Cumartesi, Temmuz 25, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Günün Yazarı

Müslümanlar cihat ayetini savaş olarak anladıklarında, “savaş”ı kaybettiler

Çünkü Peygamber (as)'in mücadelesinin özü yani temel stratejisi, insanların ganimete veya fetihlere değil, şirk, cehalet, putperestlik, şiddet ve hurafelerden kurtarılarak barışa, özgürlüğe ve tevhide dayanan arı bir inanca kavuşturulması ve medenileşmesidir. Cihat temelde şiddete ve ganimete değil, barışa ve özgürlüğe doğru yol açmayı esas alan toplumsal ve fikrî bir mücadeledir.

12/01/2024 15:01
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
Murat Yetkin: CHP ve İYİ Parti, Ankara’yı kaybederlerse bunu izah edemezler
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp

(The Turkish Post) –Yazar ve şair Ümit Aktaş, Independent Türkçe için bir yazı kaleme aldı. Aktaş, yazısında cihat ayetinin günümüz Müslümanları tarafından nasıl yanlış anlaşıldığını ve bunun neticilerini değerlendirdi:

Aslında söyleyeceğim her şeyi başlıkta özetlemiş bulunuyorum.

Bundan sonrası sadece bazı yanlış anlamaları gidermek için göstereceğim gayretten ibaret.

Özellikle de dünyanın en istikrarlı kriz bölgesi olan ve savaşların çoğunun dinle ilgili ya da o bahaneyle yapıldığı bir bölgenin insanı olarak ve benim gibi düşünenlerin savaş tamtamlarının sesi susuncaya değin bu konuda asla susmamaları gerektiğini düşünerek, insanlığım ve Müslümanlığım adına konuşuyorum.

Öncelikle, giderek savaş anlamına indirgenecek olan cihad ayetlerinin önemli bir kısmının Mekke’de, yani bırakın savaşı, Müslümanların kıllarını bile kıpırdatamadıkları şartlarda vahyedildiğini belirtmeliyim.

Ki, bunlardan ilki ve en önemlisi, Furkan Suresi 52. ayettir:

İnkârcılara boyun eğme ve var gücünle onlara karşı bu Kur’an ile büyük bir cihad eyle.

Mekkî dönemin başlarında inen bu ayet Peygamber (as)’e inkârcılar karşısında geri çekilmemesini, direnmesini ve onlara karşı Kitap ile büyük bir mücadele/mücahede etmesini vaz etmekte.

Bu ise açıktır ki temelde bir fikir savaşı ve hakikatin ortaya konulma mücadelesidir.

Böylece ileride ucu savaşa değin varabilecek olan bir mücadele sürecinde esas olanın Kitap ile mücadele etmek olduğunu ve o nedenle de sadece burada kullanılan “büyük cihad” kavramının Kitap ile, Kitaba dayanılarak verilen bir savaşım olduğu belirtilir.

Çünkü Peygamber (as)’in mücadelesinin özü yani temel stratejisi, insanların ganimete veya fetihlere değil, şirk, cehalet, putperestlik, şiddet ve hurafelerden kurtarılarak barışa, özgürlüğe ve tevhide dayanan arı bir inanca kavuşturulması ve medenileşmesidir.

Peygamber (as), daha sonraları ortaya çıkan gazavat edebiyatının abartıları bir yana, 9 civarında savaş (kıtal)’a katılmıştır ki bunların içerisinde zikredilen Beni Kaynuka, Beni Nadîr ve Beni Kurayza savaşları Medine içi kuşatma ve çatışmalarıdır ve tam anlamıyla bir savaş boyutlarında değildir.

Diğer savaşların bir kısmı da (Bedir, Uhud, Hendek) inkârcıların saldırılarına binaen yapılmış olan savunma savaşlarıdır.

Mecbur kalınmadığı sürece de savaş yapılmaması yeğlenmiştir. Savaşlar ise sürdürülen temel mücahede stratejisinin izleğinde yürütülür ve barışın mümkün olduğu yerde savaş yeğlenmez.

