(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Karadeniz fırtınası evinde Konyaspor’u 3-1 gibi net bir skorla yendikten sonra, bu haftayı da boş geçmedi. Trabzonspor, geçen sezon Tijanic’in son saniyede attığı golle 2-1 yenildiği İzmir temsilcisini bu kez evinde hüsrana uğrattı. Bordo Mavili takım, Beşiktaş’tan mutsuz ayrılan ve transferi kafalarda soru işareti yaratan Ernest Muçi’nin harika golleriyle 3 puanı hanesine yazdırdı. Bir anda ligin zirvesinde Galatasaray’ın bir adım gerisine yerleşti. Bordo Mavili takım, ezeli rakibi Fenerbahçe’nin Başakşehir ile berabere kalmasıyla da, bir merdiven yukarı tırmandı.
Karadeniz fırtınası, İzmir’in tuz kokan rüzgârında yalnızca üç puanı hanesine yazdırmadı. Kendi içine doğru bir yolculuğun kapısını da sonuna kadar araladı. Göztepe karşısında gelen 2-1’lik galibiyet, skor tabelasına yazılan sıradan bir sonuç gibi görünse de sahadaki hikâye çok daha derindi. O hikâyenin merkezinde ise bir futbolcudan ziyade, bir sezgi, bir dokunuş, bir ruh hâline dönüşen Ernest Muçi’nin yükselen form grafiği vardı.
ARNAVUT OYUNCU YENİDEN DOĞDU
Arnavut oyuncu Ernest Muçi, son haftaların yükselen yıldızı olarak adından söz ettirmeye başladı. Bordo Mavili takımın deplasmanda Başakşehir’i 4-3 yendiği maça kadar sürekli eleştirilen Arnavut yıldız, İstanbul deplasmanında sahalara adeta yeniden döndü. Deplasmanda attığı iki harika golle, takımını zirvede tutan Muçi, Bordo Mavililerin evinde Konyaspor’u 3-1 ile geçtikleri maçında kahramanı oldu. Yaklaşık 30 metreden serbest vuruştan harika bir gole imza atan Muçi, bu hafta Göztepe deplasmanında da dümene yerleşti. Attığı 2 golün yanı sıra, takım arkadaşlarıyla yükselen uyumu ve baskılı oyunuyla, kendinden söz ettirmeye başladı. Muçi, oyuna ayak basar basmaz sahayı kendine ait bir sahneye çevirdi adeta. Her pası bir kelime, her driplingi bir cümle gibiydi sanki. Rakip savunmanın üzerine yürürken, adeta görünmez bir kalemi vardı elinde; oyunun akışını yeniden yazıyordu.
MUÇİ, SAHADA ORKESTRA ŞEFİ GİBİ
Ne yalan söyleyeyim Muçi’yi izledikçe futbol tutkum yeniden depreşti. Sahadaki sakin hareketleri, topa her dokunduğunda, kendinizi tatlı bir rüyanın içinde gibi hissetmesi de, futbolun sadece futbol olmadığının bir anlamıydı galiba…
Aslında Muçi’nin son 3 haftadır performansını izleyen Beşiktaş yönetimi de acı acı düşünüyordu. Arnavut yıldıza sahada bir türlü yer bulamayan Beşiktaş yönetimi, dün ki maçtan sonra kaçan balığın büyüklüğünün farkına varmıştır sanırım. Beşiktaş’ta yeteneği hep hissedilen, fakat bir türlü tam anlamıyla serbest bırakılamayan Arnavut yıldız, Trabzonspor formasıyla sanki üstündeki görünmez zincirleri kırmış gibi gözüküyor. Topsuz oyunda gösterdiği agresiflik, sürekli boş alan kovalaması ve hücumda attığı her adımın tehdit oluşturması, onun neden bu kadar değerli bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi.
Maçın en dikkat çeken diğer yanıysa, Trabzonsporlu oyuncuların kazanma hırslarıydı. Maç 2-0 iken görülen bir kırmızı kart takımın dengesini değiştirdi. Özellikle 67. dakikada Göztepeli oyuncuların gollük pozisyonlarını 3 kez çizgiden çıkaran Bordo Mavili oyuncular, dakikalar 85’i gösterdiğinde A. Dennis’in ceza sahası dışındaki harika şutuna engel olamadı. Göztepe, özellikle ikinci yarının son saniyesine kadar oyunun ritmini yükseltip Trabzonspor’u savunmaya hapsetti. Ancak final vuruşlarında doğru tercihleri yapamaması ve Muçi’nin liderliğindeki Trabzonspor’un hızlı geçişlerine çözüm üretememesi, ev sahibi adına puanı getirecek zemini oluşturmadı.
Bordo Mavili takım, İzmir deplasmanında sadece 3 puan almadı. Takımdaki kardeşlik ve zirveye olan inancını da artırdı. Ancak gelecek hafta evinde oynayacağı Beşiktaş derbisi içinde, elindeki iki kozunu kaybetti. 78. dakikada kırmızı kart gören W. Pina ile takımın gol yükünü çeken Paul Onuachu, sarı kart gördüğü için cezalı duruma düştü. Bekleyip göreceğiz… Teknik Direktör Fatih Tekke, iki yıldızın yerini nasıl dolduracak? Şayet Trabzonspor, Kara Kartal’ı yenebilirse devre arasında yapacağı nokta takviyelerle şampiyonluğun mutlaka en favori adaylarından biri olacaktır.






















