(The Turkish Post) – SUNA YAMAN
Ermenistan’da yapılan parlamento seçimleri, yalnızca bir iktidar mücadelesi değil, aynı zamanda ülkenin gelecekteki jeopolitik yöneliminin de oylaması niteliği taşıyordu. Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi’nin oyların yaklaşık yüzde 50’sini alarak seçimlerden birinci çıkması, Ermeni seçmenin önemli bir bölümünün Batı ile yakınlaşma politikasına destek vermeyi sürdürdüğünü gösterdi.
Ancak ortaya çıkan tablo, Ermenistan’ın tamamen Batı eksenine geçtiği anlamına gelmiyor. Aksine seçim sonuçları, Erivan’ın önümüzdeki dönemde Avrupa ile entegrasyon hedefleri ile Rusya’ya olan ekonomik bağımlılığı arasında hassas bir denge kurmaya çalışacağını ortaya koyuyor.
SEÇİMİN GERÇEK KONUSU BATI MI RUSYA MI?
2018 yılında iktidara gelen Nikol Paşinyan, Ermenistan siyasetinde köklü bir dönüşüm başlatmıştı. Avrupa Birliği ile ilişkileri geliştiren, ABD ile temasları artıran ve Azerbaycan ile barış görüşmelerine ağırlık veren Paşinyan, ülkenin geleneksel dış politika çizgisini değiştirmeye çalıştı. Bu nedenle seçim kampanyası boyunca ekonomik vaatlerden çok dış politika tartışıldı. Muhalefet, Paşinyan’ın Batı yanlısı politikalarının Ermenistan’ı güvenlik açısından yalnızlaştırdığını savunurken, iktidar ise Rusya’ya aşırı bağımlılığın ülkeyi kırılgan hale getirdiğini öne sürdü.
Sonuçlar, seçmenin önemli bölümünün mevcut yönelimin sürmesini istediğini gösterse de muhalefetin aldığı oy oranı toplumdaki bölünmenin devam ettiğine işaret ediyor.
KARABAĞ YENİLGİSİ PAŞİNYAN’IN PEŞİNİ BIRAKMIYOR
Paşinyan’ın seçim zaferine rağmen en büyük siyasi yükü Dağlık Karabağ konusu olmaya devam ediyor. 2023 yılında Azerbaycan’ın bölgenin kontrolünü tamamen ele geçirmesi ve yaklaşık 100 bin etnik Ermeni’nin bölgeden ayrılmak zorunda kalması, Ermenistan’da derin bir travma yarattı. Muhalefet, Karabağ’ın kaybını doğrudan Paşinyan’ın politikalarına bağlarken, başbakan ise ülkenin gerçekçi bir strateji izlemesi gerektiğini savunuyor. Buna rağmen Karabağ meselesi Ermeni siyasetinde uzun yıllar etkisini sürdürecek gibi görünüyor. Seçim sonuçları, seçmenin Karabağ nedeniyle Paşinyan’a tepki duyduğunu ancak eski siyasi elitlere de geri dönmek istemediğini gösteriyor.
RUSYA’NIN ETKİSİ AZALIYOR AMA BİTMİYOR
Seçim sürecinin en dikkat çekici başlıklarından biri de Moskova’nın tavrı oldu. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin seçim öncesinde Ermenistan’ın Avrupa Birliği’ne yaklaşmasının ekonomik sonuçları olabileceği yönünde uyarılarda bulundu. Ardından Moskova yönetiminin bazı Ermeni ürünlerine yönelik ithalat kısıtlamaları getirmesi, seçimlere yönelik dolaylı bir mesaj olarak yorumlandı. Bununla birlikte Ermenistan son yıllarda savunma alanında Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmaya başladı. Fransa ve Hindistan başta olmak üzere farklı ülkelerden silah tedarik edilmesi, Moskova’nın geleneksel nüfuzunu zayıflatan gelişmeler arasında gösteriliyor. Ancak ekonomik tablo farklı.
Rusya hala Ermenistan’ın en büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Enerji arzı, işçi dövizleri ve ticaret hacmi düşünüldüğünde Erivan’ın kısa vadede Moskova’dan tamamen kopması mümkün görünmüyor.
AVRUPA’NIN DESTEĞİ YETERLİ OLACAK MI?
Paşinyan’ın seçim zaferi Brüksel ve Washington’da memnuniyetle karşılandı. Avrupa Birliği son dönemde Ermenistan’a mali destek paketleri açıklarken, Batı dünyası ülkenin demokratik reformlarını desteklemeye devam ediyor. Ancak Avrupa ile entegrasyonun önünde önemli engeller bulunuyor. Ermenistan henüz Avrupa Birliği aday ülkesi değil ve üyelik süreci uzun yıllar alabilecek bir hedef olarak görülüyor. Bu nedenle Ermeni seçmeni için asıl soru Batı ile yakınlaşmanın sağlayacağı siyasi ve ekonomik kazanımlar, Rusya ile yaşanabilecek gerilimlerin maliyetini karşılayabilecek mi? Bu sorunun cevabı önümüzdeki yıllarda netleşecek.
AZERBAYCAN İLE BARIŞ SÜRECİ KRİTİK AŞAMADA
Seçim sonuçlarının bölgesel etkileri açısından en önemli başlıklardan biri de Azerbaycan ile yürütülen barış görüşmeleri olacak. Paşinyan’ın yeniden güçlü bir şekilde iktidara gelmesi, Erivan’ın barış sürecini sürdürmek istediğini gösteriyor. Ancak Ermenistan toplumunda bu konuda ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor. Bir kesim kalıcı barışın ekonomik kalkınmanın önünü açacağını düşünürken, diğer kesim Azerbaycan’a fazla taviz verildiği görüşünde. Dolayısıyla yeni dönemde Paşinyan’ın önündeki en büyük sınavlardan biri hem barış sürecini ilerletmek hem de içerideki milliyetçi tepkileri yönetmek olacak.
KAZANAN PAŞİNYAN, ASIL SINAV ŞİMDİ BAŞLIYOR
Ermenistan seçimleri, Nikol Paşinyan’ın siyasi meşruiyetini koruduğunu ve Batı ile yakınlaşma politikasının toplumda hala önemli destek gördüğünü ortaya koydu. Ancak seçim sonuçları aynı zamanda ülkenin jeopolitik açmazının sürdüğünü de gösteriyor. Ermenistan bir yandan Avrupa ile bütünleşmek isterken diğer yandan Rusya’nın ekonomik ve enerji alanındaki etkisinden kurtulamıyor. Önümüzdeki dönemde Erivan’ın karşı karşıya kalacağı temel soru “Batı’ya yaklaşırken Rusya’yı ne kadar karşısına alabilir?” olacak. Bu soruya verilecek cevap yalnızca Ermenistan’ın değil, Güney Kafkasya’nın geleceğini de şekillendirecek.






















