(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Rusya’da 9 Mayıs Zafer Bayramı yaklaşırken Kremlin’de güvenlik alarmı en üst seviyeye çıkarıldı. Ukrayna’nın Moskova’daki kutlamaları hedef alabileceği yönündeki iddialar ve karşılıklı sert açıklamalar, savaşın yeni ve daha tehlikeli bir aşamaya girdiği yorumlarını beraberinde getirdi. Özellikle Kızıl Meydan’daki askeri geçit törenine yönelik olası drone veya füze saldırısı ihtimali, Rus yönetimini kapsamlı önlemler almaya itti. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ile Ukrayna arasında 9-11 Mayıs tarihlerini kapsayan 3 günlük geçici ateşkes ilan edildiğini açıkladı. Trump, ateşkesin tüm askeri faaliyetlerin durdurulmasını ve karşılıklı olarak 1000 esirin takasını içerdiğini belirtti.
Bu yıl Sovyetler Birliği’nin Nazi Almanyası üzerindeki zaferinin 81. yıldönümü kutlanacak. Ancak Ukrayna savaşı nedeniyle son yıllarda olduğu gibi bu yılki törenler de olağanüstü güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilecek. Moskova’da mobil internet erişiminde kesintiler yaşandığı, hava savunma sistemlerinin başkent çevresine yoğunlaştırıldığı ve güvenlik güçlerinin alarm seviyesinin artırıldığı belirtiliyor.
ZAFER BAYRAMI ARTIK YALNIZCA SEMBOLİK DEĞİL
Rusya’da 9 Mayıs, yalnızca bir anma günü değil; devletin ideolojik ve siyasi kimliğinin en önemli sembollerinden biri olarak görülüyor. Özellikle Vladimir Putin döneminde Kızıl Meydan’daki askeri geçit törenleri, Rus askeri gücünün sergilendiği büyük gösterilere dönüştü. Ancak Ukrayna savaşıyla birlikte bu kutlamalar yeni bir anlam kazandı. Kremlin, Zafer Bayramı’nı hem iç kamuoyunu birleştirmek hem de dış dünyaya güç mesajı vermek için kullanırken, Ukrayna tarafı da tam bu nedenle törenleri stratejik hedef olarak değerlendirebileceği mesajını veriyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin son günlerde yaptığı açıklamalarda Moskova’daki askeri törenlerin güvenliğinin garanti edilemeyeceğini söylemesi, Rusya’da tansiyonu daha da yükseltti.
UKRAYNA’NIN UZUN MENZİLLİ KAPASİTESİ ENDİŞE YARATIYOR
Savaşın ilk dönemlerinde Ukrayna’nın saldırı kapasitesi büyük ölçüde sınır bölgeleriyle sınırlıyken, son aylarda tablo önemli ölçüde değişti. Rusya’nın derinliklerindeki petrol tesisleri, askeri üsler ve sanayi merkezleri artık düzenli olarak hedef alınabiliyor. Moskova yönetimi özellikle Ukrayna’nın geliştirdiği uzun menzilli dron ve füze teknolojilerinden endişe duyuyor. Batı Sibirya’daki enerji tesislerine kadar uzanan saldırılar, Rus kamuoyunda “ülke içlerinin artık güvenli olmadığı” algısını güçlendirdi.
Uzmanlara göre Ukrayna’nın son dönemdeki kapasite artışı savaşın doğasını değiştiriyor. Çünkü çatışma artık yalnızca cephe hattında değil, Rusya’nın stratejik merkezlerinde de hissediliyor.
KREMLİN’DEN KİEV’E SERT UYARI
Rus yetkililer ise olası bir saldırıya çok sert karşılık verileceği mesajını açık biçimde veriyor. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov ve Rus Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova’nın açıklamalarında, Moskova’nın hedef alınması halinde Kiev’e yönelik “kitlesel füze saldırıları” düzenlenebileceği ifade edildi. Rusya ayrıca yabancı ülkelere de dikkat çekici bir çağrı yaptı. Kiev’de bulunan diplomatların ve yabancı vatandaşların şehirden ayrılması tavsiye edildi. Bu açıklama, Moskova’nın ciddi bir misilleme senaryosuna hazırlandığı şeklinde yorumlandı. Kremlin cephesi, Batılı ülkeleri de Ukrayna’yı cesaretlendirmekle suçluyor. Rus yetkililere göre Avrupa liderleri, Zelenski’nin Moskova’yı hedef alan açıklamalarına tepki göstermeyerek dolaylı biçimde bu saldırı ihtimalini destekliyor.
“SAVAŞ PSİKOLOJİK EŞİĞİ GEÇTİ” YORUMLARI
Uzmanlara göre son gelişmeler, savaşın yalnızca askeri değil psikolojik boyutunun da derinleştiğini gösteriyor. Özellikle Putin’in doğrudan hedef alınabileceği yönündeki tartışmalar, Kremlin açısından kırmızı çizgi olarak değerlendiriliyor. Kızıl Meydan’a yönelik olası bir saldırı, Rusya tarafından yalnızca askeri hamle değil, devletin kalbine yapılmış sembolik bir saldırı olarak görülebilir. Bu nedenle bazı uzmanlar, böyle bir senaryonun savaşın kontrolsüz biçimde tırmanmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Önümüzdeki günlerde gözler Moskova’daki 9 Mayıs törenlerinde olacak. Hem Rusya hem de Ukrayna’dan gelen açıklamalar, savaşın kritik bir dönemece girdiğine işaret ediyor. Şimdilik taraflar karşılıklı tehdit dili kullanmayı sürdürürken, uluslararası kamuoyu ise en kötü senaryonun gerçekleşmemesini umut ediyor.
























