Perşembe, Temmuz 23, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Ali Bulaç yazdı I Akraba ve nepotizm Hz. Osman örneği (2)

Coğrafi hakimiyetin genişlemesi ile iç göçlerde yaşanan hızlı hareket muhtemelen Hz. Osman’ı akrabalarına daha çok yaklaştırdı, baş gösteren sorunları kuvvetli bir dayanışma (akraba asabiyeti) ile aşabileceğini düşündü, bu onun için reel politik bir zorunluluktu, zaman içinde söz konusu reel politik, onda zaafa dönüştü.

21/05/2025 10:05
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
Ali Bulaç yazdı I Akraba ve nepotizm Hz. Osman örneği (2)
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Ali Bulaç

Ali Bulaç

97 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ALİ BULAÇ

Hz. Peygamber (s.a.)’in vahyin ışığında ve kontrolünde çizdiği istikametten ilk sapmanın Muaviye’nin, yönetimi hilafetten saltanata dönüştürmesiyle başladığı yönünde yaygın bir kanaat vardır, bu kanaat tümden yanlış değildir, eksik olan Muaviye’den önce ve fakat kendisinin de içinde yer aldığı Beni Ümeyye kabilesinin –kısaca Emevilerin- Hz. Osman’ın halife olmasıyla harekete geçmiş olmasıdır.

Bunun nasıl olduğuna bakmaya çalışalım:

Ölümcül bir suikasta maruz kalan Hz. Ömer, öleceğini anlayınca kendisinden sonra başa geçecek halifenin seçimini altı kişilik bir heyete bıraktı, bu bir emir değil, bir tavsiye idi. Ömer gibi 10 yıllık yönetimde gerçekten başarılı olmuş, iyi sınav vermiş, feraset ve celadet sahibi bir muktedir şahıs bu tavsiyede bulununca, geri çevirmek olmazdı. Belirlediği kişiler Ali bin Ebi Talip, Osman bin Affan, Abdurrahman bin Avf,  Sa’ad bin Ebi Vakkas, Zubeyr b. Avam ve Talha bin Ubeydullah idi. Altı oy 3’e 3 şeklinde çıkma ihtimaline karşı Hz. Ömer, Abdurrahman bin Avf’ın iki oy hakkına sahip olacağını söylemişti, nitekim de öyle oldu.

Bazıları Ömer’e oğlu Abdullah’ın da aday gösterilmesini söylediyse de, Ömer “Bir aileden iki kişi yeter” demişti. “İki kişi yeter”den neyi anlamak gerekirdi? Suikasta uğradığı için, oğlu da suikasta uğramasın mı demek istemişti, yoksa aynı aileden iki kişi yönetici olmasın, Bizans veya Sasani türü hanedanlığa döner diye uyarıda mı  bulunmuştu? Her ikisi de muhtemel olmakla beraber, ikinci ihtimal daha kuvvetli görünmektedir. Çünkü bu ihtimali kuvvetlendirecek karineler var, en önemlisi Hz. Peygamber (s.a.) ile Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer’’in yakınlarından kimseyi kamu görevlisi olarak tayin etmemeleriydi. Bu durumda Abdullah bin Ömer’in görevi, oylama sonucunda çoğunluğun yanında yer almasından ibaret olacaktı, dolayısıyla Abdullah bin Ömer yetkisiz bir elemandı.

Oylama sonucu Ali ve Osman’a 3’e oy çıkınca üzerinde mutabakata varıldığı üzere Abdurrahman bin Avf iki oy hakkına sahip olarak Ali ve Osman arasında birini tercih edecekti.

Abduurrahman bin Avf’ın gönlünden kimin geçtiğini Allah’tan başkası bilemezdi, belki Ali’yi tercih edebilirdi ama Abdurrahman bin Avf, objektif bir kriter takip ederek kararını verdi. Kriter neydi?

İki oya sahip Abdurrahman bin Avf, Hz.Osman’a sordu:

-Nasıl hükmedeceksin? Hz. Osman, şöyle dedi:

-Önce Hz. Peygamber’i, sonra benden önce iki şeyhi (Ebu Bekir ve Ömer) takip edeceğim.

Hz. Ali’ye de aynı suali sorunca, o şöyle dedi:

-Hz. Peygamberi ve iki şeyhi takip edeceğim ama aklıma yatmasa iki şeyhi bırakıp kendi içtihadıma göre karar vereceğim.

Belki de Ali’nin bu beyanı onun hilafeti kaybetmesine sebep oldu. Abdurrahman bin Avf, Osman’ı halife olarak belirlediğini açıkladı.

