(The Turkish Post) – Macaristan’da 16 yıllık Viktor Orban döneminin sona ermesinin ardından görevi devralan yeni Başbakan Péter Magyar, ilk konuşmasında Parlamento binası üzerinden güçlü bir demokrasi ve değişim mesajı verdi. “Arkamdaki şu binaya bakın; dünyanın en güzel binası” diyen Magyar, yıllar boyunca iktidarın sembolü haline geldiğini söylediği yapının artık yeniden halka ait olduğunu vurguladı. Magyar, “Yıllarca bu bina, baskının, kibrin ve iktidar küçüklüğünün sembolüydü. Ve şimdi yeniden sizin. Onu geri aldınız” ifadeleriyle yeni dönemin siyasi çerçevesini çizdi.
Magyar, görevi devralmasının ardından Macaristan Parlamentosu’nu işaret ederek yaptığı konuşmada, “Arkamdaki şu binaya bakın; dünyanın en güzel binası. Yıllarca bu bina baskının, kibrin ve iktidar küçüklüğünün sembolüydü. Ve şimdi yeniden sizin. Onu geri aldınız” ifadelerini kullandı. Magyar’ın bu sözleri, Orbán döneminde devlet kurumlarının tek merkezli iktidar anlayışıyla özdeşleştiği yönündeki eleştirilerin ardından, yeni dönemin sembolik mesajı olarak öne çıktı.
TARİHİ ZAFER
12 Nisan’da yapılan seçimlerde Magyar’ın liderliğindeki Tisza Partisi, Viktor Orbán’ın Fidesz Partisi karşısında tarihi bir başarı elde etti. Tisza, 199 sandalyeli parlamentoda 141 sandalye kazanarak üçte iki çoğunluğa ulaştı. Bu sonuç, Magyar hükümetine Orbán döneminde inşa edilen birçok yasal ve kurumsal düzenlemeyi değiştirme imkânı veriyor.
Orbán liderliğindeki Fidesz ise 2010’dan bu yana ilk kez iktidarı kaybetti. Macaristan’da son 16 yılda medya, yargı, kamu kurumları, sivil toplum ve Avrupa Birliği ile ilişkiler üzerinden yoğun tartışmalara konu olan Orbán dönemi, bu seçimle birlikte kapanmış oldu.
KAMPANYANIN MERKEZİNDE YOLSUZLUK VARDI
Magyar’ın seçim kampanyası, yolsuzlukla mücadele, hukuk devletinin yeniden tesisi, kamu medyasının tarafsızlaştırılması ve Avrupa Birliği ile ilişkilerin onarılması başlıkları üzerine kuruldu. Yeni başbakan, Orbán döneminde zayıflatıldığını savunduğu denge-denetleme mekanizmalarını yeniden güçlendirme sözü verdi.
Magyar’ın öncelikleri arasında, Macaristan’a yönelik dondurulmuş Avrupa Birliği fonlarının serbest bırakılması da bulunuyor. AP’nin aktardığına göre yeni hükümet, yaklaşık 17 milyar avroluk AB fonuna yeniden erişim sağlamayı hedefliyor.
ORBÁN’IN MİRASIYLA HESAPLAŞACAĞINI DUYURDU
Yeni başbakan, göreve başlama konuşmasında yalnızca birlik ve demokrasi vurgusu yapmakla kalmadı; Orbán döneminde göreve getirilen bazı üst düzey isimlerin istifasını da istedi. Magyar ayrıca kamu kaynaklarının kötüye kullanıldığı iddialarını araştıracak yeni bir mekanizma kurmayı planlıyor.
Reuters’a göre Magyar yönetimi, kamu yayıncılığındaki taraflılık iddialarına karşı da adım atmayı ve Macaristan’ın dış politikada yeniden Batı kurumlarıyla daha uyumlu bir çizgiye dönmesini hedefliyor.
AVRUPA İÇİN DE YENİ DÖNEM
Orbán, Avrupa Birliği içinde uzun yıllar boyunca Brüksel ile en sert gerilimleri yaşayan liderlerden biri olmuştu. Göç, hukuk devleti, medya özgürlüğü, Ukrayna savaşı, Rusya ile ilişkiler ve AB fonları başlıklarında Macaristan sık sık Avrupa kurumlarıyla karşı karşıya geldi.
Magyar’ın göreve başlaması bu nedenle yalnızca Macaristan iç siyaseti açısından değil, Avrupa dengeleri açısından da önemli görülüyor. Yeni hükümet, Rusya etkisinin azaltılması, AB ve NATO çizgisine daha güçlü dönüş ve Batı ile ilişkilerin onarılması mesajı veriyor.
SORUNLAR YENİ HÜKÜMETİ BEKLİYOR
Magyar’ın önünde güçlü bir parlamento çoğunluğu bulunsa da ekonomi, bütçe açığı, kamu kurumlarında Orbán döneminden kalan kadrolar, medya düzeni ve AB ile müzakereler gibi zorlu başlıklar var. Reuters, yeni hükümetin yüksek bütçe açığı ve durağanlıktan çıkmaya çalışan ekonomiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.
Buna rağmen Magyar’ın yemin töreni, Macaristan’da birçok kişi için yalnızca bir hükümet değişikliği değil, devletin yeniden yurttaşlara ait olduğu iddiasının sahneye konduğu bir an olarak görüldü. Parlamento binasının önünde verdiği mesaj da bu nedenle yeni dönemin en güçlü sembolü haline geldi: “Onu geri aldınız.”





















