Pazar, Ağustos 2, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Haber Yorum

Süreyya Şaşmaz yazdı l Özgürlüğe ilk adım

Şimdi kolunda ne bir gardiyan ne de bir jandarma vardı. Artık yalnız ve tek başınaydı. Çevresini kaplayan demir bloklardan, mazgallardan ve dikenli tellerden varesteydi. Ona göre inşan hep özgür yaşamalı ve bu yaşamı hep korumalıydı. Ama araya on yıllık bir istenmeyen perde girmişti.

17/01/2025 17:01
Okuma süresi: 5 dk. okuma
A A
Süreyya Şaşmaz yazdı l Özgürlüğe ilk adım
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp

(The Turkish Post) – SÜREYYA ŞAŞMAZ / STRAZBURG

Akşamın loşluğu cezaevi binasının kırmızı kiremitlerine yansıyordu. Sanki bir çocuk mahcubiyetiyle gölgeler kendilerini bir köşeye sıkıştırmıştı. Havada adeta bir ağlama sesi duyuluyordu. Nereden geldiği belli değildi. Kısa ve kesik ağlamalar yüreğine dokunuyordu. Melankoliye bağlamış acıklı bir şarkı gibi kulağında çınlıyordu. İçinde derin bir boşluk varmış gibi bir heyulanın arasında gelgitler yaşıyor, ancak kimselere bir şeyler diyemiyordu. Dile kolay tam on yılı geçmişti bu demir parmaklıklar arkasında. Soğuk beton duvarlar kimi zaman üzerine üzerine yıkılmıştı bir deprem enkazı gibi… Yine de o paramparça olmuş yıkıntılar arasında ayakta kalmayı başarmış, yeni yeşermiş bir ağaç dalı gibi dimdik kalmıştı.

Bu süre zarfında gözünün önünde ona yakın arkadaşı ise çürümüş yaşlı birer ağaç kökü gibi devrilip gitmişti. Hayatla bütün bağları kopmuştu bir gecede arkadaşlarının. İlk ölüm yüreğinin bam deline dokunmuştu. Geceler boyu yorganını başına geçirip saatlerce ağlamıştı. Annesini ve babasını kaybedip onlara ulaşmak isteyen bir çocuk edasıyla…

Sabah kalktığında gözleri kan çanağına dönmüştü adeta… Yemekten içmekten kesilmişti. Sanki hayati bağlarını koparan komalı bir hasta gibiydi. Hayattaydı ama ölü gibi yaşıyordu. Çevresinde koparılan fırtınalardan habersiz yaşıyordu dört duvar arasındaki mahzeninde. Kuş seslerine karışan avlusunda beton duvarlar arasında fışkıran bir papatya, hayata yeniden tutunması için umut ışığı olmuştu. Yeniden yaşamaya başlamak için umudu vardı. Kalın duvarlar arkasında onun özgürlüğü için nöbetçi edasıyla bekleyen eşi ve çocukları vardı. “Yaşamak, yaşamak gerekiyor” diye kendi kendine sürekli fısıldıyordu. Evet yaşamıştı, dar, küçük ve havasız hücresinde… Yıllar geçmişti birden…

Süreyya Şaşmaz yazdı l Özgürlüğe ilk adımTam tamına on yıl. Dile kolaydı… Çocukları artık boy atan bir ağaç gibi olmuştu. Ama her zaman babalarının suçsuz olduğuna sonuna kadar inanmışlardı. Sahi suçu neydi? Kendisi bunun cevabını bu süre zarfında hiç öğrenemedi. Öğrenecek de değildi… Belki bir gün devlet ‘pardon’ diyerek özür dileyecekti… Ya geçmişi, çocukları ve hercü merc edilen yaşamı ne olacaktı?

Şimdi bileklerinde kelepçeler ve ayaklarındaki prangalar çıkarılmıştı. Yıllar sonra kolunda iki jandarma görevlisinin eşliğine gerek olmaksızın ağır ağır yürüyordu. Elinde yıllardır içerde tuttuğu günlüğü ve birkaç adet kıyafetinden başka bir şey yoktu. Sahi ölüm böyle değil miydi? Elveda ederken hayata, yanında beyaz bir örtü haricinde bir şeyler taşıyamıyordu. O zaten ilk ölümü burada yaşamıştı. Kimi zaman tabut olarak ifade edilen 1.80 metre uzunluğundaki bir hücreye atılmış, ölümün ilk acısını iliklerine kadar hissetmişti. O zaman ölmenin ilk tadını almıştı! Belki vicdanen rahattı. Ancak bedeni binlerce derecelik patlamaya hazır bir volkan yığınını hissettiği basıncı sonuna kadar yaşamıştı. Bütün bedeni esir olmuştu. Bir ara damarlarının her hücresine nüfuz eden kan pıhtılarının donduğunu bile hissetmişti. Ama ölmediğine kimi zaman şükretmiş, kimi zaman ise bu acıya daha ne kadar yaşayacağını sürekli sorgulamaya başlamıştı. Ama hepsi geçmişti nihayetinde… Şimdi hepsi arkada bırakılan bir sevgili gibi unutulmuştu. Ya da unutulmaya yüz tutacaktı. Aksi durumda bu kirli bohçalarla daha fazla yaşanmayacağını biliyordu.

