(The Turkish Post) – MEHMET ASLAN
Maliye ve Hazine Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın birlikte Türk futbol kulüplerinde yaptığı denetimler önemli bir gerçeği daha ortaya çıkardı. Denetim kapsamında yaklaşık bir ay boyunca Kocaelispor’da belgeleri inceleyen müfettişler, Kocaelispor’da kesintisiz 11 yıl başkanlık ve şehirde de 13 yıl Büyükşehir Belediyesi başkanlığı yapan Sefa Sirmen ile ilgili önemli belgelere ulaştı. Maliye ve Gençlik Bakanlığı müfettişleri, belgeler arasında Sefa Sirmen ile halen Fenerbahçe Başkanlığı yapan Aziz Yıldırım arasında imzalanan senetler tespit etti. Sirmen döneminde Yıldırım’dan 2 milyon avro civarında bir borç alınıyor. Ancak Sirmen döneminde borç ödenmediği için, sonraki dönemlerde bu rakam faiziyle birlikte 3.5 milyon avro olarak Fenerbahçe Başkanı Yıldırım’a 15 taksit halinde ödeniyor. Halen müfettişler son taksitinde geçen ay ödendiği belirledi.
Maliye ve Hazine Bakanlığı tarafından Kocaelispor’da gerçekleştirilen rutin mali denetimlerde, kulübün geçmiş dönem mali işlemlerine ilişkin dikkat çekici bir borç dosyası ortaya çıktı. İncelemelerde, Kocaelispor’un eski başkanlarından Sefa Sirmen döneminde, iş insanı ve Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’dan senet karşılığında 2 milyon avro borç aldığı, söz konusu borcun yıllar içinde gecikmeler ve ek mali yüklerle birlikte yaklaşık 3,5 milyon avroya ulaştığı tespit edildi.
Müfettişlerin, Kocaelispor yönetiminden aldığı bilgilere göre; 13 yıl Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı yapan Sefa Sirmen, şehirde bir baraj ihalesi için Yıldırım’ı destekleyeceği yönünde taahhütte bulundu. Bu kapsamda da transferler için kulübe 2 milyon avro yardımda bulunmasını istedi. İhalenin Yıldırım’a ait şirkete verilmesi durumunda da ekstradan 4 milyon avro daha ödeneceği yönünde anlaşma yapıldı. Ancak Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, verilen 2 milyondan sonra Sefa Sirmen’den ıslak imzalı senet aldı. Ancak yapılan ihale sonrasında Aziz Yıldırım’a ait şirket kazanamadı. Bunun üzerine Yıldırım, söz konusu senedin faiziyle birlikte ödenmesi için kulübe ihtarname çekti. Kulübün yöneticileri de rakamı 15 taksit olarak ödedi. Kaynaklara göre; Kocaelispor kulübünden, Aziz Yıldırım’ın hesabına yaklaşık 3.5 milyon avro gittiğini belirledi. Kaynaklara göre de; Sefa Sirmen döneminde, kulübün nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla, Aziz Yıldırım’dan alınan 2 milyon avroluk finansmanın senet karşılığı temin edildiği, ancak ödeme takvimine uyulamaması nedeniyle borç yükünün zaman içerisinde önemli ölçüde arttığı ifade edildi.
SON SENET GEÇEN SENE ÖDENDİ
Hazine ve Maliye Bakanlığı müfettişlerinin denetim raporlarında yer alan bilgilere göre; kulübün Aziz Yıldırım’a olan yükümlülüğü kapsamında kalan son senedin de geçtiğimiz ay ödendiği ve böylece yıllardır devam eden borç ilişkisinin tamamen sona erdiği kaydedildi. Müfettişlerin incelemelerinde, kulübün ilk aşamada aldığı 2 milyon avroluk finansman karşılığında toplamda yaklaşık 3,5 milyon avro ödeme yaptığı, aradaki farkın ise gecikmelerden ve borcun yeniden yapılandırılmasına bağlı maliyetlerden kaynaklandığı değerlendirildi.
Denetim çalışmaları kapsamında yalnızca mevcut mali tablo değil, kulübün geçmiş yıllara ait mali işlemleri de ayrıntılı şekilde incelendi. Özellikle yüksek tutarlı borçlanmalar, transfer harcamaları, sponsorluk gelirleri ve üçüncü kişilerle yapılan mali anlaşmaların kayıtları üzerinde durulduğu öğrenildi. Uzmanlar, Türk futbolunda uzun yıllardır süregelen mali disiplin sorunlarının birçok kulübü benzer borçlanma modellerine yönelttiğini belirtirken, geçmiş dönemlerde alınan finansal kararların etkilerinin yıllar boyunca kulüplerin bütçeleri üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğine dikkat çekiyor.
KULÜP BORÇ DOSYALARINI KAPATIYOR
Müfettişlere göre; son yıllarda sportif ve idari anlamda yeniden yapılanma sürecine giren Kocaelispor’da, geçmişten kalan bazı borç dosyalarının kapatılması mali açıdan önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Denetimlerde ortaya çıkan söz konusu ödeme süreci, kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin boyutunu gözler önüne sererken, mali sürdürülebilirlik konusunda daha sıkı bir denetim mekanizmasının gerekliliğini de bir kez daha gündeme taşıdı.






















