(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
İsrail hükümetinin, Somali’den tek taraflı bağımsızlığını ilan etmiş olan Somaliland ile ilişkileri ilerletmeye dönük açıklamaları, başta Afrika Boynuzu olmak üzere Orta Doğu ve İslam dünyasında sert tepkilere yol açtı. Tartışmanın merkezinde ise İsrail’in bu hamleyi, Gazze’deki Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik daha geniş bir planın parçası olarak mı kurguladığı sorusu yer alıyor.
SOMALİ VE BÖLGE ÜLKELERİNDEN SERT TEPKİ
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, İsrail’in Somaliland ile kurduğu bu temasların Somali halkının egemenliğine karşı bir saldırı anlamına geldiğini savundu. Somali Başbakanı Hamza Abdi Barre de benzer şekilde, söz konusu adımı “bilinçli ve provokatif bir girişim” olarak nitelendirdi. Tepkiler yalnızca Mogadişu ile sınırlı kalmadı; Arap Birliği ve Afrika Birliği nezdinde de konunun acil gündem maddesi haline geldiği görüldü.
Türkiye, Mısır ve Cibuti’nin dışişleri bakanları arasında yapılan temasların ardından yayımlanan ortak açıklamada, İsrail’in adımı tümüyle reddedildi ve Somali’nin birliğine tam destek vurgulandı. Benzer açıklamalar Pakistan’dan Körfez ülkelerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada dile getirildi.
FİLİSTİN BOYUTU NEDEN ÖNE ÇIKIYOR?
Tartışmayı asıl büyüten unsur ise Filistin meselesi oldu. Somali’nin Arap Birliği temsilcisi Ali Abdi Aware, İsrail’in Somaliland ile kurduğu temasların, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik daha önce gündeme gelen planlarla bağlantılı olabileceği uyarısında bulundu. Filistin tarafı da benzer kaygıları açıkça dile getirdi.
Ramallah merkezli Filistin yönetimi, İsrail’in geçmişte Somaliland’ı Gazze’den çıkarılacak Filistinliler için potansiyel bir yerleşim alanı olarak değerlendirdiğine dair iddiaları hatırlatarak, bu tür planların kesin biçimde reddedildiğini duyurdu. Hamas da yayımladığı açıklamada, Filistin halkının herhangi bir coğrafyaya zorla gönderilmesini öngören tüm senaryolara karşı olduklarını belirtti.
Konuya ilişkin geçmiş temas iddiaları, İsrail’in son hamlesinin yalnızca diplomatik bir açılım mı yoksa daha geniş bir stratejinin parçası mı olduğu sorusunu gündemde tutuyor.
WASHİNGTON TEMKİNLİ, BÖLGE TEDİRGİN
ABD cephesinden gelen açıklamalar da belirsizliğin sürdüğünü gösteriyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Somaliland konusunda “aceleci davranılmayacağı” yönündeki ifadeleri, Washington’un şimdilik mesafeli bir tutum benimsediğine işaret ediyor. Buna karşın Körfez İş birliği Konseyi ve İslam İş birliği Teşkilatı, İsrail’in adımının Afrika Boynuzu’nda istikrarsızlığı artırabileceği uyarısında birleşiyor.
TÜRKİYE–SOMALİ HATTI VE JEOPOLİTİK ARKA PLAN
Tartışmalar sürerken, Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin son yıllarda derinleşmesi de dikkat çekiyor. 2011’den bu yana siyasi, ekonomik ve askeri işbirliğini artıran Ankara ile Mogadişu arasında imzalanan savunma ve ekonomik işbirliği anlaşmaları, Türkiye’yi Afrika Boynuzu’ndaki dengelerin önemli aktörlerinden biri haline getirdi. Bu durum, İsrail’in Somaliland üzerinden attığı adımların yalnızca ikili bir mesele değil, bölgesel güç dengelerini etkileyen daha geniş bir jeopolitik tabloya oturduğunu gösteriyor.
BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
İsrail’in Somaliland’a yönelik hamlesi, hukuki bir tanıma mı yoksa siyasi bir mesaj mı olduğu netleşmeden ciddi sonuçlar doğurmuş görünüyor. Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine dair iddialar şu aşamada kanıtlanmış değil; ancak İsrail’in Gazze politikaları ve geçmişte gündeme gelen planlar, bu şüphelerin kolayca dağılmasını da engelliyor. Bölge ülkeleri açısından asıl endişe, bu adımın Afrika Boynuzu’nda yeni bir gerilim hattı yaratması ve Filistin meselesini farklı bir coğrafyaya taşıma riskini barındırması.