Belki geçen on yıl hem kafasında hem de bedeninde ağırlık olmuştu. Binlerce kiloluk ağır bir taş taşıyor gibiydi bedeni. Ama bunu hafifletmek onun elindeydi. Bunun yolu da unutmak ve barışmaktan geçiyordu. Artık kavga dönemi geride kalmıştı. Adeta geçmişe bir sünger çekmenin vakti geldi de geçiyordu. Yaşlanmıştı bütün bedeni ama umudu hala genç bir kız canlılığıyla hayat doluydu. Çevresine bir yaz partisinde ışıl ışıl, adeta ışık ve heyecan saçıyordu.

İstanbul’un dar sokaklarında düşlere dalmadan, melankoliye kapılmadan, sükûnetin çöktüğü, yaşamın durgunlaştığı sonbaharın bu son demlerinde her şey yavaş yavaş canlılığını yitirmiş, ölüm sessizliği çökmüştü bütün alana. Birkaç adım sonrasında özgürlük hakimdi. Son adımını da atarak cezaevinin büyük gösterişli ve soğuk binasının dışına adım atmıştı. Şimdi kolunda ne bir gardiyan ne de bir jandarma vardı. Artık yalnız ve tek başınaydı. Çevresini kaplayan demir bloklardan, mazgallardan ve dikenli tellerden varesteydi. Ona göre inşan hep özgür yaşamalı ve bu yaşamı hep korumalıydı. Ama araya on yıllık bir istenmeyen perde girmişti. Sanki bir tiyatro arası verilmişti. Ona da cezaevinin sisli, buğulu, havasız ve karanlık dünyasında mahkum oynamak rolü düşmüştü. Çok iyi oynadığını düşünüyordu. Ama ya ailesi ne düşünüyordu? Bu aklına her geldiğinde adeta kasık ağrıları yaşıyor, bütün bedeni kanser hastasının yaşadığı derin acıları iliklerine kadar hissediyordu. Yaşama bağları pek kalmamış bakışlarında hüzün okunuyordu. Yağmaya hazırlanan yüklü bulutlar gibi ağır aksak çevresini kolaçan ediyordu. İşte artık özgürlük şarkılarını söyleme zamanıydı. Bugünlerin hayaliyle yaşamamış mıydı? Eşine ve çocuklarına kollarında jandarmanın olmadığı bir hengamede sarılmak arzusu taşımıyor muydu? İşte bütün hayalleri gerçekleşmişti. Artık kolunda kendisini ölüme mahkum olmuş yatalak bir hasta gibi oradan oraya taşıyan kimse yoktu.

Önce bileklerine baktı sessizce… Evet, artık kelepçe canını acıtmıyordu. Bir an düşüncelere dalmış, attığı adımlara dikkat ederek öylece adımlarını atarken aniden karşısına çıkan yüce manzarayla duygulanıyordu. Sanki üstün bir gücün sade dekor örneği gecenin loşluğunda sessizce karşısında güçlü, dirayetli ve alımlı bir kadın ile biri kız biri erkek iki genç, karşısında canlı birer heykel gibi duruyordu. Adeta gözlerinde canlı bir umut ve hasret vardı. Bir ara şehrin bütün sokaklarına içsel bir hüzün çökmüş gibi dolgunca yağmurun yağdığını hayal etti. Aslında yağan ne kardı ne de yağmur. Karşısında yılların verdiği hüzünle dolan gözlerden sular akıyordu. İstanbul’un sokaklarını sel vurmuştu sanki… Yağmur bulutları arasında gelgitler yaşarken, ağır adımlarla üç gölgeye doğru koşuyordu sanki. Yüz metre koşucusu gibi yılların acısını çıkartırcasına koşuyordu. Kollarını açarak… Avazı çıktığı kadar bağırıyordu… Aynı ses bulutları karşı dağın eteklerinden de geliyordu. İşte büyük an gerçekleşmişti. Büyük bir şemsiye edasıyla üç gölgeyi kolları arasına sıkıştırdı. Derin derin içine çekip, kokularını hissetti bütün atomlarına kadar. Şimdi, bu suskun kentte bütün sesler sanki boğulmuştu. Yıllardır beklediği soğuk ve kasvetli binaya ve içerisinde özgürlük bekleyen mahkumlara el sallıyordu. Vücudu oradan ayrılmıştı ama ruhu hâlâ oradaydı. Kolay kolay silinecek de değildi…

