(The Turkish Post) – NEDİM SARAN
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den zehir zemberek sözlerle istifa etmesi Ankara’da bomba etkisi yarattı. Özarslan, istifasının ardından yaptığı basın açıklamasında hem AK Parti’ye hem de MHP’ye yeşil ışık yaktı. Özarslan, başka bir siyasi partiye geçeceği yönündeki iddialar üzerine “Başka bir partiye geçme konusuyla ilgili oturup konuşmadık. Bana ne AK Parti ne de MHP uzak” değerlendirmesinde bulundu. Ancak iki siyasi parti de, istifa eden belediye başkanına pek de sıcak değil. Özellikle de MHP kapıları tamamen kapattı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin hakkında farklı şaibeler olan bir kişinin partisine geçişine kesinlikle karşı olduğu belirtiyor. Aynı zamanda Ak Parti’de de geçişe karşı çıkan onlarca isim var. Bunlardan birisi de eski siyasetçi Şamil Tayyar. Tayyar’da Özarslan’ın hakkında onlarca şaibe varken, partilerine geçmesi halinde, partilerinin zarar göreceğine dikkat çekiyor.
Ankara adeta kaynayan bir kazan gibi. Her gün siyasi bir kulis koridorları heyecanlandırıyor. Birkaç gün önce Ak Parti’nin eski bir milletvekili Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifa edeceğini söyledi. Başkan Özarslan önce yalanladı, ardından telefonlarını kapattı. Meselenin özü bir gün sonra ortaya çıktı. CHP’den seçilen belediye başkanı, zehir zemberek sözlerle istifa etti. Siyasette istifalar, parti değiştirmeler ya da bayrak açmalar hep olmuştur. Bundan sonrada olacaktır. Ancak bir belediye başkanının kendisini seçen seçmenin iradesini yok sayarak, başka bir siyasi partiye geçmesini etik bulmuyorum. Evet, Mesut Özarslan CHP’den istifa edebilir. Ancak bana göre, aynı zamanda belediye başkanlığından da istifa etmesi gerekir. Siyasi ahlak ve erdem bana göre bunu gerektiriyor.
MHP KAPILARI KAPATTI, YEŞİL IŞIK YAKMADI
Gelelim, temel meselemize… Ankara siyasetinde bazı kapılar vardır; açık görünür ama içeri girmek her siyasetçiye nasip olmaz. Mesut Özarslan’ın CHP’den istifası sonrası kulislerde dolaşan “MHP’ye geçer mi?” sorusu da tam olarak bu kapılardan birine işaret ediyor. İlk bakışta ideolojik yakınlık, yerel siyaset pratiği ve milliyetçi tabanla kurulan ilişki bu ihtimali mümkün kılıyor gibi görünse de, MHP kulislerinde tablo oldukça farklı okunuyor. Kısacası Mesut Özarslan, “Bana ne AK Parti ne de MHP uzak” dese de tablo o kadar da pembe değil. Çünkü mesele yalnızca bir belediye başkanının parti değiştirmesi değil. MHP söz konusu olduğunda mesele her zaman siyasi ahlak, sadakat ve zamanlama meselesi oluyor.
MHP, GÜNÜ KURTARAN TRANSFERLERE KAPALI
Özellikle MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin siyaset anlayışı, günü kurtaran transferlere kapalı bir çizgide ilerliyor. Bahçeli için siyaset, “kim nereden geldi”den çok “neden geldi” sorusuyla anlam kazanıyor. CHP’den istifa etmiş bir belediye başkanının, yerel iktidarını korumak adına MHP’ye yönelmesi, Bahçeli’nin defalarca çizdiği etik sınırlarla örtüşmüyor. Nitekim MHP lideri, geçmişte de benzer geçişlere mesafeli durmuş, hatta tabanda karşılığı olsa bile bu tür hamleleri geri çevirmişti. Kısacası Keçiçören gibi bir ilçeyi tabii ki MHP yönetmek ister. Ancak kendi adayıyla girdiği bir seçimin kazanılması halinde bu yolu tercih edebilir.
Ankara’da MHP’ye yakın kaynaklardan aldığım duyumlara göre; Özarslan’ın ismi MHP çevrelerinde bir “fırsat” olarak değil, daha çok bir risk başlığı olarak değerlendiriliyor. Keçiören gibi sembolik bir ilçede, “transfer belediyeciliği” algısının MHP’ye yüklenmesi istenmiyor. Bahçeli’nin hassasiyeti burada devreye giriyor: MHP, kendi siyasi omurgasını başkasının kırılganlığı üzerine inşa etmeyi doğru bulmuyor. Kaynakların verdiği bilgilere göre, bir başka kritik nokta da Bahçeli’nin uzun yıllardır sürdürdüğü “parti disiplini” anlayışı. MHP’de siyaset, ani yön değiştirmelere değil, uzun süreli sadakate dayanır. Bu yüzden kulislerde, “Bahçeli, CHP’den kopan bir ismi değil; MHP’de yoğrulmuş bir kadroyu tercih eder” yorumu sıkça dile getiriliyor. Kısacası Özarslan’ın istifa sonrası yaptığı değerlendirme, parti teşkilatıyla yaptığı bir görüşmeden ziyade, bir niyet okuma olarak algılanıyor.
GİDEN YOL KISA DEĞİL!
Son olarak şunun altını çizeyim. MHP kaynakları da istifa sonrasında, belediye başkanına, her hangi bir “zeytin dalı” uzatmadı. Kaynaklara göre; MHP cephesinde tablo net. Bahçeli, etik ve siyasi tutarlılığı, kısa vadeli kazanımların önünde tutuyor. Bu da Özarslan’ın MHP’ye geçiş ihtimalini teoride mümkün, pratikte ise zayıf kılıyor. Kulislerin diliyle söylemek gerekirse; Keçiören’den MHP Genel Merkezi’ne uzanan yol sanıldığı kadar kısa değil. O yol, ideolojik yakınlıktan çok, siyasi hafıza ve ahlakla döşeli.























