(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Mart ayında yapılan yerel seçimin ardından iktidar ardı ardına vergi paketleri açıkladı. Hazine’de yeterince kaynak olmadığı için, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’te çıkış yolunu vergi artırımında buldu.
Bu kapsamda KDV ve ÖTV başta olmak üzere temel ihtiyaçlarda oran artırıldı. Haliyle bu adımda vatandaşa olumsuz yansıdı.
Maliye ve Hazine Bakanı Şimşek’in vatandaşın vergi yükünü artırırken, kamudan milyarlarda dolarlık yatırım alan bazı şirketlerin de vergi borcunu da sessiz sedasız sildiği ortaya çıktı. Haliyle bu adımlar da toplumundaki tepkilerin artmasına neden oluyor.
Artık şurası net. Türkiye hazinesinde ve Merkez Bankası’nda ciddi bir kaynak sorunu yaşanıyor. Hükümet nakit sorunundan dolayı da vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Bu açığını kapatmak için de muhalefet belediyelerine yönelik yeni adımlar atıyor.
Şimdi buradan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yeni bir kaynak önerisinde bulunmak istiyorum.
Bu kaynak, hazineye ciddi gelir olarak yansıyacaktır. Yıllarca Avrupa’da futbol üzerine incelemeler ve araştırmalar yaptığım için, Şimşek’in bu önerimden çok memnun kalacağından şüphem yok. İşte o zaman başlıyorum kaynağı açıklamaya.
FENERBAHÇE KAYNAĞI AÇIKLAMAK ZORUNDA
Türkiye’de 2024-2025 futbol sezonu için transfer dönemi resmen başladı. 13 Eylül’de sona erecek transfer döneminde Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor başta olmak üzere Süper Lig ekipleri anlaşma sağladığı futbolculara imza attırmaya başladı. Haliyle yeni sezonda güçlü ve mücadele eden bir takım oluşturmak için de dört büyükler, adından söz ettiren yıldız isimleri kadrosuna kattı.
Bu transferlerden en dikkat çekeni ise Sarı Lacivertli takım yaptı. Fenerbahçe, Youssef En-Nesyri transfer için Sevilla’ya 19 milyon 500 bin Euro bonservis bedeli ödeneceğini açıkladı. Yanlış duymadınız, Türk takımı İspanyol ekibine yaklaşık 20 milyon Euro ödeme yapacak. Ayrıca satıştan pay ve başarı bonuslarını da eklediğinizde bu rakam 25 milyona kadar yükseliyor. Haliyle İspanya’da güçlü bir takımdan Türkiye’ye gelmenin de bir bedeli oluyor. Her ne kadar Fenerbahçe’nin KAP’a bildirdiği rakam düşük olsa da perde gerisinde ödemelerle bu açık kapatılıyor.
Yine Fenerbahçe, İsmail Kartal’dan boşalan teknik direktörlük koltuğuna da dünya ünlü çalıştırıcı Jose Mourinho’yu getirdi. Portekizli hocanın sözleşme maliyetinin de 40 milyon Euro civarında olduğu belirtiliyor. Sözleşmenin süresi ve feshi halinde de maliyetler ayrıca artıyor.
Sarı Lacivertli takım son olarak da Çağlar Söyüncü’yü 8,5 milyon Euro bedelle İspanyol Atletico Madrid takımından kadrosuna kattı. Yine oyuncu ile yapılan sözleşme süreci ve yıllık maaşlar da ayrı bir konu. Sadece Fenerbahçe değil, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor gibi takımlar da ciddi maliyetli oyuncuları İtalya’dan İngiltere’den ve İspanyol takımlarından kadrosuna kattı. Hem ödenen bonservis bedelleri hem de yapılan maliyetli anlaşmaları hem kulüp hem de ülke ekonomisi için büyük bir yük.
