(The Turkish Post) – TUNA CEVHER
Şok edici bir gerçek, toplumumuzun artık ahlaki değerlerden tamamen kopuş yaşadığının en acı örneğini sergiliyor. Kendisine “din adamı” sıfatını yakıştıran bir şahıs, öz kızlarına cinsel istismarda bulunarak insanlık dışı bir suça imza attı. 78 yıl hapis cezasına çarptırılan bu sapkın imam, toplumun en temel değerlerinin paramparça edildiğinin acı bir göstergesi.
TOPLUMSAL YOZLAŞMA ARTIK SINIR TANIMIYOR
Her geçen gün medyada benzer haberlerle karşılaşırken, toplum olarak hangi noktaya geldiğimizi sorgulamak kaçınılmaz. İmam gibi toplumda güven ve saygı gören figürlerin, en yakın çevrelerinde işledikleri korkunç suçlar, ne yazık ki ahlaki erozyonun ve değerlerimizin yozlaşmasının açık bir göstergesi. Bu tür vakalar, sadece bireysel sapkınlık olarak değil, sistematik bir çöküşün habercisi olarak değerlendirilmeli.
NEDEN SONU GELMİYOR?
78 yıl hapis cezası verilmiş olması olumlu bir gelişme gibi görünse de bu cezanın tek başına yeterli olması böylesine kan dondurucu bir olay için yetersiz. Çocuk istismarına karışan kişilere en ağır cezaların verilmesi ve af kapsamına alınmaması gerekiyor. Cezaların caydırıcılık ölçüsü artmadıkça bu tür vakaların sonu gelmeyecek.
İstismar olaylarının sadece mahremiyet bahanesiyle örtbas edildiği bir dünyada yaşıyoruz. Gerçek adalet, her zaman mağdurların yanında olmalı ve suçu işleyenlerin, ne kadar “saygın” pozisyonlarda olurlarsa olsunlar, cezasız kalmalarına asla izin verilmemelidir.
TOPLUM OLARAK NE YAPIYORUZ?
İstismar vakaları yalnızca hukuki bir mesele değildir, aynı zamanda derin bir toplumsal sorun ve ahlaki erozyonun açık bir göstergesidir. Görmezden gelinen, üzeri kapatılan her vaka, bir sonraki trajedinin yolunu açar. Eğitim sisteminden medyaya, aile içi bilinçlendirmeden hukukun işletilmesine kadar her alanda mücadele edilmezse, bu çürüme daha da derinleşecek. Toplum olarak bu olaylar karşısında sesimizi yükseltmezsek, sıradaki trajediye yalnızca seyirci kalırız. Artık yozlaşmanın sınır tanımadığı bir ortamda yaşamaktan bıkmış durumdayız ve değişim için aceleye ihtiyacımız var.





















