(The Turkish Post) – HÜSNÜ YUSUF TURABİÇ
Tabir AK Parti’li Şamil Tayyar’a ait. Emekliler konusunda partisini uyarırken söyledi. “Eğer sorun aşılmazsa” dedi; “Emeklilerin öfkesi sandıkta Hiroşima etkisi yapar.” Tayyar’ın sosyal medyadan yaptığı ikaz geniş yankı uyandırdı. Uyarı yerinde, emeklinin hali pürmelali iç açıcı değil. Maaşlarının alım gücü çok düşük. Zam yetersiz. Sokaktaki enflasyon tam gaz.
Sorun sadece emekli de değil. Asgari ücretli çok mu rahat? Ya da sabit gelirli geçim sıkıntısı çekmiyor mu?
Sorunun emekli maaşına yapılacak zamla çözülmesi zor. Hayat pahalılığının önü alınamadığı sürece zammın bir yararı yok. Zam anında etiketlere yansıyor. Kağıt üzerinde rakamlar eskiye oranla bir düşüşe işaret etse de vatandaş rahatlamış değil. Gıda enflasyonunda değişen bir şey yok. Çarşı pazar yangın yeri gibi. “Böylesi yaşanmadı” tepkisini duymayan yok.
Keşke konu ekonomi boyutuyla tartışılsa… Sorunun seçim ve sandık odaklı gündeme gelmesi şık değil. Siyaset illa da bir sorunun çözümü için sandık kaygısı mı taşımalı? İktidarların vatandaşın refah düzeyini arttırmak ve dertlerini çözmek gibi bir derdi yok mu? Seçim korkusu olmasa emeklinin, dar gelirlinin derdine siyaset derman olmayacak mı?
Mehmet Şimşek büyük umutlarla ekonominin dümenine geçeli yıllar oldu, fakat ülke düzlüğe çıkmadı. Kısa ve orta vadeli programlar vatandaşa olumlu olarak yansımadı. Piramidin en altında emekliler mi var, yoksa hiç geliri olmayan ev gençleri ve işsizler mi? İşsizlik de büyük sorun… Neyse o ayrı konu…
Tayyar’ın mesajında var; “Emeklilerin sayısı 17 milyonu aştı. Örgütlüler, etkileşim halindeler, parkta, çay ocağında, fısıltıyla çoğalıyorlar, her sokakta duyuluyorlar. Öfkeleri en büyük motivasyonları…”. Tespit doğru… Toplumun en hareketli kesimi… Evine kapanıp kalan emekli yok gibi bir şey. Sürekli dışarı, camide, parkta… Konuşacak, dertleşecek birini arıyor. Ve tek konu da sıkıntısı, yetmeyen maaş, geçim derdi yani…
Alarm zillerini çalan sadece Tayyar değil. MHP itirazını en üst düzeyde Bahçeli’nin ağzından verdi. Rize İl Başkanı İhsan Alkan’ın “Anam bana diyor ki ‘çözemezseniz sandıkta cevabını alırsınız’. Ne diyeyim anama. ‘Haklısın ana’ diyorum” sözleri sosyal medyada büyük ilgi gördü. MHP ittifak ortağı…
Emeklilerin hemen hepsi seçmen… Büyük çoğunluğunun da AK Parti ve MHP’nin tabanını oluşturduğunu söylemek yanlış olmaz. Sıkıntılara uzun süre direndi, fakat bıçak kemiğe dayanınca öfkesi büyüdü. “Soğan ekmek yeriz, Reis’i yedirmeyiz” sözü emeklilerin duruşunu yansıtıyordu. Artık bu duruştan eser kalmadı. Böyle bir laf eden de yok. Emeklinin fendi 31 Mart seçimlerinde açıkça görüldü. AK Parti tarihinin en ağır seçim yenilgisi yaşadı. Muhafazakar ve sağ seçmenin yaşadığı bölgelerde bile CHP kazandı.
Gençler ve Z kuşağı seçim dönemlerinde çok gündeme geldi. AK Parti iktidarına ‘Z kuşağının son vereceği’ ileri sürüldü. Muhalefet seçimlerde hep gençlere umudunu bağladı. Fakat AK Parti’ye en büyük darbeyi Z kuşağı veya genç seçmen değil yaşlı ve emekliler vurdu. Emeklinin fendi, z kuşağını da AK Parti’yi de yendi. ‘Hiroşima etkisi’ yerinde bir tespit. Eğer öfkesi yatışmazsa AK Parti bir atom bombası atılmış gibi perişan olabilir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu gerçeğin farkında değil mi? Mümkün mü farkında olmaması… Bir çıkış aradığı muhakkak. Bir eylem planı olduğu da… Hesaplarını buna göre yaptığı da aşikar. Bir bahar havası estirmeden seçime gideceğini sanmıyorum. Fakat yara derinleştikçe pansuman tedbirlerin faydasının da azalacağı gerçek. ‘Bahar havası’ beklenin neticeyi vermeyebilir. Nasıl kurt geçirdiği ayazı unutmazsa emekli de dünün sıkıntısını unutmaz.
‘Keşke’ diyorum emekli veya dar gelirlinin sorunu seçim hesapları yapılmadan konuşulabilse ve hal çareleri aransa… Siyaset vatandaşın refah düzeyini arttırmayı temel politika olarak benimsese… Toplumun her kesiminde ekonomi büyük sorun… İş dünyası da rahat değil. Siyasi istikrar ekonominin olmazsa olmazı kabul edilir. Ülkede 23 yıllık bir istikrar söz konusu… Cumhuriyet tarihinin belki de en muktedir yönetimi… Peki ekonomi neden böyle…?






