Savaş bir araçtır sadece ama asla başat ve belirleyici bir araç değil.

Ancak, özellikle Muaviye’nin iktidara el koyması ve Emevi hanedanlığını egemen kılması akabinde savaşlar artık bu egemenliği topluma dayatmanın, onun da ötesinde ganimetlerle halkı susturmanın bir yolu haline getirilerek stratejik vasfını yitirmiştir.

Nasıl ki başlangıçta Müslümanları savaşa zorlayan inkârcıların saldırgan tutumları olmuşsa, Muaviye’den sonra da savaşlar, toplumun bakışlarını dışa, düşmanlara yönlendirmeyi amaçlayan iktidarların ganimet ve fütuhata dayanan ideolojik araçları haline gelmiştir.

Böylece cihat, “savaşın başka araçlarla sürdürülen bir yolu” olmaktan çıkarılarak, tam aksine, savaşların meşrulaştırıcı ideolojisine dönüşmüştür.

Öyle ki günümüzde de birtakım örgütlerce girişilen terörizme varan savaşçı faaliyetler de artık cihadist faaliyetler olarak anılmakta.

Oysa bunların cihatla hiçbir ilgisi bulunmamakta; çünkü cihat temelde şiddete ve ganimete değil, barışa ve özgürlüğe doğru yol açmayı esas alan toplumsal ve fikrî bir mücadeledir.

Nitekim İslam tarihi içerisinde “şura sistemi”nden bahseden yegâne şahsiyet olan Ömer bin Abdülaziz’in iktidara geldiğinde ilk işi, çeşitli cephelerde savaşan orduları geriye çekmek ve iç savaş içerisinde olunan Haricilerle de sorunları görüşmelerle çözümleme yoluna gitmek olmuştur.

Kısacası, Kur’an’ın mücadele stratejisini savaşa indirgeyerek İslam tarihini savaşlar tarihiyle eşitleyenler, Kitap’tan hiçbir şey anlamadıkları gibi, Müslümanların inkârcılarla kuşatıldıkları o zorlu şartlarda, bu şartlardan çıkabilmek için verdikleri tüm mücahede faaliyetlerini genelleştirilmiş ve ayrım gözetmeyen bir savaş olarak tanımlayarak, mücahedelerin asli hedefinin karşı tarafı yok etmek ya da köleleştirmek değil, barışa, ıslaha ve özgürlüğe ulaşmak olduğunu da anlayamamışlardır.

Savaşa karşı olduğu için yıllardır Suriye’de zorbalığa karşı mücahedesini barışçı yollarla sürdüren ama Suriye’nin savaş baronları ve küresel güçlerin işgaline uğraması akabinde Türkiye’ye iltica eden rahmetli Cevdet Said de, kendisiyle yaptığım ve Geleceğe Seslenenler adlı kitabımda yer alan röportajda, “Savaşa alet olmak cehalettir, yardımcı olmak ise habislik. Savaş çağı bitmiştir. Artık güç elde etmenin farklı yolları vardır” diyerek, günümüzde silahlara başvurarak mücahede etmeyi büsbütün reddetmektedir.

Oysa peygamberimiz Medine’ye hicret ettiğinde, buradaki toplumun tümüyle bir sözleşme akdetti ve Medine’de karşılıklı yükümlülüğe dayanan barışçı bir toplum tesis edildi. İstişare prensibi uygulandı ve toplumun sorunları istişare ile çözümlenmeye çalışıldı.

Başlangıçta büyük bir coşkuyla karşılanan ve birçok yerde konuşmaya çağrılan Cevdet Said, savaş karşıtı duruşu öğrenilince, kendisine karşı gösterilen ilgi de sona erdi.

Ama sonuçta ise yaşananlar savaş çığırtkanlarını değil, Cevdet Said’i haklı çıkardı.