Etiketler: artık bileklerinde kelepçe yokdile kolay 10 yılÖzgürlüğe ilk adımSüreyya ŞaşmazÜst Manşetyanında gardiyan yok
Paylaş1Tweet1PaylaşGönderTara
piyerloti

piyerloti

Önerilen Haberler

Suna Yaman yazdı I Ukrayna Savaşı’nın yeni cephesi Güney Kafkasya
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Ukrayna Savaşı’nın yeni cephesi Güney Kafkasya

Trabzonspor taraftarı yönetimi istifaya çağırdı 
Haber Yorum

Cemil Suat yazdı | Kasayı doldurana kupa vermiyorlar

Bünyamin Ünal yazdı I Sahte normal: Olağan dışının gündelikleşmesi
Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I Sahte normal: Olağan dışının gündelikleşmesi

Cem Küçük: Akın Gürlek benim arkadaşımdır
Haber Yorum

Mehmet Eren yazdı I Gazeteci Yiğit Uzun’un Cem Küçük’ü savunan paylaşımı tartışma yarattı: Aklama çabası boşa düştü

Popüler Haberler

Emniyet içerisinde köklü tasfiye iddiası

Burhaniye’de ‘kanunsuz emir’ iddiası: Polis savcılığa başvurdu

Bir ünlü isim daha huzurevine yerleşti

Bir ünlü isim daha huzurevine yerleşti

Yine kadın cinayeti: Eşini öldürüp intihar etti

Vukuatlı eski savcının evinde şüpheli ölüm

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ndeki ağır iddialar Meclis’e taşındı

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ndeki ağır iddialar Meclis’e taşındı

Cem Küçük farklı kişi ve şirketlerden düzenli ödeme almış

Cem Küçük farklı kişi ve şirketlerden düzenli ödeme almış

Kırklareli’nde fabrikada patlama: 2 işçi hayatını kaybetti

Kırklareli’nde fabrikada patlama: 2 işçi hayatını kaybetti

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Suna Yaman yazdı I Ukrayna Savaşı’nın yeni cephesi Güney Kafkasya

Suna Yaman yazdı I Ukrayna Savaşı’nın yeni cephesi Güney Kafkasya

Sendika başkanı, aylık 1.5 milyonluk gelir iddiasına sessiz kaldı

Sendika başkanı, aylık 1.5 milyonluk gelir iddiasına sessiz kaldı

Türkiye eyyam-ı bahur sıcaklarının etkisi altına giriyor

Türkiye eyyam-ı bahur sıcaklarının etkisi altına giriyor

İspanya’da umduklarını bulamayan düzensiz göçmenler yeniden Fas’a dönüyor

İspanya’da umduklarını bulamayan düzensiz göçmenler yeniden Fas’a dönüyor

Gurbetçiden Türkiye yorumu: Buradaki insanlar her hafta sonu tatilde

Gurbetçiden Türkiye yorumu: Buradaki insanlar her hafta sonu tatilde

ABD’de restoranda silahlı saldırı: 3 ölü, 2 yaralı

ABD’de restoranda silahlı saldırı: 3 ölü, 2 yaralı

Gülben Ergen annesini huzurevine attı

Gülben Ergen annesini huzurevine attı

Kızılcık Şerbeti’ne kim veda ediyor?

Kızılcık Şerbeti’ne kim veda ediyor?

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Emniyet içerisinde köklü tasfiye iddiası

Burhaniye’de ‘kanunsuz emir’ iddiası: Polis savcılığa başvurdu

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

FIFA’dan 4 Türk kulübüne transfer yasağı

FIFA’dan 4 Türk kulübüne transfer yasağı

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Suna Yaman yazdı I Ukrayna Savaşı’nın yeni cephesi Güney Kafkasya
  • Sendika başkanı, aylık 1.5 milyonluk gelir iddiasına sessiz kaldı
  • Türkiye eyyam-ı bahur sıcaklarının etkisi altına giriyor
  • İspanya’da umduklarını bulamayan düzensiz göçmenler yeniden Fas’a dönüyor

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.