DÖRT KULÜBÜN BORCU 30 MİLYAR LİRA
Neden mi yük? Çünkü dört büyük takımın tamamı da ciddi bir borç yükü altında. Dört takımın da bankalarla sözleşmesi var. Hesaplarına giren her bir kuruş gelir, bankaların kontrolünden geçip hesaba yatırılıyor. Dört takımın borcu neredeyse 30 milyar lira seviyesinde. Normal şartlarda özel şirketlerin iflas açıklaması gerekir. Ancak takımlar bu borçlara yenilerini ekleyerek, kulüpleri dar boğaza sürüklemeye devam ediyor.
Fransız takımının dün iflas açıkladığını da buradan açıklamam gerekiyor. Bu ekonomin yolu uzak değil. Birkaç yıl sonra, Türk takımlarının da benzer bir girdaba girmeyeceğini kimse garanti edemez.
Şimdi gelelim Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i ilgilendiren konuya. Sayın Şimşek yıllarca İngiltere’de üst düzey görevlerde bulundu. Kendisi bu konuyu benden daha iyi bilir muhakkak. Yabancı oyuncuların ve hocaların Türkiye’yi tercih etmesinin en birinci etkeni maddi olarak aldıkları ücretler.
Örneğin Fenerbahçe’nin hocası Jose Mourinho’nun tatmadığı hiçbir başarı kalmadı. Ancak parayla arası iyi olan hoca son durak olarak Fenerbahçe’yi tercih etti. Çünkü hoca hem kendisi hem de ekibi için garanti para taahhüdünde bulundu. Ayrıca vergide ödemeyecek. Kısacası Portekizli hoca burada bedavadan bir yaşam sürecek. Sonunda da garanti parasını alıp, ülkesinde tatilin tadını çıkaracak.
Sayın Şimşek’e hatırlatayım..
İngiltere, İspanya, İtalya, Almanya ve Portekiz gibi ülkelerde, futbolculardan yüzde 35 ile 48 arasında vergi alınıyor. Ve kulüplere de kesin yasaklar var. Futbolcuya yapılan bütün ödemeler bankalar üzerinde yapılıyor. El altından verilen bütün ödemeler vergi kaçırmak olarak algılanıyor. Bu konuda Messi, Ronaldo ve Neymar gibi futbolcular İspanya’dan ceza aldılar. Bu vergileri daha fazla vermemek için de buradan ayrıldılar.
AVRUPA’DA SPORCULARDAN YÜZDE 40 VERGİ ALINIYOR
Türkiye’de ise durum farklı. Futbolculardan ve hocalardan vergi alınmıyor. Dünyanın en fazla kazancını alan sporculardan yüzde 30 ile 40 arasında kesinlikle vergi olmalı. Aksi durumda 30’undan sonra yaşlanmış pek çok oyuncu son durak olarak ülkemizi tercih eder. Şimdi hem kulüplere hem de Maliye Bakanı’na soralım.
Fenerbahçe ve diğer kulüpler açıkladıkları milyonluk transferler için kaç milyon vergi ödeyecek? Bunun açıklamasını vermeniz gerekiyor.
Ayrıca takımlar bu kadar güçlü paralı oyuncu almışlarsa, gelir vergisi ödemeleri gerekiyor. Bu takımların Hazine’ye ödediği vergiler ne kadar? Ben sizi yormayayım.
Kulüpler, hazineye çok cüz’i ödemeler yapıyor. Belli bir aşama sonrasında da borçlar siliniyor. Olan yine normal vatandaşa ve esnafa oluyor. Devlet maaşlarından aylık ciddi kesinti yapıyor. Yabancı sporcularsa, lüks yaşamları ile lüks araçlarıyla vatandaşın arasında bedava gezmeye devam ediyor.
O zaman soralım…
Sayın Şimşek ne zaman sporcu gelirlerine el atacaksınız? İşte o zaman vergide adil bir dönem başlar. Aksi durumda, Türkiye yabancı sporcuların emeklilik yaşadığı bir ülke haline gelir. Bunun önüne geçmeniz dileğiyle…























