(The Turkish Post) – NEŞE POLAT
Tip 1 diyabet rahatsızlığı olanlara tıp dünyasından sevindirici haber geldi. İngiltere’de uygulanan bir çalışmada, ilk kez tip 1 diyabetli bir hastaya, bağışıklık baskılayıcı ilaç gerektirmeyen, genetiği değiştirilmiş insülin üreten pankreas hücreleri nakledildi. Çalışmaya katılan hastada, 28 gün içinde insülin üretimi başladı. (Arka Plan: Zimislecel, allojenik kök hücrelerden elde edilen bir adacık hücresi tedavisidir. Tip 1 diyabetli kişilerde zimislecelin güvenliği ve etkinliğini anlamak için verilere ihtiyaç vardır.) Bilim insanları tarafından Tip 1 diyabetli bireylerde, zimislecel kullanılarak gerçekleştirilen Faz 1-2 çalışmasıyla, katılımcılara ilk aşamada, portal vene tek bir infüzyonla yarım doz zimislecel verildi. İki yıl içinde de ikinci yarım doz seçeneği sunuldu.
Türkiye’de yaklaşık 20 binden fazla çocuk, Tip 1 diyabet hastası. Özellikle bazı çocuklarda bebeklik dönemlerinde, bazılarında ise sekiz on yaş arasında ortaya çıkan hastalık ciddi takip gerektiriyor. Beslenmesinden eğitimine, sosyal yaşamından sağlık kontrollerine kadar, 24 saat ailelerin gözetiminde olması gerekiyor. Kendi beslenmesini ve şeker ölçümünü rahatlıkla yapamadığı için de çocukların gün içerisinde onlarca kez parmağını delerek, ya da deri altına yerleştirilen sensör yardımıyla şekerinin kontrol edilmesi gerekiyor. Özellikle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın onayının ardından 0-18 yaş aralığındaki çocukların sensör ihtiyacının SGK tarafından geri ödeme listesine eklenmesi, rahatsızlığı bulunan gençlerin hayatından önemli bir çığır açtı. Bu sayede çocukların en azından günde birkaç kez de olsa parmaklarını delmesinin önüne geçilmiş oldu.
Carlsson: Büyük bir immünnolojik atılım
Yapılan araştırmaya göre; B ve C gruplarındaki 12 katılımcıda şiddetli hipoglisemi görülmedi. Hemoglobin A1C düzeyleri de yüzde 7’nin altında kalma başarısı gösterdi. Yine çalışmaya katılanların glikoz hedef aralığı da yüzde 70 seviyesinde başarılı oldu. Kısacası katılımcıların şeker seviyeleri 70 ile 180 mg aralığında gözlendi. Yine katılım sağlayanların 10’un da da insülin bağımsızlığı sağlanmış oldu.
Çalışmanın 365. gününde de dışarıdan insülin verilmedi. Uzmanlara göre; bu kısa süreli çalışma, zimislecelin fizyolojik adacık fonksiyonunu geri kazandırabileceğini ve hipoglisemi riskini azaltabileceğini gösteriyor. Ancak kapsamlı bir değerlendirme yapmak içinde, daha geniş kapsamlı klinik çalışmalarına ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.
Türkiye’nin önemli akademisyenlerinden biri olarak öne çıkan Prof. Dr. Güner Sönmez de yurt dışında yapılan klinik çalışmasının önemine vurgu yapıyor. Küçük bir grup üzerinde yapılan çalışmada, kök hücre temelli tek seferlik bir projede, 10 kişinin tamamen iyileştiğini aktaran Sönmez, ayrıca genetiği değiştirilmiş insülin üreten pankreas hücrelerinin naklinin de başarılı sonuç vermesinin Tip 1 diyabetli aileler için büyük bir ümit olduğuna dikkat çekiyor. Öte yandan çalışmayı yürüten Prof. Dr. Per-Ola Carlsson da, bu adımı, “Büyük bir immünnolojik atılım” olarak tanımlıyor.






















