The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Evet, iddia veya ‘kulis haberi’ çok çarpıcı… Doğru mu? Ankara’nın deneyimli gazetecisi Sedat Bozkurt yazmasa ciddiye almazdım. Şu ana kadar da yalanlanmadı. Haberde iki unsur var. Birincisi ‘parlamenter sisteme dönüş…’ Erdoğan renk vermemiş. Ama kapıyı da kapatmamış. Diğeri de ‘ömür boyu’ cumhurbaşkanlığı…? Böyle bir şey olabilir mi? Nice olmaz oldu. Onun için olmaz olmaz dememek lazım. En azından bunun ‘konuşulmuş veya dile gelmiş’ olması bile önemli. Nitekim birçok yazı ve yoruma ‘sermaye ve kaynak’ oldu. Siyasette her zaman ‘kulis haberi’ değerli…
Peki parlamenter sistem ve ömür boyu cumhurbaşkanlığı nasıl gündeme geldi? Sedat Bozkurt’un yazısında bu bölüm şöyle; “Türk Demokrasi Vakfı yönetimi bir süre önce Erdoğan’ı Külliye’de ziyaret etti. Vakfın yönetiminde AKP Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun da var. Yazıcı hem misafir hem de ev sahibiydi. Konu cumhurbaşkanlığı ve parlamenter sistem kıyasına gelince Yazıcı, doktora tezinin parlamenter sistem olduğunu hatırlattı ve “Başından beri ben parlamenter sistemi savuna geldim, bugün de aynı noktadayım. Bir yolunu bulsak da tekrar parlamenter sisteme dönebilsek” dedi ve ekledi; “Anayasaya geçici bir madde koysak ve siz kaydı hayat şartıyla cumhurbaşkanı kalsanız…”
Serap Yazıcı Özbudun Meclis’e CHP listesinden girdi. Gelecek Parti kontenjanındandı. Hukuk ve adalet çıkışlarıyla manşetlere çıktı. Ve bir gün AK Parti’ye geçmeye karar verdi. Mevcut sisteme ciddi itirazları vardı. Bu geçişi yadırgandı. Sert eleştiriler yönelttiği partide nasıl tutunacaktı? Türk siyaseti dününü unutan, bugün ve yarın hesaplarıyla tavır geliştiren siyasetçilerle dolu… Özbudun aynı zamanda bir akademisyen ve de çiçeği burnunda bir siyasetçi… Siyasete bu kadar hızlı uyum sağlamasını kimse beklemiyordu.
Sedat Bozkurt öneri karşısında yaşanan ortamı şu şekilde anlattı; “Heyet de Erdoğan da şaşırdı doğal olarak. Ama hemen devreye giren Erdoğan, Serap Yazıcı’ya dönerek, “Bunları sonra konuşuruz” dedi… Özbudun çift şapkalı… Bu öneriyi vakfın önerisi olarak mı yaptı yoksa siyasi kimliğiyle mi konuştu? Siyasi kimliğiyle konuşmuş olması düşünülemez. Eğer bu konuda düşüncelerini Erdoğan’la konuşmak istiyorsa bunu özel görüşmede yapabilir. Bir heyetin içinde dile getirmesi siyasi açıdan kabul edilemez. Muhtemelen Erdoğan da rahatsız oldu. “Yeri mi burası…?” anlamına gelen tavır takındı.
Peki adında ‘demokrasi’ olan bir vakıf Erdoğan’a ‘ömür boyu cumhurbaşkanlığı’ gibi absürt bir öneride bulunabilir mi? Bu demokrasiyle bağdaşır mı? Parlamenter sistem teklifinin karşısına Erdoğan’ın bir siyasi rüşvet olarak pek gerçekçi olmayan bu bölümü de eklemiş olamaz mı? Belki… Ama yine de ‘ömür boyu cumhurbaşkanlık’ önerisinin dile gelmesi demokratik açıdan bağışlanamaz. Vakıf böyle hatayı göze almaz, alamaz.
Sedat Bozkurt’un yorumu ilginç; “Ama burada asıl haber değeri olan konu Erdoğan’ın, “parlamenter sisteme geçilmeli” önerisine cepheden ve kararlı bir biçimde karşı çıkmak yerine “bunu sonra konuşuruz” demesi. Artık, parlamenter sisteme dönme meselesi Erdoğan açısından da konuşulabilir bir mesele haline gelmiş demek ki…” Biraz fazla iyimser değil mi? Erdoğan ‘parlamenter sisteme dönüşü’ ister mi? 15 Temmuz programlarında en büyük kazanım olarak sistem değişikliğinin yapılmış olmasını söyledi. Bahçeli de mevcut sistemden memnun… Bırakın değiştirilmesini revize edilmesine bile karşı… Yüzde 50 artı 1’in 40’lara çekilmesini istemedi.
Mevcut sistemde denge – denetleme ortadan kalktı. Meclis büyük oranda anlamını ve işlevini yitirdi. Parlamenter sistem Türk demokrasisine daha uygun… Her ikisi de test edildi. İyi yönleri aksayan yönleri görüldü. Bir sentez de mümkün… Ama mutlaka denge ve denetleme şart… Meclis’in önemini arttırmak da… Keşke bu tartışılabilse… Bozkurt’un dediği gibi Erdoğan ‘parlamenter sisteme dönüşün’ en azından tartışmasını başlatsa…
Günün sonunda ne olur? Her türlü sürprizi bünyesinde barındıran bu topraklarda olacakları öngörmez veya kestirebilmek zor… Bugünkü siyasi manzaranın bırakın tahminini hayal bile edilemezdi. Gerçek hayalleri aştı. Bozkurt’un yazısına yansıyan ilginç, çarpıcı ve yalanlanmayan anekdot tarihe geçti. Parlamenter sisteme dönüşün yanı sıra ‘ömür boyu cumhurbaşkanlığı’ bile en azından bir teklif olarak dile gelebildi.





















