(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Hafta içerisinde, “İsmail Kartal ile heba edilen kupasız bir yıl!” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Metinde Fenerbahçe’nin hocası İsmail Kartal ile Trabzonspor’un hocası Abdullah Avcı’nın final hocası olmadığının altını çizmiştim. Hafta sonu oynanan maçlar fikrimin ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha gösterdi. Evet, iki hoca da, özünde ‘iyi insan’ olabilirler. Ancak oyun mantalitesi ve süreci okuma anlamında yetersiz olduklarının altını çizmem gerekiyor.
Bordo Mavili takım hafta sonunda Güney temsilcisi Gaziantep’i ağırladı. Konuk takım ligde düşme potasında olduğu için, mutlak üç puan parolasıyla maça başladı. Trabzonspor’un ise 3.’lük hedefi doğrultusunda mutlak galibiyet alması gereken bir maçtı. Rakip takımın başında Bordo Mavili takımın eski yıldızı Selçuk İnan vardı. Seyircisiz oynanan maçta ilk yarıda Karadeniz ekibi şoku yaşadı. 12’de Deian Sorescu ve 21’de Denis Draguş sahneye çıktı ve Kırmızı-Siyahlılar ilk yarıyı 2-0 önde tamamladı. Bordo Mavili takım bir anda şok üstüne şok yaşadı. Çünkü sahada ne büyük bir takım vardı, ne de takıma müdahalede bulunacak, oyunu okuyacak bir hoca vardı ne yazık ki. Abdullah Avcı maalesef 45 dakika boyunca kenardan oyunu sadece izledi. Bir seyirci edasıyla. İlk yarıda oyuna hiçbir katkı ya da değişiklik sunamadı. Bunun en büyük sebebi de hocanın kendini geliştirmek adına hiçbir adım atmaması.
AVcI’NIN SİSTEMİ YOK
Maçın ikinci devresinde ise Paul Onuachu şov vardı. Abdullah Hoca, takımın iki verimsiz ismi Berat ile Fountas’ı oyundan alarak yerlerine Mahmoud Trezeguet ve Umut Güneş’i aldı. Şayet bu oyuncuların her hangi bir sakatlığı yoksa, ikinci yarı için neden bekletiliyor. Herhangi bir sakatlığı olmuş olsaydı, en azından yedek kulübesinde bulunmazdı. Maalesef Abdullah Hoca’nın bazı takıntıları var. Belirli oyuncularla ilk 11 başlamak, bazılarını da yerlerine yedek olarak sahaya sürmek genel adeti. Bunda hiçbir taktik bir düşünce olduğunu da sanmıyorum. Çünkü Trabzonspor’un bu sezon bütün maçlarını izledim. Oyun ve kurgu anlamında hiçbir sistem yok ne yazık ki. İkinci lig takımlarından Eyüpspor ve Göztepe gibi takımları izlediğinizde bile oyun anlayışını açıkça görebiliyorsunuz. Türkiye’nin gözbebeği bir takımın kurgusuz ve oyun plansız sahada oynamasına bir anlam veremiyorum. Takımın başkanı Ertuğrul Doğan bu oyuna nasıl sabır gösteriyor anlamıyorum.
ONUACHU VAZİYETİ KURTARDI
O zaman püf noktasına temas edelim. Şayet dün gece Trabzonspor’un Nijeryalı golcüsü Paul Onuachu, 50, 66 ve 68. dakikada konuk takımın kalecisi Nita’yı avlayıp maç 4-2 bitmemiş olsaydı ne olacaktı. Abdullah Avcı’da ve Ertuğrul Doğan’da bu sorunun bir cevabı olduğunu düşünmüyorum. Şayet Onuachu, skor elde etmemiş olsaydı, Bordo Mavili takımın 3.lüğü bile elden gidiyordu. Hatta şunu net olarak söylemem gerekiyor. Maçta Bordo Mavili takım yenik ayrılmış olsaydı, Avcı ve ekibi için yol görüNmüştü.
ERTUĞRUL DOĞAN, FATİH TEKKE’Yİ İZLEMELİ
Gördüğüm kadarıyla hem Doğan hem de yönetim Abdullah Avcı’nın oyun anlayışından kesinlikle memnun değil. Ancak yüksek tazminatı olduğu için Doğan onun istifa etmesini bekliyor. Şayet bu fikirdeyse daha çok bekler. Avcı tazminatı almadan Trabzon şehrinden ayrılmaz. Buradan Ertuğrul Doğan’a bir çağrıda bulunmak istiyorum. Son beş haftadır Alanyaspor’un maçlarını hiç izledi mi? Bence çıplak gözle izlemesini tavsiye ederim. Orada Fatih Tekke diye bir hoca var. Orta sıralarda aldığı takım nasıl bir oyun sistemine büründürdüğünü açıkça görebilir. Avcı’nın ‘oyunsuzluk’ anlayışından sadece ben rahatsız değilim mutlaka. Eski teknik hocalardan Reha Kapsal bile 34 haftadır Abdullah Avcı’nın bize ne izlettiğini sorguluyordu dün gece.
ABDULLAH HOCA FİNAL HOCASI DEĞİL
Avcı, maalesef final hocası değil. Neden mi? Çarşamba günü Trabzonspor’un Karagümrük ile oynadığı Türkiye Kupası yarı final maçını izledim. İnanır mısınız, 90 dakika boyunca Trabzonspor adına birkaç oyuncu haricinde hiçbir şey göremedim. Bir kere Avcı’nın geldiği günden bu yana takımı oynattığı hiçbir oyun sistemi yok. Bir hoca hem saha içi dizilişleri hem de saha dışındaki müdahaleleri maçın içerisinde yer alır. Ancak Avcı, saha kenarında ayak üstüne atıp düşünüyor sadece. Maçın akışının bozulduğu durumlarda da, oyunu okuma yeteneği ne yazık ki yok. Bu tür şeyler aslında çalışılarak elde edilir. Ama Abdullah Avcı, hocalık serüvenine başladığı anda hangi durumdaysa, bugün de bir milim ilerisinde değil. Bana göre; hoca Avrupalı meslektaşlarını takip edip, fikir alma ihtiyacı hissetmiyor. Ben bilirim mantalitesiyle de her gün geri gidiyor. Ertuğrul Doğan, bu sisteme ne kadar rıza gösterir bilemem. Ama Trabzonspor taraftarı sezon sonuna kadar bu sevimsiz oyuna daha fazla sabretmez benden söylemesi.
Dün gece Abdullah Avcı’yı Trabzonspor’un Nijeryalı golcüsü Paul Onuachu ipten aldı. Ancak kalan dört haftada yaşanacak puan kayıpları ve Türkiye Kupası yarı finalinde İstanbul’da Karagümrük takımın elenmesi halinde, Avcı Başkan Doğan bile tutamaz. Şayet Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Avcı’ya bir kez daha sahip çıkmaya çalışırsa, arkasında şehirden hiç kimse olmaz, bizden söylemesi.





