Bu olayı anlatmanın sebebi, genel kanaate göre 12 sene hükmeden Hz. Osman’ın ilk altı seneyi üç aşağı beş yukarı ilk iki halifenin çizgisinde yürütmüş olmasıdır, başka bir deyişle ilk iki halifeyi takip etti. Yönetimde ciddi sayılabilecek bir sarsıntı meydana gelmedi, İkinci altı senede ise durumda gözle görülür ve olumsuz yönde değişikliler baş gösterdi, artık Hz. Osman, ilk iki halifenin çizgisinin dışına çıkmaya başlamıştı.

Reel politik açıdan bakıldığında işler eskisine göre daha zorlaşmıştı, Müslümanların hakimiyeti batıdan doğuya yayılıyor, değişik kavimler İslamiyet’e giriyor veya İslami hakimiyeti kabul ettiklerini beyan ediyorlardı; Hz. Osman bu geniş coğrafyayı tam olarak kontrol etmekte güçlük çekiyordu. Güvenilir elemanlara ihtiyacı vardı, zannınca kendilerine güvenebileceği kimseler onun yakınları olabilirdi.

Mekke’nin fethiyle artık yapabilecek şey kalmadığını anlayan Beni Ümeyye, Müslüman olmaktan başka seçeneğe sahip değildi, Müslümanlığı kabul ettiklerini ilan ettiler. İçlerinde elbette samimiyetle Müslüman olan vardı ve belki çoğunluktaydı ama önde gelenleri kendilerini beklemeye almışlardı, fırsatı kolluyorlardı, nitekim tarihi fırsatın ortaya çıktığına kanaat getirip son derece sofistike yöntemlerle bir kere daha sahneye giriş yaptılar.

Fetihlerin genişlemesi yanında Arap yarımadasında da muazzam bir demografik hareketlik başlamıştı, badiyeden on binlerce kişi şehir merkezlerine doğru göç ediyor, yerleşik hayata geçiyordu. Bunları şehre yerleştirmek, şehir ortamında sosyalleştirmek çok yönlü sosyo politik perspektifler gerektirirdi. Bu yeni şehir sakinleri bir yandan bürokratik kural ve teamüllerden pek hoşlanmıyorlar, diğer yandan ganimetlerin bolca aktığı Beytülmal’den hak ettikleri payı alamadıklarını düşünüyorlardı. İlk dönemle mukayese edildiğinde sosyal tabakalar arasında belli bir dengesizlikler gözleniyordu.

Coğrafi hakimiyetin genişlemesi ile iç göçlerde yaşanan hızlı hareket muhtemelen Hz. Osman’ı akrabalarına daha çok yaklaştırdı, baş gösteren sorunları kuvvetli bir dayanışma (akraba asabiyeti) ile aşabileceğini düşündü, bu onun için reel politik bir zorunluluktu, zaman içinde söz konusu reel politik, onda zaafa dönüştü. Halife yakınlarına –ki bunlar neredeyse kendisinin de mensup olduğu Beni Ümmeyye’den kimselerdi- zaaf duydukça, zaafı onun yakınlarının kontrolüne girmesine sebep oldu, derken Osman’ın hilafeti Beni Ümeyye’nin yönetimine döndü.

Tabii ki, bu zaaf gerek Hz. Ömer’in Şura Meclisi’nde yer alan, gerekse diğer önde gelen sahabeler tarafından eleştiriye konu oluyordu, giderek yönetimin nepotizme dönüşmesi karşısında mesela Hz. Aişe, memnuniyetsizliğini dile getirmişti, dahası tercihini Ali’den yana değil, ondan yana kullanan Abdurrahman bin Avf da “Ey Osman bin Affan, biz seni akrabalarını kayırasın diye mi seçtik?” demek durumunda kaldı.

Asıl yararlı şeklinden belli bir kabileye veya neredeyse Arap milliyetçiliğine geleneksel bir argüman olarak kullanılan “mevali” politikasının Müslümanlar nezdinde ciddi rahatsızlıklara yol açmaya başlamasının tarihini de, daha öncesine değil, Hz. Osman dönemine uzatmak daha doğru olur. Hz. Peygamber (s.a.) ve ondan sonra gelen iki halife mevaliyi eski haliyle kullandılar, bunu bir kavmin diğerlerinin aleyhinde bir üstünlük aracı olarak kullanmadılar. Eski uygulamaya göre zayıf bir kabile güçlü bir kabileyle sözleşme imzalar, iki kabile birlik olur, güçlü olan mevlasını hasımlarına karşı korur, ilk teklifi kabul eden kabilenin imzaladığı bütün sözleşmeler kendisine eklenen kabile için de geçerli olurdu. Emevilerin yönetimde baskın kabile olmalarından sonra bunun yerini kabile üstünlüğü yer aldı, Emeviler hem kendilerinden olmayanlara hem yeni Müslüman kavimlere üstten bakmaya başladılar ki, bu üstenci-kibirli bakış tarzı büyük rahatsızlıklara sebebiyet verdi. Bir de buna eşitsiz ve adaletsiz gelir bölüşümü ile Beni Ümeyye’den tayin edilen valilerin sorumsuz davranışları eklenince bu durum Hz. Osman ve iktidar seçkinlerine karşı sosyo politik bir infiale dönüştü.

