(The Turkish Post) – Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar’ın avukatlarının tutukluluk itiraz dilekçesi, “karar usul ve yasaya uygun, adli kontrol hükümleri bu aşamada yetersiz kalır” denilerek reddedildi.
Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar, 5 Temmuz’da ‘Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması’ iddiasıyla gözaltına alınmış, 9 Temmuz’da tutuklanmıştı. Karalar ardından görevden uzaklaştırılmıştı.
Suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla tutuklanan Aziz İhsan Aktaş İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı soruşturmalarda ‘etkin pişmanlık‘tan yararlanarak 4 Haziran’da tahliye edilmişti. Avukatları, 21 Temmuz’da Karalar’ın tutukluluğuna itiraz etmişti.
Karalar’ın avukatı Erkan Sarıtaş, sosyal medya hesabı X’ten itirazın reddedildiğini duyurdu. Sarıtaş, itirazlarının “kararın usul ve yasaya uygun olduğu, adli kontrol hükümlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı” gerekçesiyle reddedildiğini bildirdi.
Sarıtaş’ın paylaşımı şöyle:
“İtiraz dilekçemizde de ifade ettiğimiz üzere sayın Karalar hakkındaki isnatlar, yalnızca bir başka suçlama dolayısıyla tutuklu bulunan bir şahsın soyut iftiralarına dayanmakta olup maddi gerçeklere aykırı ve açıkça çelişkili bu ifade dışında iddiaları ispata elverişli, objektif, açık, kesin ve inandırıcı en ufak bir delil söz konusu değildir. Dolayısıyla sayın Karalar iddiaları destekleyebilecek makul hiçbir delil olmaksızın haksız yere özgürlüğünden mahrum bırakılmaktadır.
Dilekçemizle birlikte Prof. Dr. Adem Sözüer imzalı hukuki mütalaa, ülkemizin önde gelen adli bilişim uzmanlarından Tuncay Beşikçi imzalı teknik rapor ve iki mali uzman tarafından hazırlanan mali mütalaa da dosyaya sunulmuştu.
Bu raporların tümü, soyut iddianın maddi gerçeklere ne derece aykırı olduğunu ve sayın Karalar’a yöneltilen suçlamanın da ne derece gerçekdışı olduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır.
Dilekçemiz ve ekinde tamamı 100 sayfayı aşan tüm bu raporlar ve mali tablolar sulh ceza hakimliğine sunulduktan, savcılıktan görüşle birlikte soruşturma dosyası istendikten ve itiraz incelenmek üzere ilgili mercie tevdi edildikten yalnızca birkaç saat sonra yapılan itirazın asliye ceza mahkemesince ‘kararın usul ve yasaya uygun olduğu, kararda değişiklik yapılmasını gerektirir bir neden görülmediği, adli kontrol hükümlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı’ şeklindeki yetersiz, basmakalıp ve haliyle kanuna aykırı tek bir cümlelik gerekçeyle reddedildiğini öğrendik.
Elbette, hukuka aykırı bu karar, hukuk mücadelemiz açısından bizleri yıldırmayacak. Müvekkilimiz özgürlüğüne kavuşuncaya kadar masumiyetini her mecrada dile getirmekten asla vazgeçmeyeceğiz.”






















