(The Turkish Post) – Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, çarşamba günü basın toplantısı yapacağını günler öncesinden duyurdu. FB yöneticisi Baki, Pendik maçı sonrası ‘Başkanımız konuşacak’ dedi ve açıklamalarını kısa kesti. Ve Koç kameraların karşısına geçti, uzun uzun anlattı. Bir konuştu, pir konuştu.
Ezeli rakibi Galatasaray ve yönetimi hakkında söyledikleri futbol tarihine geçti. Koç ‘Galatasaray’ın Türk futbolu için nasıl büyük bir beka sorunu olduğunu anlatacağım’ dedi. ‘Beka sorunu’ nitelemesi çok ağır. Beka meselesi sık sık gündeme gelir ama futbolda değil siyasette. AK Parti ve MHP ‘Beka sorunu’ üzerinden uzun yıllar siyaset yaptı.
Acaba ‘Beka sorunu’ bir futbol takımı için daha önce kullanıldı mı? Ben hatırlamıyorum. Yıllar önce Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav, Fenerbahçe’ye öfkelenmiş ve ağzından ‘Türk siyasetinde PKK nasıl bölücülük yapıyorsa, Fenerbahçe de Türk sporunda bölücülük yapıyor’ sözleri çıkmıştı.
Ve kamuoyundan büyük tepki sesleri yükselişti. Fenerbahçe nasıl PKK’ya benzetilebilir? Bir futbol adamı olan Cavcav spor etiğiyle bağdaşmayan o sözleri için ‘özür dilemişti’. Hatadan dönmek erdemdir. Fenerbahçe ile sorunlarınız olabilir, kulüp yönetimiyle tartışabilirsiniz ama söylediklerinizin bir haddi ve sınırı olmalı.
Türk futbol tarihi biraz Fenerbahçe ve Galatasaray üzerine kurulu. Gerçek derbi bu iki takım arasında oynanır. Bu Beşiktaş ve Trabzon gibi takımların önemsiz olduğunu göstermez. Her takım ligin belkemiğidir. Gece, gündüz gibi her şey zıddıyla kaim. Fenerbahçe’ye Galatasaray lazım, Galatasaray’a da Fenerbahçe… Yoksa futbolun tadı, ligin heyecanı olur mu?
Son 10 yılda Fenerbahçe’nin, Galatasaray karşısında gerilediği doğru. Sahada Sarı Kırmızılıların mutlak üstünlüğü söz konusu. Büyük umutlarla göreve gelen Ali Koç’un başkanlığı döneminde Fenerbahçe’nin şampiyonluğu yok. Fenerbahçe Başkanı’nın en zor tahammül edeceği olay rakibi Galatasaray’ın şampiyon olmasıdır.
Beşiktaş veya başka takımın şampiyonluğu o kadar etkilemez. Koç, takımı şampiyon yapamadığı gibi Galatasaray’ın şampiyonluklarına seyretmek durumunda da kaldı. Son 10 yılda yaşanan travmalar ve Galatasaray’ın şampiyonlukları, sokaktaki taraftarından en üst yöneticisine kadar Fenerbahçe’ye çok dokundu. Kolay sindirilebilir hal değil.
Ben Ali Koç’un başkan seçilmesine sevinmiş ve Türk futboluna ‘profesyonellik ve beyefendilik’ getireceğini ummuştum. Türk futbolunun makus talihini değiştirebilirdi. Yepyeni sayfa açabilirdi. İlk yıllarında ‘profesyonellik yolunda’ bazı adımlar attı. Yurtdışından uzmanlar getirdi kulübe. Başarı gelmeyince profesyonelliğin anlamı kalmadı.
Türk futbolunu değiştireceği umulurken kendisi değişti. Seleflerinden ve diğer takımların yöneticilerinden bir farkı kalmadı. Başarısızlık ayarlarını daha da bozdu. Ve fanatik taraftar üslubu ve içeriğiyle konuşmaya başladı. Onun ağzına hiç yakışmayan laflar peş peşe ortaya döküldü. ‘Final ve son dönemi’ diye nitelediği bu sezonda şampiyonluğa ulaşmak için ‘her yolu meşru gördüğü’ gibi tutum içine girdi.
‘Haziran’dan sonra yokum’ demesi bile Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu yolunu açması içindi. Kendisinden dolayı Fenerbahçe’yi şampiyon yapmıyorlarsa – ki buna inanıyor, başarısızlığının sportif gelişmelerle izah edilemeyeceğini söylüyor – artık o yoktu. Şampiyon başkan olarak uğurlanmak istiyordu.