Bütün uyarılara Hz. Osman kulak asmadı. Hz. Ali ve diğer önde gelen sahabeler memnuniyetsizliklerini dile getirdiler, eleştiri yaptılar lakin fayda etmedi, hatta Ömer’in şurasında “Ben ilk iki şeyhi takip edeceğim” sözü verdiği ve belki de bu taahhüt seçilmesini kolaylaştırmasına rağmen Hz. Osman, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer’in yönetime yakınlarını yaklaştırmamalarını eleştirildi, yakınlarını/akrabalarını yönetimde söz sahibi kılmanın suç olmadığını, kişinin akraba ve yakınlarını sevebileceğini, bunun da normal olduğunu söyledi. (Bugün de İslamiyeti reddetmediği halde milliyetçilik illetinden kurtulamayanların öne sürdüğü gerekçe bundan ibarettir: “İnsanın kendi yakınlarını, kavmini, halkını sevmesi günah değildir.”) Ancak olup biten kişinin kendi halkını, yakınlarını sevmesinden ibaret değildir, olan yakınların, belli bir grubun kamu yönetimine ve kaynaklarına sahip çıkıp diğerlerini mahrum etmesidir.

Şimdi geçen yazıda Nahl Suresi, 90. Ayetinde zikri geçen “Yakınların gözetilip korunması” meselesine gelince. Bu ilahi bir emir, bir tavsiye ve güzel bir ameldir, bunda şüphe yok. Ancak bu, kişi kamuda görevli değilse, kişinin bireysel, sivil hayatında takip etmesi gereken bir güzem bir ameldir. Kişi kamu yöneticisi olup da statüleri, idareyi yakınlarından, ailesinden, partisinden, aşiretinden kimselerle dolduruyorsa bu apaçık nepotizmdir ve büyük adaletsizliktir, büyük sosyal patlamaların sebebidir.

 

Etiketler: akrabaali bulaçhz osmanneopotizmörneğiÜst Manşetyazdı
Paylaş3Tweet2PaylaşGönderTara
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Önerilen Haberler

Suna Yaman yazdı I Azerbaycan Batı için daha değerli hale geliyor
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Azerbaycan Batı için daha değerli hale geliyor

Kemal Albayrak yazdı I Arayış, Yok’tan Var Oluşa
Köşe Yazarı

Kemal Albayrak yazdı I Arayış, Yok’tan Var Oluşa

Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle Özgür Özel’e soruşturma
Köşe Yazarı

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Özel’den beklenen ‘Yeni Parti’ hamlesi

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti
Özel Röportaj

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Popüler Haberler

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Didem Arslan Show TV’den kovuldu 

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Sonel olay öncesi “İnşallah Tunceli’de insanlık dışı olaylar yaşanmaz” demiş

Eski Vali Sonel’in telefonu açıldı, 2 kişi gözaltına alındı

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

İsmail Yüksek’in evliliği geçersiz mi?

İsmail Yüksek’in evliliği geçersiz mi?

Acun Ilıcalı’nın eşi tribünde kavga çıkardı

Acun Ilıcalı’nın eşi tribünde kavga çıkardı

Bahçeli’den Dervişoğlu’nun “Siz varken PKK’ya gerek yok” sözlerine sert yanıt

Bahçeli’den yeni partiye Hazine yardımı açıklaması: Vekil sayısına göre yapılmalı 

Merkez Bankası rezervleri 3,6 milyar dolar azaldı

Faiz kararı açıklandı: TCMB’den sürpriz çıkmadı

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Taşacak Bu Deniz’den hayranlarını üzen haber

Taşacak Bu Deniz’den hayranlarını üzen haber

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Müge Anlı ekranlara dönebilecek mi?

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Eski Vali Sonel’in telefonu açıldı, 2 kişi gözaltına alındı
  • Amedsporlular’dan Fatih Tekke’nin oğlu hakkında suç duyurusu
  • İsmail Yüksek’in evliliği geçersiz mi?
  • Acun Ilıcalı’nın eşi tribünde kavga çıkardı

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.