Dolayısıyla da Cevdet Said’i Türkiye’ye hicrete mecbur bırakan Suriye’deki savaşın geldiği noktanın da gösterdiği gibi, başlangıçta barışçıl bir özgürlük mücadelesi ve hak arayışıyla ortaya çıkan bir mücahede, iktidar tarafı kadar muhalif tarafın da kültürel kodlarındaki bu gibi mücahedelerin salt savaşla yürütülebileceğine dair ezberler ve kodların, dahası savaş baronları ve silah tüccarlarının da kışkırtmaları nedeniyle, kısa sürede silahlı savaşıma dönüşerek başlangıçtaki ulvi ve meşru anlamının ötesine sürüklenmiştir.

Ne, ne yaptıklarının, ne de cihad ile savaşın farkında olan gafiller, bir hayır elde edilebilecek bir mücahedenin zeminine benzin dökerek, barışçıl bir talebi ve mücahedeyi, ortalığı kan gölüne dönüştürecekleri bir kaosa sürükleyeceklerdir.

Tarafların akıl ve bilgelikten yoksun tutumları, karşılıklı müzakerelerle bir suhulete götürülebilecek sürecin içerisine önce küresel savaşçıların (terörizmin), ardından ise küresel güçlerin (emperyalizmin) dahil edilmesiyle, Suriye’yi içinden çıkılamaz bir keşmekeşe sokacaktır.

Böylece bu girişim de Kitap’tan yani akıl ve düşünceden, hikmetten yani stratejiden kopanların basit bir krizi hangi noktalara götürebileceğinin yeni bir örneği olacaktır.

Öyle ki şu anda ABD ve Rusya, İran ve Türkiye, Kürtler ve Araplar, Suriye’nin içerisinde cepheleştikleri gibi, dünya da IŞİD, HTŞ, Haşdi Şabi, PYD gibi daha öncesinde var olmayan savaşçı örgütlerle burada tanışacaktır.

Öyle ki eline silah alanlar buradaki cepheleşmeye koşacak, Suriye farklı küresel ve bölgesel güçlerin işgali altına girecektir.

Bu süreç içerisinde İsrail de Golan üzerindeki işgalini pekiştirirken, İsrail karşıtı cephe ise epeyce güç kaybedecek; İsrail ise fırsattan istifade Filistin üzerindeki baskı ve işgalini daha da artıracaktır.

Hamas’ın bu baskıyı kırmaya matuf eylemiyle savaşın sınırları Yemen’den İran’a varıncaya dek genişlerken, 2010 öncesi neredeyse ulusal sınırların komşulara açılacağı bir düzeye gelmiş olan bölge ülkeleri kanlı bıçaklı bir hale gelecek, açılması düşünülen sınırlara duvarlar ve tel örgüler çekilecektir.

Dolayısıyla bu, “Müslümanlar cihad ayetini savaş olarak anladıklarında, savaşı kaybettiler”, başlığını doğrulayan en yakın ve vahim bir sonuç.

“Savaş”ı, yani temel mücahede anlayış ve stratejisinden uzaklaştıkça vermekte oldukları haklı mücadeleyi de kaybettiler ve kaybetmekteler.

Çünkü savaş ancak temel bir stratejik amaca bağlı ve onun izleğinde sürdürülürse bir anlama sahip olabilir ve buradan anlamlı bir sonuca gidilebilir.

Aksi halde ise mücahede çığırından çıkar(ılar)ak sair inisiyatifler elinde bir kör dövüşüne ve çıkar mücadelesine dönüşür.

O zaman ise bu isterse kazanılmış bir savaş olsun, stratejik açıdan mücadelenin özü ve istikameti kaybedilmiş; savaş hazzına (fütuhata), ihtirasa (iktidar hırsına), çıkara (ganimete)… yenilinmiştir.

Şayet bu konuda temel bir zihniyet değişikliği gerçekleştirilmez ve tarihsel savaş kültürü üzerinde yeniden düşünülmezse, bu bölgenin dünyanın en istikrarlı kriz ve savaş bölgesi olması gerçekliği de değişmeyecektir.

