(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Rusya-Ukrayna savaşı dördüncü yılına yaklaşırken, cephe hattındaki gelişmeler kadar lojistik ve altyapı savaşları da belirleyici hale geliyor. Son günlerde Ukrayna’nın Kırım’a yönelik yoğun drone ve füze saldırıları, savaşın seyrinde yeni bir aşamaya geçildiğine işaret ediyor. Enerji tesislerinden petrol depolarına, demiryollarından feribot hatlarına kadar uzanan saldırılar, Kiev’in Kırım’ı doğrudan işgal etmekten önce yarımadayı Rusya’dan izole etmeye çalıştığını gösteriyor.
CEPHEDE DEĞİL, LOJİSTİKTE YIPRATMA SAVAŞI
2023’ten bu yana Ukrayna’nın geliştirdiği drone kapasitesi, savaşın karakterini önemli ölçüde değiştirdi. Artık Kiev yönetimi sadece cephe hattındaki askeri birlikleri değil, Rusya’nın savaş makinesini besleyen lojistik ağları da hedef alabiliyor.
Son haftalarda Kırım’daki petrol depoları, yakıt terminalleri ve enerji altyapısına yönelik saldırıların artması sonucunda bölgede akaryakıt sıkıntısı yaşandığı, bazı bölgelerde satışların sınırlandırıldığı ve Rus yetkililerin tedarik sorunlarını kabul ettiği görülüyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da Kırım’daki yakıt sorunlarına karşı önlem alındığını doğrulamıştı. Bu tablo, Ukrayna’nın doğrudan askeri zaferden çok Rusya’nın ikmal zincirini kırmayı hedefleyen bir strateji izlediğini gösteriyor.
ÜÇ AŞAMALI KIRIM PLANI MI?
Son dönemdeki saldırılara bakıldığında Ukrayna’nın Kırım’a yönelik faaliyetlerinin üç aşamalı bir kuşatma stratejisine benzediği görülüyor. İlk aşama Karadeniz’deki Rus lojistik ağlarının hedef alınması oldu. Deniz dronları ve uzun menzilli saldırılar sayesinde Rus tankerleri, limanları ve deniz taşımacılığı baskı altına alındı. İkinci aşamada petrol depoları, yakıt terminalleri ve enerji altyapıları hedef alınmaya başlandı. Bu durum Kırım’ın enerji güvenliğini zayıflatırken yarımadanın dışarıdan gelen yakıta bağımlılığını artırdı.
Üçüncü aşama ise kara bağlantılarının hedef alınması olarak öne çıkıyor. Köprüler, otoyollar ve demiryollarına yönelik saldırılar, Rusya’nın Kırım’a kara yoluyla ikmal kapasitesini zorlaştırmayı amaçlıyor. Bu nedenle bazı askeri analistler, Ukrayna’nın asıl hedefinin yarımadayı askeri olarak ele geçirmekten önce onu lojistik olarak yaşanamaz hale getirmek olduğunu değerlendiriyor.
KERÇ KÖPRÜSÜ NEDEN KRİTİK?
Bu stratejinin doğal sonucu olarak gözler yeniden Kerç Köprüsü’ne çevrilmiş durumda. 2018’de açılan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından stratejik bir prestij projesi olarak görülen köprü, Kırım’ın Rusya anakarasıyla en önemli bağlantısı konumunda. Köprü geçmişte de birkaç kez saldırıya uğramıştı. Eğer Ukrayna bu bağlantıya ciddi zarar verebilirse, Kırım’ın lojistik izolasyonu daha da derinleşebilir. Böyle bir gelişme yalnızca askeri sonuçlar doğurmayacak, aynı zamanda psikolojik ve siyasi açıdan da Moskova için ağır bir darbe anlamına gelecektir.
ANCAK KIRIM’I GERİ ALMAK BAŞKA BİR MESELE
Buna rağmen Ukrayna’nın Kırım’ı kısa vadede geri alabileceğini söylemek zor. Çünkü lojistik hatların vurulması ile bir bölgenin fiilen ele geçirilmesi arasında büyük fark bulunuyor. Kırım’ın kontrol altına alınabilmesi için Ukrayna’nın sahada geniş çaplı kara harekâtı gerçekleştirmesi gerekiyor. Oysa savaşın mevcut aşamasında hem Rusya’nın savunma kapasitesi hem de Ukrayna’nın personel sıkıntıları böyle bir operasyonun önündeki en büyük engeller arasında yer alıyor. Bu nedenle bugün görülen tablo, “Kırım’ın kurtarılması”ndan çok “Kırım’ın yıpratılması” stratejisine işaret ediyor.
MOSKOVA’NIN MUHTEMEL CEVABI
Kırım üzerindeki baskının artması Rusya’yı da yeni karşılıklar vermeye itebilir. Uzmanlara göre Moskova’nın ilk tercihi Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırıları yoğunlaştırmak olabilir. Limanlar, tahıl ihracatı güzergâhları, petrol ve doğalgaz tesisleri daha fazla hedef haline gelebilir.
Bunun yanında Rusya’nın uzun menzilli füze saldırılarını artırarak Ukrayna şehirleri üzerinde psikolojik baskı kurmaya çalışması da beklenebilir. Böylece savaş, cephe hattındaki çatışmalardan ziyade karşılıklı altyapı yıkımına dayanan bir yıpratma mücadelesine dönüşebilir.
SAVAŞIN YENİ MERKEZİ KIRIM
Bugün yaşanan gelişmeler gösteriyor ki Kırım artık yalnızca sembolik bir toprak parçası değil. Yarımada, Rusya’nın Karadeniz’deki askeri varlığı, güney cephesindeki lojistik hatları ve Putin yönetiminin siyasi prestiji açısından kritik öneme sahip.
Bu nedenle Ukrayna’nın Kırım üzerindeki baskıyı artırması, savaşın önümüzdeki aylarında en kritik başlıklardan biri olmaya aday görünüyor. Kırım’ın tamamen el değiştirmesi kısa vadede zor görünse de yarımadanın Rusya için giderek daha maliyetli ve kırılgan bir bölgeye dönüştüğü açıkça görülüyor. Bugünkü gelişmeler, savaşın yeni safhasının cephelerde değil, ikmal hatları ve enerji altyapıları üzerinde şekilleneceğine işaret ediyor.