Koç’un şampiyonluk için gemileri yakması doğal. Buna hakkı var. Bunu herkes ister. Ama ona göre takım kuracaksın ve mücadeleni saha içinde yapacaksın. Hele Ali Koç gibi ‘beyefendilik iddiasında’ isen saha dışından medet ummayacaksın. Başkası umuyor olabilir. Onların acınası durumuna düşmeyeceksin. Sen yanlışı tekrarlamayacaksın.
Ali Koç bu sezon yaptığı tüm açıklamalarla örneğini bolca gördüğümüz futbol yöneticilerine benzedi. Şampiyonluk uğruna karizmasını ve Koç soyadını yıprattı. Değer miydi? Babası Rahmi Koç da futbolun içinde. Bir Beşiktaş taraftarı… Ama efendiliğinden taviz vermedi. Beyefendi kimliği üzerinde pörsümeden, buruşmadan pırıl pırıl duruyor.
Sadece bu sezon değil her dönemde hakemlerin büyük takımların lehine hatalar yaptığı gerçek. Galatasaray maçlarında da Fenerbahçe karşılaşmalarında da basit bir hata olarak izah edilemeyecek hakem kararları herkesin malumu. Fenerbahçe son maçta, ikinci Pendik faciasına ramak kala hakem kararıyla felaketin eşiğinden döndü. Bütün eski hakemler ve futbol yorumcuları hakemin kararını yanlış buldu. Penaltı hem faul değil hem de ceza sahası içinde değil. Dünya gördü bunu.
Bu tablo karşısında ne beklenir? Ben Ali Koç’tan bir özeleştiri umuyordum. En azından hakemin hatalı olduğunu, takımının kötü oynadığını söyleyebilirdi. Ondan sonra istiyorsa Galatasaray’a laf saydırsın. Galatasaray’ lehine hakem hatalarını sıralasın. Fenerbahçe lehine yapılan hakem hataları ne olacak? Fenerbahçe’nin son iki ayda tartışmalı penaltılarla kazandığı puanlara ne diyecek?
Eğer zan altındaysan kendini savunmak yerine karşındakini suçlamak seni haklı çıkarmaz ve aklamaz.
Terör karşı kullanılan ‘beka sorunu’ kavramını rakip takıma karşı söylemek ne Fenerbahçe’ye fayda getirir ne de Türk futboluna. Yok, olmaz bu kavgada bile söylenecek söz değil. Başkan veya herhangi bir yönetici fanatik, holigan bir taraftar üslubuyla konuşamaz. Farklı kelimeler ve cümleler kullanmak zorunda.
Koç sadece o sözü değil başka lafları da var tartışılması gereken; ‘Kötülük ve riyakarlıkta da Şampiyonlar Ligi’ndeler’. ‘Kötülük ve riyakarlık’ gibi ağır kelimeleri konuşurken boğazın dokuz boğum olduğunu unutmamak lazım. İki takım arasında yarış nefes nefese, heyecan çok yüksek. Ama bu bir savaş değil, spor. Başkan böyle fütursuzca konuşur, ağzına geleni söylerse taraftar ne yapmaz.
Koç bir de kulis aktardı. O da ilginç… Koç, Galatasaray Başkanı Özbek için ‘Sayın Başkan birkaç kez niye üçüncü kez başkanlığa geldiği sorulduğunda ‘Sayın Cumhurbaşkanımız rica etti’ dedi. Öğrendim, dışarıdan birkaç dokunuş olmuş’ ifadelerini kullandı. Özbek’i Galatasaray’ın başına Cumhurbaşkanı Erdoğan mı getirmiş. Peki, bu durumda delegelerin oyu nereye düşüyor? Bu sözlerle Koç ne demek istedi? Sözlerinin Erdoğan’a bakan yönü nedir? Ben de merak ediyorum. Erdoğan’ın bir açıklaması olur herhalde…
Ali Koç’un spor ve futbol sınırları içinde değerlendirilmesi mümkün olmayan açıklamaları acaba başka gelişmelerin mi işareti? Koç siyaset falan mı düşünüyor yoksa? Erdoğan’ı da tartışmanın içine çekmesinin bir amacı olmalı. Ali Koç nereye koşuyor? Şampiyonluğa koşmadığı aşikâr… Kulvardan çıktı başka yola girdi çünkü. Ben Koç’un açıklamalarını şu an kestiremediğim bazı gelişmelerin habercisi olarak değerlendiriyorum. Mesele futbol, şampiyonluk olmaktan çıktı.
Bakalım, Koç’un maratonu nerede son bulacak? Bir çıkmaz sokakta mı koşuyor, yoksa başka hedeflere mi?
Koç “Sayın Başkan birkaç kez niye üçüncü kez başkanlığa geldiği sorulduğunda “Sayın Cumhurbaşkanımız rica etti” dedi. Öğrendim, dışarıdan birkaç dokunuş olmuş.




















