(The Turkish Post) – Dijital içerik üreticisi ve yazar Orhan Toker (Dijital Baba), sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, kendi yaşadığı sosyal medya bağımlılığı deneyimini ve bundan kurtulma sürecini anlattı.
BİR BABA-KIZ SAHNESİ FARKINDALIK YARATTI
Toker, yaklaşık 3 hafta önce eşiyle bir göletin yanında kahvaltı ederken tanık olduğu bir sahnenin kendisinde büyük bir farkındalık yarattığını belirtti. Yakınlarında voleybol oynayan bir baba ve kızını gözlemleyen Toker, topu getirmek için giden çocuğun her seferinde telefonuna bakmaktan kendini alamadığını, hatta kızının “baba” diye seslenmeden oyuna dönmediğini fark etti. Toker, bu sahneyi ilk başta eleştirel bir gözle izlese de kısa süre sonra aynı bağımlılık belirtilerinin kendisinde de bulunduğunu itiraf etti.
GÜNDE 5-7 SAAT EKRAN SÜRESİ
Ekran süresini kontrol ettiğinde sosyal medya kullanımının günde 5-7 saate kadar çıktığını gördüğünü belirten Toker, bu sürenin kendisi için şaşırtıcı olmadığını, çünkü bağımlılık belirtilerinin zaten açıkça ortada olduğunu söyledi. Toker, her sabah 04.00’te kalkıp kitap okuma, araştırma yapma ve spor yapma rutinini sürdüren biri olduğunu, ancak bu verimliliğin sosyal medya kullanımıyla birlikte tamamen ortadan kalktığını aktardı.
GECE UYANINCA İLK İŞ X UYGULAMASINI AÇMAKTI
Toker, gece herhangi bir sebeple uyandığında ilk hareketinin X uygulamasını açmak olduğunu, “sadece bildirimlere bakıp kapatacağım” düşüncesiyle açtığı uygulamanın kendisini sabaha kadar elinden bırakamadığını belirtti. Bu durumun günlerinin yorgun, sinirli ve karamsar geçmesine yol açtığını, algoritmanın teşvik ettiği öfkeli paylaşımlar yapan kullanıcılardan biri haline geldiğini ifade etti.
ÇÖZÜM: TELEFONU BAŞKA ODADA BIRAKMAK
Sorunla yüzleştikten sonra aldığı ilk önlemin, geceleri telefonu yatak odasından uzak, tuvalet ile yatak odası arasında olmayan bir odaya bırakmak olduğunu belirten Toker, bu tek önlemin ikinci geceden itibaren etkili olmaya başladığını söyledi. Toker, bu sayede yeniden kitap okumaya başladığını, uyku düzeninin normale döndüğünü, hafızasının ve üretkenliğinin eski haline geldiğini aktardı.
DİĞER ÖNERİLER: MASAYA TERS ÇEVİRME, TRAFİKTE KOLTUK ALTINA KOYMA
Toker, ana önleminin yanı sıra uyguladığı ikincil yöntemleri de paylaştı: kafede ya da sohbet ortamında telefonu ya hiç çıkarmama ya da masaya ters çevirerek bırakma, trafikte telefonu kolluğun altındaki boşluğa koyma gibi basit ama etkili alışkanlıklar edindiğini belirtti. Ayrıca ailelerin akşam belirli bir saatten sonra tüm telefonları ortak bir kutuya koyabileceğini önerdi.
“ZARARI GÖREBİLMEK İLK ŞART”
Deneyimini “bizzat, şahsen, tamamen kendisine ait” olarak nitelendiren Toker, sosyal medya bağımlılığından kurtulmanın ilk şartının kişinin bu bağımlılığın kendisine verdiği zararı görebilmesi olduğunu vurguladı. Toker paylaşımını, “Umarım siz telefonuna bakmaktan çocuğunu göremeyen bir babaya rastlamadan bu işi çözebilirsiniz” ifadesiyle tamamladı.
Sosyal Medya Bağımlılığından Nasıl Kurtuldum?
Bundan 3 hafta kadar önceydi, eşimle bir göletin yanına şezlonglarımızı kurmuş, yanımıza aldığımız sandviç ve çayla kahvaltı ediyorduk. Heen aşağımızdan geçen yaya yolunda bir babayla kızı voleybol oynuyordu. Onları gözlemlemeye… pic.twitter.com/pdtSmwT6Ca
— Orhan Toker (Dijital Baba) (@dijital_baba) July 6, 2026





