Böylece bu bölge dünyanın en fazla silah satın alan, sorunlarını müzakerelerle ve temel bir Kitabi stratejiye bağlı değil de silahlarla ve zorla çözmeye çalışan ve bu silahlarla da daha çok birbirlerini katleden, sonuçta ise emperyalist ülkelerin oyuncağı ve işgal alanı haline gelinen bir yazgıdan, daha doğrusu akılsızlıktan kurtulamayacaktır.

Bu ise kadim medeniyetlerin merkezi olan bu bölgenin insanlarını güçleri kadar özgürlüklerinden de yoksunlaştıracaktır.

Zira rahmetli Nurettin Topçu’nun da belirttiği gibi:

Hür ve kuvvetli olan insan yırtıcı olan değil, yaratıcı olan insandır.

 

Kaynak: Independent Türkçe
Etiketler: cihatsavaşslider-mansetÜmit Aktaş
PaylaşTweetPaylaşGönderTara
The Turkish Post

The Turkish Post

Önerilen Haberler

Kadir İnanır’ın sağlık durumuyla ilgili yeni açıklama
Magazin

Kadir İnanır’ın 3 ayrı vasiyeti ne zaman açıklanacak?

Hayatını kaybeden Fatih Ürek’in vasiyeti ortaya çıktı
Magazin

Yakınları Fatih Ürek’in okul vasiyetini ‘para yok’ diye yaptırmayacak

İnternet kesintisinde emsal karar: Alınan cayma bedeli artık iade edilecek
Gündem

İnternet kesintisinde emsal karar: Alınan cayma bedeli artık iade edilecek

Uzmanlardan çekirgeler için “istilacı değil” açıklaması
Gündem

Uzmanlardan çekirgeler için “istilacı değil” açıklaması

Popüler Haberler

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Röportaj I Avukat Hatice Yıldız: CHP, hukuk ve adalet talebinde yetersiz kaldı, mahalleye göre hukuk talep etti

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Kovulan Didem Arslan Yılmaz Sessizliğini Koruyor

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Didem Arslan’ın kovulmasının ardından gözler Müge Anlı ve Esra Erol’da

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

İspanya Milli Takımı’nın genç yıldızı Yamal Müslüman mı?

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Kadir İnanır’ın sağlık durumuyla ilgili yeni açıklama

Kadir İnanır’ın 3 ayrı vasiyeti ne zaman açıklanacak?

Hayatını kaybeden Fatih Ürek’in vasiyeti ortaya çıktı

Yakınları Fatih Ürek’in okul vasiyetini ‘para yok’ diye yaptırmayacak

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Önce Hacıbayram, sonra Anıtkabir…!

Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Önce Hacıbayram, sonra Anıtkabir…!

İnternet kesintisinde emsal karar: Alınan cayma bedeli artık iade edilecek

İnternet kesintisinde emsal karar: Alınan cayma bedeli artık iade edilecek

Uzmanlardan çekirgeler için “istilacı değil” açıklaması

Uzmanlardan çekirgeler için “istilacı değil” açıklaması

Acun Ilıcalı acı kaybını sosyal medyadan duyurdu

Acun Ilıcalı acı kaybını sosyal medyadan duyurdu

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Dün göz yumulan her hukuksuzluk, bugün tüm toplumun üzerine çöken kural dışılığın zeminini hazırladı

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Fatma Soydaş’ın tutuklanması sonrası Nihat Hatipoğlu ve oğlundan sessizlik

Acun Ilıcalı acı kaybını sosyal medyadan duyurdu

Acun Ilıcalı acı kaybını sosyal medyadan duyurdu

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Röportaj I Avukat Dr. Levent Mazılıgüney: Narin Güran cinayetinde tutuklu aile bireylerinin masum olduğuna inanıyorum

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Portre
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Kadir İnanır’ın 3 ayrı vasiyeti ne zaman açıklanacak?
  • Yakınları Fatih Ürek’in okul vasiyetini ‘para yok’ diye yaptırmayacak
  • Hüsnü Yusuf Turabiç yazdı I Önce Hacıbayram, sonra Anıtkabir…!
  • İnternet kesintisinde emsal karar: Alınan cayma bedeli artık iade edilecek

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.