(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Dün 19 Mayıs’tı, ‘Gençlik ve Spor Bayramı’ yani… Peki gençlik ve spor ne durumda? Spor deyince ilk akla gelen maalesef ‘futbol’. Diğer bütün dalları bastırdı futbol… Ata sporu güreş vardı. Cazibesini yitirdi. Sporun ‘bayramını kutlarken’ bir futbol tartışması doğdu. Malum, lig yeni bitti. Galatasaray şampiyon oldu. Antalya, lige veda eden son takımdı. Karagümrük çok çabaladı ama tutunamadı. Fenerbahçe’ye karşı elde ettiği sürpriz galibiyet de işe yaramadı.
Sıkı bir Karagümrük taraftarı olduğu bilinen MHP lideri Bahçeli’nin TFF’ye “Bu yıl ligden düşme kalksın…! Önümüzdeki sezon 21 takımla oynansın” dediği medyaya yansıdı. Kayseri milletvekillerinin desteği de arkadan geldi. Kayseri de bir futbol şehri olmasına rağmen bir türlü dikiş tutturamadı, başarısız oldu. Tartışmaya Saadet lideri Mahmut Arıkan da katıldı. TFF ise elini çabuk tuttu, kapıyı kapattı, ligi tescil etti, ligden düşme konusunun gündemde olmadığını duyurdu.
Konu tamamen kapandı, gündemden kalktı mı? Siyaset isterse TFF’nin kararını ofsayta düşürebilir. Gözler AK Parti’de… Karagümrük ittifak ortağı Bahçeli’nin takımı… Diğer yanda da Kayseri ve Antalya gibi iki büyük şehrin futbol kulübü söz konusu… AK Parti yönetimi ‘bu sezon küme düşme olmasın’ derse TFF’nin gereğini yapmaktan başka seçeneği kalmaz. Daha önce örneklerine rastlandı. Son sözü Ankara söyler. AK Parti meseleye nasıl bakıyor? Henüz bir renk vermedi. Ama niye olmasın…?
Türkiye futbol bayramını ‘dünya kupası bileti alarak’ yaptı. Hiç de kolay olmadı. İki baraj maçı oynadı. Ve sonunda başardı. 24 yıl aradan sonra ay yıldızlı takım dünya sahnesine yeniden çıkacak. Final grubuna çıkabilir mi? 2002’de olduğu gibi… Spor Bakanı O. Aşkın Bak “Aradan çıkabiliriz, sürpriz yapabiliriz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan karşı çıktı, “Sürpriz değil, biz kazanacağız de…” dedi. Devler arenasında kupaya kadar ulaşmak elbette zor fakat Arda, Kenan Yıldız gibi büyük yeteneklerle gruptan çıkmak, çeyrek finali görmek hayal değil.
Cumhurbaşkanı 19 Mayıs akşamı gençlerle bir araya geldi. Onlarla sohbet etti, sorularına cevaplar verdi. Bakan Bak ile anekdot orada yaşandı. Gençlere “Ömrünü gençlere adamış bir lider olarak, gençliğe ne kadar önem verdiğimizi ifade etmek istiyorum. Gençlerle ne kadar bir araya gelirsem, o kadar genç kalırım diye düşünüyorum. Bu buluşmamızla hem siz beni genç tutuyorsunuz hem ben de siz genç kardeşlerimizle geleceğin inşasında inanıyorum ki adımlarımızı ona göre atıyoruz, atacağız” dedi.
24 yıllık AK Parti iktidarında gençlik politikasının başarılı olduğu pek söylenemez. Gençler arasında işsizlik çok yaygın. Yarına ilişkin umutları pek parlak değil. Yurt dışını seçenek olarak gören gençlerin oranı çok yüksek. AK Parti ülkeyi gençler için ‘cennete çeviremedi’. ‘Dindar nesil’ hedefinin de tuttuğunu söylemek zor. Din ve kutsallar hem gençler arasında hem toplumda eski cazibesini yitirdi. İmam hatip okullarına ilgi azaldı, kontenjanlarını doldurmakta güçlük çekildi.
Yani ‘bayram’ gençliğin çok uzağına düştü. MAK danışmanlığın bir araştırmasını gördüm. MAK’ın sahibi Mehmet Ali Kulat… Muhafazakar bir isim… Gençlere sormuş; “Size geçici süreli – eğitim, iş vb – değil, kalıcı olarak bir başka ülke vatandaşlığı verilse Türkiye’yi terk edip, o ülkeye yerleşmeyi düşünür müsünüz?” Bırakın gençleri, çocuklara veya ihtiyarlara yani emeklilere bu soru sorulsa… Heyecanlanmaz mı?
Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 22’si kararsız kalmış… ‘Evet’ de diyememiş, ‘hayır’ da… Kapıyı aralık tutmuş. Burada kanaatimce kararsızlık ‘evet’e daha yakın… ‘Evet’ diyenlerin oranı çok yüksek… Tamam, ülkede ekonomik sorunlar var, bu kadarını beklemezdim. Bırakıp gitmek de ne demek…? Yüzde 62 gibi bir kitle ‘Evet, ülkeyi terk eder, başka ülkeye kalıcı olarak yerleşirim’ cevabı vermiş. ‘Kalırım’ diyenler azınlıkta… Çok düşündürücü bir oran… Bu ürkütücü tablo karşısında iktidarıyla muhalefetiyle siyasetin dikkate alması ve buna göre politikalar üretmesi gerekir. Asıl milli güvenlik ve beka sorunu bu…
Bayramları nutuklarla, törenlerle kutlamak kolay… Anlamı üzerine düşünmenin gerekliliğini vurgulamak istedim. Sorular ne yazık ki iç açıcı değil; Spor ve gençlik ne durumda…? Bayram spor ve gençliğin ne yanına düşer?






















