekten geri durur. Bu nedenle Medine döneminde sahabe, sabah ve yatsı namazlarının münafıklara ağır geldiğini ifade etmişti. Çünkü inandığı için değil, aldatmak için namaz kılan birinin bu vakitlere riayet etmesi, gösteriş yapamadığı durumlarda ağır bir külfettir.

 

Münafıklara dünyevî-hukukî bir yaptırım uygulanmamasının sebebi, bu kavramın istismara açık oluşudur. Aksi hâlde kendini hakikatin merkezine koyan bazı Müslümanlar, görüşlerine uygun bulmadıkları samimi müminleri münafıklıkla suçlama tehlikesine düşebilirler. Bu durum çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Madem ki nifak kalpte gizlenen bir duygu ve düşüncedir ve biz insanlar başkalarının kalplerini okuyamayız; o hâlde kendini Müslüman olarak tanıtan ve zahiren öyle görünen herkes hakkında hüsn-ü niyet beslemek zorundayız. Nitekim Peygamber (s.a.s.) tarafından isimleri bilinmesine rağmen münafıklar açıklanmamış, Medine’de diğer Müslümanlar gibi muamele görmüşlerdir.

 

Buraya kadar anlattıklarımız İslâmî literatürde “akîdevî nifak” olarak bilinen türdendir. Bunun yanında bir de “amelî nifak” vardır ki, kişi gerçekte ve kalben münafık olmadığı hâlde davranışları münafıkların davranışlarına benzer. Bu sakınılması gereken bir durumdur; nefsin istek ve tutkularının sebep olduğu bir ahlakî zaaftır. Hz. Muhammed (s.a.s.), bu zaafın yol açabileceği tahribata dikkat çekerek şöyle buyurmuştur:

 

“Münafığın alâmeti üçtür:

Konuştuğunda yalan söyler,

Söz verdiğinde sözünü yerine getirmez

Ve kendisine bir şey emanet edildiğinde ona ihanet eder.”

(Buhârî, İman 24; Müslim, İman 107)

 

Yalan söylemek, sözü tutmamak ve emanete ihanet, ahlakî düşüşün göstergeleridir. Nefsine yenilen bir Müslüman bu hata ve günahları işleyebilir. Bu, onun gerçek anlamda münafık olduğu anlamına gelmez. Aksi hâlde yalan söyleyen herkesi münafık saymak gerekir. Oysa kişi Müslüman olduğu hâlde davranışları mü’mince olmayabilir; ancak benzerlik, özdeşlik anlamına gelmez.

 

Kendi öz varlığı ve Allah karşısında ahlakî tutarlılık adına olduğu kadar başkalarını suizan içine düşürmemek adına da doğruluk, ahde vefa ve emanete sadakat, Müslümanın en belirgin ahlakî tutumu ve davranışı olmak durumundadır.

Etiketler: ali bulaçnifak ve münafıkÜst Manşet
Paylaş3Tweet2PaylaşGönderTara
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Önerilen Haberler

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı
Köşe Yazarı

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Kemal Albayrak yazdı I Sorumlulara Çağrımdır
Köşe Yazarı

Kemal Albayrak yazdı I Asıl gündem kapatılıyor

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum
Özel Röportaj

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Ayşem Narlı yazdı I Teknoloji çağında öğrenci olmak!
Köşe Yazarı

Ayşem Narlı yazdı I Teknoloji çağında öğrenci olmak!

Popüler Haberler

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Aile hekimleri üçüncü kez iş bıraktı; sağlık ocakları 5 gün kapalı!

Mobbing ve ağır çalışma koşulları: 15 yılda 70 hekim intihar etti

Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum

Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum

Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Esat Aytan yazdı I Bir Çocuğun Sessiz Çığlığı

Özgür Özel Yeni Parti’nin kurulduğunu duyurdu

Özgür Özel Yeni Parti’nin kurulduğunu duyurdu

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Mobbing ve ağır çalışma koşulları: 15 yılda 70 hekim intihar etti
  • Hazal Kaya: Ahbap’a 120 bin lira bağış yaptım, mağdurum
  • Halk affetmedi, Uğur Arslan’ın Sakarya’daki imza günü iptal edildi
  • Show TV’den kovulan Didem Arslan’ın yeni adresi belli oldu

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.